

"Müstehap olan hoş koku." Bu başlık ile bulunabilen en güzel hoş kokuyu kullanmanın mendub olduğuna işaret ediyor gibidir. Daha iyisi bulunmakla birlikte daha aşağı olanın kullanılmamasına ve daha iyisini kullanmanın mendub olduğuna işaret ediyor gibidir. Ayrıca biraz önce işaret ettiğimiz üzere hoş ko ku sürünmekte erkek ile kadın arasındaki farka işaret etme ihtimali de vardır.
"İhrama girmeden önce bulabildiğim en hoş koku." Ebu Üsame yoluyla gelen rivayette: "İhrama girmeden önce gücümün ye ttiği kadarıyla bulabildiğim en hoş kokuyu sürerdim, sonra ihrama girerdim" denilmektedir. Ahmed'in, İbn Uyeyne yoluyla rivayetinde de: "Bize Osman'ın tah di s ettiğine göre o babasını şöyle derken dinlemiştir: Ben Aişe'ye: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e hangi kokuyu sürdün, diye sordum, o: "Hoş kokuların en güzelini, dedi" denilmektedir.
Burada "hoş kokuların en güzeli"nden maksat ise misktir. Nitekim bu husus açık bir şekilde varid olmuştur. Malik bunu Ebu. Said'in merfu' olarak rivayet ettiği hadiste zikretmiş bulunmaktadır. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Misk hoş kokunun en güzelidir" diye buyurmuştur. Bu hadis aynı zamanda Müslim'de de yer almaktadır. باب: من لم يرد الطيب. 80. GÜZEL KOKUYU GERİ ÇEVİRMEYEN KİMSE حدثنا أبو نعيم: حدثنا عزرة بن ثابت الأنصاري قال: حدثني ثمامة بن عبد الله، عن أنس رضي الله عنه: أنه كان لا يرد الطيب، وزعم أن النبي صلى الله عليه وسلم كان لا يرد الطيب.
"Hoş kokuyu geri çevirmeyen kimse." Bu başlık ile hoş kokuyu geri çevirmenin nehyedilişinin, haramlık bildirmek anlamında olmadığına işaret etmek istemiş gibidir. "Hoş kokuyu geri çevirmezdi." el-Bezzar bunu bir başka yoldan, Enes'ten: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kendisine takdim edilen hoş bir kokuyu asla reddetmiş değildir" lafzı ile rivayet etmiş bulunmaktadır. Senedi hasendir.
el-İsmail! de Veki yoluyla Azra'dan, o bu başlıktaki hadis senediyle buna yakın olarak zikretmiş ve şu fazlalığı eklemiştir: "Ve dedi ki: Sizden herhangi birinize hoş koku takdim edilirse onu geri çevirmesin." Bu fazlalığın Nebie merfu.' olduğunu açıkça ifade etmemiştir. Ebu Davud, Nesai ve sahih olduğunu belirterek İbn Hibban, el-A'rec yoluyla Ebu Hureyre'den şu lafız ile merru' olarak rivayet etmiştir: "Her kime hoş bir koku takdim edilirse onu geri çevirmesin. Çünkü onun kokusu hoş, taşıması da (yük olarak) hafiftir." Bu hadisi Müslim de bu yolla rivayet etmiş, ancak onun rivayetinde "hoş koku: tib" yerine "reyhan" olarak zikredilmiştir. Reyhan ise hoş kokusu olan yeşil her bitkinin adıdır. el-Münzirı dedi ki: "Reyhan" ile bütün hoş koku çeşitlerinin kastedilmiş olma ihtimali de vardır. Yani bu lafız "hoş ko ku demek olan: er-raiha"dan türemiş bir lafız olarak kullanılmış olabilir.
باب: الذريرة. 81. ZERiRE (DENİLEN TOZ HALİNDEKİ KOKU) حدثنا عثمان بن الهيثم: أو محمد عنه، عن ابن جُرَيج: أخبرني عمر بن عبد الله بن عروة: سمع عروة والقاسم يخبران، عن عائشة قالت: طيبت رسول الله صلى الله عليه وسلم بيدي بذريرة في حجة الوداع، للحل والإحرام. "Zerıre": Bir tür hoş koku karışımıdır. ed-Oavudı dedi ki: Bu hoş kokunun küçük parçaları bir araya getirilir, sonra öğütülür, sonra da elekten geçirilir, daha sonra da saça ya da duvağa saçılır. Bundan dolayı ona "zerıre: saçılan şey" adı verilmiştir. ed-Oavudı böyle demiştir.
Buna göre değişik karışımlardan meydana gelmiş her türlü kokuya zerıre denilir. Ama aslında zerıre, Hicazlıların ve başkalarının bilip tanıdıkları özel bir koku çeşididir. Aralarında Nevevıinin de bulunduğu. birden çok kişi, zerıre'nin Hindistan'dan getirilen hoş kokulu bir kamışın kırıntıları olduğunu belirtmiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.