

Koca, hiçbir durumda mirastan mahrum olmaz. Ancak ölen eşin çocuğu bulunduğunda hissesi yandan dörtte bire iner. İmam Buhari bu konuda "Miras olarak kalan mal, çocuklara aitti. Vasiyet de (ilk zamanlar) ana baba için yapılıyordu ... " hadisini zikretmiştir. Bu hadis daha önce Vasaya bölümünde geçmişti ve biz orada bu hadisin gerek senet ve gerekse metin yönünden uzun uzun açıklamasını yapmıştık. İbnü'I-Müneyyir şöyle demiştir: İmam Buharl'nin ayet delili konuya gayet açık olarak işaret ettiği halde İbn Abbas hadisini delilolarak göstermesi, ayetin nüzul sebebini belirtmek ve onun tevil edilmeksizin ve nesih de sozkonusu olmaksızın zahiri üzere olduğuna işaret etmek içindir.
Süheylı anne ve babadan her birine mirasın altıda birinin tahsis edilmesindeki hikmeti şu şekilde açıklamıştır: Anne ve babaya mirastan eşit şekilde pay verilmesi, hisselerinin bu miktarın altına düşmemesi ve mesela çocuklar çok olduğu takdirde mağdur olmamaları amacına yöneliktir. Ölenin çocukları veya erkek kardeşleri varken anne ve babanın mirastan eşit olarak payalmaları, her birinin ölen çocuklarını yetiştirme ve benzeri fedakarlıklarına karşılıktır. Ölenin çocuğu ve erkek kardeşleri bulunmadığı takdirde baba, anneye nazaran daha fazla payalır. Çünkü onun harcamada bulunma, yardım etme ve benzeri ayrıcalıkları vardır. Annenin bu durumu ise çocuğun hayatta iken ona iyilik açısından babasına üstün tutulması isteği ile telafi edilir.
باب: ميراث المرأة والزوج مع الولد وغيره. 11. ÇOCUK VE DİĞER MİRASÇILARLA BİRLİKTE KARl-KOCANıN MİRASI حدثنا قتيبة: حدثنا الليث، عن ابن شهاب، عن ابن المسيَّب، عن أبي هريرة أنه قال: قضى رسول الله صلى الله عليه وسلم في جنين امرأة من بني لحيان سقط ميتاً بغرَّة، عبد أو أمة، ثم إن المرأة التي قضى لها بالغرَّة توفيت، فقضى رسول الله صلى الله عليه وسلم بأن ميراثها لبنيها وزوجها، وأن العقل على عصبتها.
Karı-kocadan hiçbirinin herhangi bir şekilde miras hakları sakıt olmaz. Aksine çocuk kocanın miras payını yarıdan dörtte bire, kadınınkini ise dörtte birden sekizde bire düşürür. İmam Buhari bu konuda bir başka kadına vurup, çocuğunun düşmesine sebep olan kadın hakkında verilen hükmü Ebu Hureyre'den nakletti. Bu olayda vuran kadın daha sonra ölür. Nebi s.a.v. cenin hakkında gurre ile hükmeder ve bunu katil olan kadının asabesinin ödemek zorunda olduğunu ve kendi mirasının ise çocuklarına ve kocasına kalacağını belirtir. Bu hadisin geniş bir açıklaması ileride inşaallah Diyat bölümünde gelecektir.
باب: ميراث الأخوات مع البنات عصبة. 12. ÖLÜNÜN KIZLARIYLA BİRLİKTE BULUNAN KIZ KARDEŞLERİNİN ASABE OLARAK MİRASLARI حدثنا بشر بن خالد: حدثنا محمد بن جعفر، عن شعبة، عن سليمان، عن إبراهيم، عن الأسود قال: قضى فينا معاذ بن جبل على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم: النصف للابنة والنصف للأخت. ثم قال سليمان: قضى فينا، ولم يذكر على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم. İbn Battal şöyle demiştir: Bilginler, kız kardeşlerin ölünün kızlarıyla birlikte bulunduklarında asabe oldukları konusunda icma etmişlerdir. Buna göre kız kardeşler, kızlardan arta kalan mirası alırlar. Bir kimsenin geriye sadece kızı ve kız kardeşi kalsa Muaz'ın rivayet ettiği hadise göre kızı yarısını, kız kardeşi de kalan yarısını alır. Buna karşılık iki kız ve bir kız kardeşi kalacak olsa, kızlar mirasın üçte ikisini alırken kız kardeş kalan üçte birini alır. Bir kimsenin öldükten sonra geriye kızı, kız kardeşi, oğlunun kızı kalsa İbn Mesud hadisine göre kızı mirasın yarısını alırken, oğlunun kızı, bu payı 2/3'e çıkaracak hisseyi alırken, kız kardeşi de geriye kalanı alır. Çünkü kızlar 2/3'ten daha fazlasına mirasçı olamazlar. Bu konuda İbn Mesud'a, İbn Abbas'tan başka muhalif olan olmamıştır. Çünkü İbn Abbas şöyle diyordu: Kız, mirasın yarısını alırken, kalanı asabenindir. Kız kardeş ise hiçbir şeyalamaz.
