

Harre olayı hicretin 63. yılında meydana gelmiştir. Bu olayın sebebi şu şekilde açıklanır: Yezid İbn Muaviye'nin kastettiği fesat haberi Abdullah İbn Hanzala İbn Ebı Amir'i; muhacirler de Abdullah İbn Muti' el-Adevı'yi kendilerine reis seçti. Bunun üzerine Yezid İbn Muaviye onların üzerine Müslim İbn Ukbe el-Murrı komutasında büyük bir ordu gönderdi. Bu ordu Medinelileri mağlup etti. Askerler Medıne'de savaşmayı ve öldürmeyi mubah saydılar, İbn Hanzala ile çok sayıda ensarı öldürdüler. O esnada Enes Basra'da idi. Bu haber kendisine ulaşınca, öldürülen ensara çok üzülmüştü. Bu münasebetle o dönemde Klife'de bulunan Zeyd İbn Erkam mektup yazıp onu teselli etmiştir. Onun mektubu "Allah'ın bağışlamasına vesile olan olaylar için çok fazla üzülmeye gerek yoktur," şeklinde özetlenebilir. Bu mektup, Enes'in öldürülen ensar hakkında taşıdığı üzüntüleri hafifletmiştir.
Cabir'den nakledilen hadisin açıklaması yapılırken Hasan-ı BasrI'nin mürsel olarak naklettiği rivayette şöyle geçtiği ifade edilmişti: Hz. Nebi onun kulağını tuttu ve şöyle buyurdu: "Ey delikanlı! Allah Teala senin duyduklarını doğruladı!" Muhammed İbn Füleyc'in Musa İbn Ukbe'den naklettiği İsmam rivayetinde hadisin sonunda şu ifade bulunmaktadır: İbn Şihab şöyle dedi: "Zeyd İbn Erkam Hz. Nebi hutbe okurken münafıklardan birinin 'Eğer bu sözler doğru ise biz eşeklerden daha kötüyüz!' dediğini işitmiş ve hemen 'Allah'a yemin ederim ki, Hz. Nebi doğru söylemiştir. Sen de eşekten daha kötüsün!' demiş, sonra olanları Hz. Nebi'e anlatmıştı. Ancak bu sözü söyleyen söylediklerini inkar etti. Bunun üzerine Allah Teala Nebiine '(Ey Muhammed! O sözleri) söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar, '(Tevbe 74) ayetini indirdi. Allah'ın bu ayette indirdikleri Zeyd'i doğrular niteliktedir."
Bu, iyi bir mÜrseldir. باب: قوله: {يقولون لئن رجعنا إلى المدينة ليخرجن الأعز منها الأذل ولله العزة ولرسوله وللمؤمنين ولكن المنافقين لا يعلمون} /8/. 7. "ONLAR: ANDOLSUN, EĞER MEDİNE'YE DÖNERSEK, ÜSTÜN OLAN ZAYıF OLANI ORADAN MUTLAKA ÇIKARACAKTıR, DİYORLARDI. HALBUKİ ASIL ÜSTÜNLÜK ANCAK ALLAH'IN, NEBİİNİN VE MU'MİNLERİNDİR. FAKAT MÜNAFIKLAR BUNU BİLMEZLER, "(Münafikun 8) AYETİNİN TEFSİRİ حدثنا الحميدي: حدثنا سفيان قال: حفظناه من عمرو بن دينار قال: سمعت جابر بن عبد الله رضي الله عنهما يقول: كنا في غزاة، فكسع رجل من المهاجرين رجلا من الأنصار، فقال الأنصاري: يا للأنصار، وقال المهاجري: يا للمهاجرين، فسمعها الله رسوله صلى الله عليه وسلم، قال: (ما هذا). فقالوا: كسع رجل من المهاجرين رجلا من الأنصار، فقال الأنصاري: يا للأنصار، وقال المهاجري: يا للمهاجرين، فقال النبي صلى الله عليه وسلم: (دعوها فإنها منتنة).
قال جابر: وكانت الأنصار حين قدم النبي صلى الله عليه وسلم أكثر، ثم كثر المهاجرون بعد. فقال عبد الله بن أبي: أو قد فعلوا، والله لئن رجعنا إلى المدينة ليخرجن الأعز منها الأذل، فقال عمر بن الخطاب رضي الله عنه: دعني يا رسول الله أضرب عنق هذا المنافق، قال النبي صلى الله عليه وسلم (دعه، لا يتحدث الناس أن محمدا يقتل أصحابه). Amr dışındakiler şöyle demiştir: Abdullah İbn Ubey İbn Sellil'ün oğlu Abdullah Hz. Nebi'e "Allah'a yemin ederim ki, sen babama 'Kuşkusuz sen zelil olansın; Allah'ın elçisi de aziz alandır' demediğin süre babam Medıne'ye dönmeyecektir, " demiş ve böyle de olmuştur.
Bu ziyadeyi İbn İshak "Megazı" adlı eserinde hocalarından aktarmıştır. Taberı de bu rivayeti İkrime kanalıyla nakletmiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.