حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ عُمَرُ رضى الله عنه اجْتَمَعَ نِسَاءُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي الْغَيْرَةِ عَلَيْهِ فَقُلْتُ لَهُنَّ عَسَى رَبُّهُ إِنْ طَلَّقَكُنَّ أَنْ يُبَدِّلَهُ أَزْوَاجًا خَيْرًا مِنْكُنَّ. فَنَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ.
sened (rivayet zinciri) metin
Sahîh-i Buhârî Tercüme ve Şerhi
Enes'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Ömer radiyallahu anh şöyle dedi: Kendisini kıskanma konusunda Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımları birleştiler. Onlara "Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha iyi eşler verebilir," dedim. Bunun üzerine bu ayet indi. Buradaki kıskançlıkla ilgili açıklamalar Kitabu'n-nikah'ta yapılacaktır.(Hadis no: 6228) KİTABU’T-TEFSİR EK SAYFA – 1751-2 MÜLK SURESİ التفاوت: الآختلاف، والتفاوت والتفوت واحد. {تميز} /8/: تقطع. {مناكبها} /15/: جوانبها. {تدعون} /27/: وتدعون واحد، مثل تذكرون وتذكرون. {ويقبضن} /19/: يضربن بأجنحتهن. تفاوت tefavut (Mülk 3) "uyumsuzluk" demektir تفاوت والتفوت tefavut ile tefevvut aynı anlama gelir. تميز temeyyezu (Mülk 8) "parçalanır," مناكبها menakibiha (Mülk 15) "yanlarında/ üzerinde" demektir. .......tezzekkerun ve ..........tezkurun örneğinde olduğu gibi, تدعون teddeun (Mülk 27) ve تدعون ted'un aynı anlamdadır. يقبضن Yakbidne (Mülk 19) "kanatlarını vururlar" anlamına gelir. وقال مجاهد: {صافات} /19/: بسط أجنحتهن. {ونفور} /21/: الكفور. Mücahid şöyle demiştir: صافات Saffat (Mülk 19) "kanatlarını açanlar," نفور nufur (Mülk 21) "inkar" demektir.