

İhramlı bir kimsenin hacamat yaptırması ile ilgili açıklamalar daha önceden(1835.hadiste) Hac bölümünde geçmiş bulunmaktadır. Yolcunun hacamat yaptırmasına gelince, az önce geçen açıklamalara göre bu kanın galeyanı ve benzer sebepler dolayısıyla ihtiyaç duyulması halinde yapılabilir. Dolayısıyla bunun, bazı haller dışarıda tutularak, bazı haller hakkındaözelliğinin varlığı söz konusu olamaz.
Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. باب: الحجامة من الداء. 13. HASTALIKTAN DOLAYI HACAMAT حدثنا محمد بن مقاتل: أخبرنا عبد الله: أخبرنا حُمَيد الطويل، عن أنس رضي الله عنه: أنه سئل عن أجر الحجَّام، فقال: احتجم رسول الله صلى الله عليه وسلم، حجمه أبو طيبة، وأعطاه صاعين من طعام، وكلَّم مواليه فخففوا عنه، وقال: (إن أمثل ما تداويتم به الحجامة، والقسط البحري). وقال: (لا تعذِّبوا صبيانكم بالغَمْزِ من العُذْرَةِ، وعليكم بالقُسْطِ).
"Hastalıktan dolayı hacamat", yani hastalık sebebiyle hacamat yaptırmak. el-Muvaffak el-Bağdadı dedi ki: Hacamat, bedenin sathını, derinden kan aldırmaktan daha çok temizler. Hacamat, çocuklar için ve sıcak şehirlerde derinden kan aldırmaktan daha iyidir ve daha tehlikesizdir. Bazen birçok ilaca da ihtiyaç bırakmaz. Bundan dolayı hadislerde derinden kan aldırmak değil de hacamat söz konusu edilmiştir. Diğer taraftan Araplar da ancak hacamatı biliyorlardı.
"el-Hüda" adlı eserin müeııifi de şunları söylemektedir: Fasd (denilen derinden kan aldırmak) ile hacamat arasında -tahkike göre- farklılık vardır. Bu da zaman, yer ve mizaca göre farklılık arzeder. Hacamat, sıcak zamanlarda, sıcak yerlerde ve kanları oldukça sıcak kimseler için daha faydalıdır. Derinden kan aldırmak (el-fasd) ise bunun aksidir. Bundan dolayı hacamat çocuklar için ve fasda güç yetiremeyenler için daha faydalıdır.
"Ve: Kendisi ile tedavi olduğunuz en mükemmel şey, hacamattır, diye buyurdu." Bu alanda bilgi sahibi olanlar şöyle demişlerdir: Burada hitap Hicazlılar ile onlar gibi sıcak bölgelerde yaşayan kimseleredir. Çünkü bunların kanları ince olup vücudun üst taraflarına, görünen kısımlarına doğru bedenin yüzeyindeki harareti kendisine doğru çekmek için yönelir. Buradan anlaşıldığına göre yine hitap yaşlı olmayanlaradır. Çünkü onların bedenlerindeki hararet düşüktür. Taberı sahih bir sened ile İbn Sırın'den şöyle dediğini rivayet etmektedir: Adam kırk yaşına ulaştı mı hacamat yaptırmasın.
Taberi dedi ki: Çünkü bu yaştan itibaren kişinin ömrü eksilmeye başlar, bedenindeki güçler zayıflar. O halde kanı (hacamat ile) çıkartmak suretiyle bedeninin gücünü daha da azaltmamalıdır. Onun bu sözleri muayyen olarak hacamata ihtiyaç duymayan ile hacamat yaptırmaya alışmamış kimseler hakkında yorumlanır. Bu hadis, hacamatın meşruiyetini ve özellikle ona gerek duyan kimseler için " de hacamat yoluyla tedaviye teşvik etmeyi, hacamat yapan kimsenin kazancının hükmünü kapsamaktadır. Buna dair açıklamalar da İcare bölümünde(2281.hadiste) geçmiş bulunmaktadır. Ayrıca hadis kust ile tedaviyi de ihtiva etmektedir ki, bu da az önce(5692.hadiste) geçmiş bulunmaktadır.
