

"Rüya tabirini sabah namazının ardından yapmak." Bu başlıkta Abdurrezzak'ın Ma'mer vasıtasıyla Said b. Abdurrahman'ın bazı alimlerden naklettiği şu görüşün zayıf olduğuna işaret edilmektedir: "Rüyanı kadına anlatma, onu güneş doğuncaya kadar kimseye söyleme."(Abdurreızak, Musannef, XI, 215) Bu başlıkta ayrıca tabirdıerin müstehab olan rüya tabirinin güneş doğduktan itibaren dörde kadar ve ikindiden akşam namazının öncesine kadar yapılmasıdır şeklindeki görüşlerine red vardır. Çünkü hadis, rüya tabirinin güneş doğmadan önce yapılmasının müstehab olduğunu göstermektedir.
Bu, tabircilerin rüyanın namaz kılmanın mekruh olduğu vakitlerde tabir edilmesinin mekruh olduğu şeklindeki görüşleriyle çelişmez. Mühelleb şöyle demiştir: Sabah namazı vakti rüya tabiri diğer vakitlerden daha evladır. Çünkü rüya gören kişi onu kısa bir süre önce gördüğü ve henüz unutmadığı için aklında tutar. Ayrıca tabirdnin zihni dağılmamış, geçimiyle ilgili şeyler konusunda düşüncesi fazla meşgulolmadığından rüyayı gören rüya sebebiyle kendisine arz olan şeyi bilir ve hayırla sevinir, kötülükten kaçınır ve buna hazırlanır. Belki de rüyasında bir masiyete karşı uyarı vardır ve bu sayede o masiyetten kaçınır. Gördüğü rüya bir iş konusunda uyarı niteliğinde olup, onu gören o hususta tetikte olur. Rüya tabirdsi son olarak şöyle der: Bunlar rüyanın günün ilk saatlerinde tabir edilmesinin birkaç faydasından ibarettir.
.......... yani onlar beni uyandırdılar. .......... başını yardı. ........, onu yukarıdan aşağıya attı. "C..l>.l.i Tedehdehe" yukarıdan aşağıya düştü anlamına gelir. ........ yanağını yarıyordu......... eş-Şıdku" ağzın yan tarafı demektir. "Ke ekrehi ma ente ra in raculen mir'aten" yani çirkin manzaralı. "Ve yes'a havleha." Cerır'in rivayetine göre "ve yukiduha" bu kelime "yahuşşuha"nın tefsiri mahiyetindedir. "Ke enne maehu'l-mahd" bu ister tatlı, ister acı olsun içine hiç su katılmamış süt demektir. "Mislu'r-rebabeti"
beyaz bulut parçası gibi demektir. "Fe yerfuduhu=onu reddeder." İbn HUbeyre şöyle demiştir: Kur'an'ı ezberledikten sonra reddetmek büyük bir dnayettir. Çünkü bu Kur'an'da onu reddetmeyi gerekli kılan bir şey gördüğü izlenimini uyandırır. Bir kimse dünyadaki en şerefli şeyolan Kur' an' i reddettiğinde organlarının en şereflisi olan başı ezilerek ceza görür. "Fehum ez-zünatu=Onlar zina edenlerdir." Zina edenlerle çıplaklık ilişkisi, onların rezil ve rüsvay olmayı hak etmelerinden dolayıdır.
Çünkü onların adeti bir yere geçip gizlenmek olduğundan bu gizlilikleri açığa çıkarılmak suretiyle cezalandırıldılar. Onlara azabın alt taraflarından verilmesindeki hikmet, işledikleri fiilin üreme organları vasıtasıyla olmasından dolayıdır. "Fe innehu akilu'r-rib"=o faiz yiyendir." İbn Hubeyre şöyle demiştir: Faiz yiyen kimsenin kızıl bir nehirde yüzmesi ve kendisine taş yutturulması, faizi n altın üzerinden yapılmasındandır. Altın da . kırmızı renktedir. Meleğin faiz yiyene taş yutturması, taşın o kimseye hiçbir fayda vermeyeceğine işarettir. Faiz de böyledir. Çünkü faiz yiyen, malının artacağını hayal etmektedir. Halbuki Allah onun arkasından malını telef etmektedir. "Ve eviadu'l-müşrikın =müşriklerin çocukları." Cenaiz bölümünün son kısımlarında müşriklerin çocukları ile ilgili geniş bir açıklama geçmişti. Bu hadisin zahirinden Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in müşriklerin çocuklarını ahiret hükmü açısından Müslümanların çocuklarına kattığını göstermektedir. Bu "Onlar babalarına tabidirler" ifadesiyle çelişmez. Çünkü bu dünya hükmü açısından böyledir.
Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- İsra (gece yürüyüşü) birçok yerde uykuda ve uyanıkken defalarca gerçekleşmiştir. 2- Bazı asiler berzah aleminde azap göreceklerdir. 3- Hadiste bir çeşit bilgi özetleme vardır. Bu metoda göre meseleler önce toptan ele alınır, sonra zihinde topluca yer etmesi için açıklamaya geçilir. 4- Uyuyarak farz namazıarı geçirmemelidir. 5- Kur'an'ı ezberleyen kimse onu reddetmemelidir. Zina etmemeli, faiz yememeli ve kasten yalan söylememelidir.
6- Cennette köşkü olan kimse -Nebi ve şehit bile olsa- dünyada iken onun içinde oturmaz. Aksine öldüğünde ikamet eder. 7 - İlim öğrenmelidir ve kişi ilim alacağı kimsenin ardından gitmelidir. 8- Şehitlerin fazileti vardır ve onların cennetteki yerleri mertebelerin en yükseğidir. 9- İyilikleri ve kötülükleri birbirine eşit olan kimseyi Yüce Allah bağışlar. Ya Rabbi, ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Rahmetinle bizim günahlarımızı da bağışla.
10- Rüyaya önem vermeli, tabirini sormalıdır. Rüyanın sabah namazından sonra tabir edilmesi faziletli ve müstehaptır. Çünkü o vakitte insanın aklı henüz çeşitli meselelere dalmamıştır. 11- İmam namazdan sonra kılınacak bir sünnet yoksa ve cemaate vaaz etmek veya fetva vermek ya da aralarında hüküm vermek istiyorsa yüzünücemaate döner. 12- İmamın cemaate dönmek için yüzünü kıbleden çevirmesi mekruh değildir. Aksine minberde bulunan hatip örneğinde olduğu gibi bu, meşrudur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.