Aynı şekilde ölenin kızıyla, oğlunun kızı mirasın 2/3'ünü alırken, kalanı asabenindir. Ölünün asabesi olmadığında ise kalan kısım kıza veya kızlara iade edilir. Bu konudaki hüküm daha önce geçmişti. İbn Battal şöyle devam eder: Zahiriler hariç bu konuda İbn Abbas'a katılan olmamıştır. İbn Battal şöyle devam eder: Çoğunluğun delili akli açıdan şöyledir: Allahu Teala'ın "Eğer çocuğu olmayan bir kimse ölür de onun bir kız kardeşi bulunursa ... "(Nisa 176) ayet-i kerimesinde "çocuğun olmaması", kız kardeşin mutlak olarak mirastan payalmasının değil, diğer varislerle bölüştüğü payını almasının şartı kılınmıştır. Şart bulunmadığında hisse sakıt olur. Bu onun başka bir manada mirasçı olmasına engel değildir.
Tıpkı erkek kardeşin kız kardeşine mirasçı olmasının onun çocuğunun bulunmaması şartına bağlanması gibi. Erkek kardeş, kız kardeşine -onu!) çocuğu olmadığı takdirde- mirasçı olur. Bilginler, erkek kardeşin kız kardeşine onun kızı ile birlikte mirasçı olabileceği noktasında icma etmişlerdir. Bu mesele kocanın mirasın yarısını alabilmesi için ölenin çocuğunun olmamasının şart olmasına benzemektedir. Bu, kocanın ölenin kızıyla birlikte bulunduğunda mirasın yarısını almasına man i değildir. Koca yarının yarısını hissesi olarak, kalan yarıyı da -mesela ölen kadının amcaoğlu ise- asabe olarak alır. Kız kardeş de açıklamasını yaptığımız durumda aynen böyledir.
Doğruyu en iyi Allah Teala bilir. باب: ميراث الأخوات والإخوة. 13. ERKEK VE KIZ KARDEŞLERİN MİRASI حدثنا عبد الله بن عثمان: أخبرنا عبد الله: أخبرنا شعبة، عن محمد بن المنكدر قال: سمعت جابراً رضي الله عنه قال: دخل علي النبي صلى الله عليه وسلم وأنا مريض، فدعا بوضوء فتوضأ، ثم نضح علي من وضوئه فأفقت، فقلت: يا رسول الله، إنما لي أخوات، فنزلت آية الفرائض. İmam Buhari bu konuda Feraiz bölümünün en başında yer alan Cabir hadisini zikretmiştir. Hadise burada da yer verilmesinin amacı Cabir'in "Benim (mirasçı olarak) ancak kız kardeşlerim vardır" şeklindeki ifadesidir. Çünkü bu ifade onun çocuğunun olmadığını kesin olarak belirtmektedir. Müellif buradan erkek kardeşlerin mirastan evleviyetle payalacakları sonucunu çıkarmıştır. Imam Buharl'nin önce kız kardeşlerden söz etmesi, hadis-i şerifte onların açık olarak ifade edilmelerindendir.
İbn Battal şöyle demiştir: Bilginler, ana-baba bir erkek kardeşlerle baba bir kardeşlerin, ölenin oğluyla (oğlunun oğlu, oğlunun oğlunun oğlu ... da aynıdır) birlikte bulunduklarında ona mirasçı olacakları, babayla birlikte bulunduklarında olamayacakları noktasında görüş birliği etmilerdir. Fıkıh bilginleri daha önce işaret edildiği üzere sözü geçen varislerin öleı.:n dedesiyle birlikte bulunmaları durumunda mirastan pay alıp alama'acakları noktasında ihtilaf etmişlerdir. Bunun dışında kız kardeşlerden birisi hissenin yarısını alırken, iki kız ve daha fazlası üçte ikisini alırlar. Erkek kardeş ise tamamını alır. Bundan daha fazla mirasçı bulunduğunda mirası ortaklaşa böıüşürler. Mirasçılar erkek ve kız kardeşler şeklinde iseler Kur'an-ı Kerim'in açıkça belirttiği üzere erkek, iki dişi hissesi alır. Bu konuda fıkıh bilginleri arasında herhangi bir ihtilaf yoktur. Ancak bir kadının geriye kocası, annesi ve ana bir iki kız kardeşiyle, ana-baba bir erkek kardeşi kaldığı takdirde çoğunluğu oluşturan bilginler, bunların tümü mirastan payalır derlerken, Hz. Ali, Ubey, Ebu Musa ana-baba bir bile olsalar erkek kardeşlerin ana bir erkek kardeşlerle birlikte bulunduklarında mirasçı olamayacaklarını söylemişlerdir. Çünkü onlar asabedirler. Oysa ashab-ı feraiz mirasın tamamını almış bulunmaktadır. KCıfelilerden bir grup da aynı görüşü ileri sürmüşlerdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.