باب: الحجامة على الرأس. 14. BAŞ'TA HACAMAT حدثنا إسماعيل قال: حدثني سليمان، عن علقمة: أنه سمع عبد الرحمن الأعرج: أنه سمع عبد الله بن بُحَينة يحدث: أن رسول الله صلى الله عليه وسلم احتجم بِلَحْيِ جمل من طريق مكة، وهو محرم، في وسط رأسه. "Başta hacamat." Tıp bilginleri şöyle demiştir: Basellk denilen pazudaki kalın damardan kan aldırmak, karaciğerin, dalağın ve akciğerin hararetine karşı faydalı olduğu gibi, damarlardaki yorgunluklara, zatu'l-cenb'e ve diz kapağından ayak bileğine kadar görülen diğer kan hastalıklarına da faydalıdır. Omuzdaki damardan kan aldırmak, vücudun her tarafında arızı olarak görülen şişkinliklere karşı faydalıdır. Bu şişkinlikler, eğer kandan -özellikle de bozuk kandan- dolayı ise kan aldırmak faydalı olur.
Pazunun yan tarafından kan aldırmak, eğer kan çoğalıp bozulursa, baş ve boyun hastalıklarına faydalı olur. İki şah damarından kan aldırmanın dal ak rahatsızlıklarına, nefes darlıklarına ve cenin dolayısıyla oluşan ağrılara faydası vardır. Omuzdaki damarda hacamat, omuz ve boğaz ağı'ılarına faydalı olur ve basellk denilen pazudaki damardan kan aldırmanın yerine geçer. Boynun iç tarafındaki damarlarda hacamatın ise kulak, göz, diş, burun, boğaz benzeri baş ve yüz bölgesindeki hastalıklara faydalı olduğu gibi, pazunun yan tarafındaki damardan kan aldırmanın yerini de tutar. Çene altında hacamat diş, yüz ve boğaz ağrılarına faydalı olduğu gibi, başı da temizler. Ayağın üst tarafında hacamat, topuğa yakın damardan kan aldırmanın yerini tutar, baldırlardaki ve uyluklardaki yaralara, ay hali kanının kesilmesine, erkeklerin hayalarında görülen kaşıntılara faydalı olur. Göğsün alt tarafında hacamat, uylukta meydana gelen çıbanlar, göğüste oluşacak uyuz, uyuzun sebep olduğu sivilceler, nikriz (gut), basur, fil hastalığı ve sırt kaşıntısına faydalı olur. Ama bütün bu faydaların sağlanabilmesi, galeyana gelen bir kanın bulunması ve ona ihtiyaç duyulacak zamanda yapılması halinde mümkün olur.
Kötürüm kimselere yapılan hacamatın bağırsaklara ve bozulan ay haline de faydası vardır. "Lahyu Cemel'de hacamat yaptırdı." İbn Vaddah dedi ki: Burası, bilinen bir bölge olup, es-Sukya'dan yedi mil uzaklıktaki el-Cuhfe Akabesidir. باب: الحجم من الشقيقة والصداع. 15. YARIM BAŞ VE TAM BAŞ AĞRISINDAN DOLAYI HACAMAT حدثني محمد بن بشار: حدثنا ابن أبي عدي، عن هشام، عن عكرمة، عن ابن عباس: احتجم النبي صلى الله عليه وسلم في رأسه وهو محرم، من وجع كان به، بماء يقال له لحْيُ جَمَلٍ.
"Yarım baş ve tam baş ağrısından dolayı hacamaİ." Bu, iki hastalık sebebiyle hacamat yaptırmak anlamındadır. Yarım baş ağrısı (şaklka) başın iki tarafından birisinde ya da ön tarafında görülen bir ağrıdır. Tıp bilginlerinin naklettiklerine göre bu, müzmin hastalıklardan birisidir. Sebebi ise dimağa yükselen sıcak buharlar yahut sıcak ya da soğuk ihtilMlardır.
Eğer bunlar dışarı çıkacak bir yer bulamazlarsa baş ağrısı meydana gelir. Eğer bu baş ağrısı, başın iki tarafından birisine meyledecek olursa, yarım baş ağrısı (şakika/migren) ortaya çıkar. Eğer başın tepe kısmına yerleşirse kafatası hastalığı (veremi) ortaya çıkar. Yarım baş ağrısından sonra tam baş ağrısının söz konusu edilmesi, özelden sonra genelin zikredilmesi kabilindendir. Baş ağrısının sebepleri gerçekten çoktur. Bunların bir kısmı az önce yazıldı. Diğer bazıları da şunlardır: Midedeki ya da mide sinirlerindeki şişkinlikten; midedeki katı denecek kadar ağır gazdan, midenin fazla dolmasından, dma, kusmak, istifra, uykusuzluk yahut çokça konuşmak gibi zor hareketlerden dolayı meydana gelen baş ağrıları; üzüntü, keder, sıkıntı, açlık, sıtma gibi psikolojik arazlardan dolayı meydana gelen baş ağrıları; başa isabet eden bir darbe, beyin zaı'ının iç tarafındaki şişkinlik, başa baskı yapacak türden ağır bir şeyi taşımak, normalin dışında oldukça hararet veren bir şey giyinmek yahut rüzgara karşı durmak gibi başı üşüten ya da soğuk zamanlarda su içmek gibi başa etki eden sebepler dolayısıyla meydana gelen ağı"ılar. ..
Özelolarak, şakika denilen yarım baş ağı"ısı (migren) ise o genelde sadece başın damarlarında görülür ve özellikle başın en zayif yerinde ortaya çıkar. Bunun tedavisi de başı sıkıp bağlamaktır. Ahmed, Bureyde yoluyla gelen şu hadisi zikretmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'İ bazen bir yarım baş ağrısı alırdı ve bu yarım baş ağrısı, bir iki gün kalır ve gitmezdi."
Hadisten Çıkan Sonuçlar Hadisten, ihramlı bir kimsenin hacamat yaptırmasının caiz olduğu ve vücudundan kan çıkartmasının ihramını bozmadığı anlaşılmaktadır. Buna dair açıklamalar daha önce Hac bahsinde (1836.hadiste) geçmiş bulunmaktadır. Bundan anlaşıldığına göre; ihramlı bir kimse bir mazereti sebebiyle başının ortasında hacamat yaptıracak olursa, mutlak olarak caizdir.
Eğer saçlarını keserse fidye vermesi gerekir. Şayet mazereti olmadığı halde hacamat yaptırıp saçlarını da keserse haramdır. Doğrusunu en iyi bilen Allah/tır. باب: الحلق من الأذى. 16. HASTALIKTAN DOLAYI SAÇLARI TıRAŞ ETMEK حدثنا مسدَّد: حدثنا حمَّاد، عن أيوب قال: سمعت مجاهداً، عن ابن أبي ليلى، عن كعب، هو ابن عجرة، قال: أتى عليَّ النبي صلى الله عليه وسلم زمن الحديبية، وأنا أوقد تحت برمة، والقمل يتناثر عن رأسي، فقال: (أيؤذيك هوامُّك). قلت: نعم، قال: (فاحلق، وصم ثلاثة أيام، أو أطعم ستة، أو انسك نسيكة). قال أيوب: لا أدري بأيتهنَّ بدأ.
"Rahatsızlıktan dolayı saçları kesmek", yani başın veya başka yerin saçlarını kesmek demektir. Bu başlık altında Ka/b b. Ucre/nin, biilerin çokluğu sebebiyle ihramlı iken başını tıraş etmesine dair hadisi zikretmektedir. Hac bölümünde bu hadisin yeteri kadar açıklaması geçmiş bulunmaktadır.(1814.hadis) Buhari bu hadisi, başın ortasında hacamat yaptırmaya dair hadisinakabin" de zikretmiş olmakla şuna işaret etmek istemiş gibidir: İhtiyaç duyulması halinde ihramlı bir kimsenin hacamat yaptırmak için saçlarını tıraş etmesinin caiz oluşu, ihramlı bir kimsenin ihtiyaç halinde başının saçlarınıntamamını tıraş etmesinin caiz oluşundan istinbat edilmektedir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.