

Burada İmam Buhârî'nin kullandığı başlık ile bu başlık altında naklettiği rivayet arasındaki ilişkiyi şöyle açıklamak mümkündür: Bu hadis’e göre Cuma namazına herkesten önce gelen kişilerin derecesi ve mükâfatı, Allah'a yaklaştıran bir amel işlemek maksadıyla malını Allah yolunda tasadduk eden kimselerle eşittir. Bu yönüyle Cuma'ya erken gelen kimseler adeta hem bedenî hem de mâlî bir ibadet yapmış olurlar. Bu durum sadece Cuma namazına hastır; diğer namazlar için böylesine bir mükâfat söz konusu değildir.
Allah Teâlâ'ya yaklaşmak maksadıyla ibadet etme ehliyetine sahip olan erkek, kadın, köle veya hür herkes bu hadisin kapsamına girer. Hadîs-i şerîfte cünüplükten dolayı boy abdesti almak anlatıldığı için Cuma günü cinsel İlişkide bulunmaya da İşaret edilmiş olmaktadır. Böylece boy abdesti almak o kişiye farz olacaktır. Ayrıca bunun şöyle bir hikmeti de vardır: Eşiyle cinsel ilişkide bulunarak namaza gelen kimseler bedenen, zihnen ve ruhen dinlenmiş olurlar. Dolayısıyla namaza tam bir gönül huzuru içinde giderler ve gözleri gördükleri şeylere takılmaz. Ayrıca cinsel ilişki dolayısıyla kadınların da boy abdesti almaları sağlanmış olur.
Mâverdî hadîs-i şerîfte geçen "imam (hutbe için) çıktığında melekler okunan zikri dinlemek üzere oraya toplanırlar" İfadesine dayanarak Cuma namazına erken gelmenin imam açısından müstehap olmadığını söylemiştir. Ayrıca ona göre imam mescide minbere en yakın olan kapıdan girer. Fakat Mâverdî'nin bu görüşü çok net bir şekilde bu hadisten anlaşılmaya müsait değildir. Zira şunlar ihtimal dahilindedir: a. İmam mescide erkenden geldiği halde orada kendisine tahsis edilmiş özel bir mekan bulunduğu için vakit girene kadar hutbeye çıkmaz, b. İmam kendisine tahsis edilen özel bir oda bulunmadığı için vakit girene kadar mescide gelmemiş olabilir.
Hadisten Çıkarılan Sonuçlar 1. Cuma günü boy abdesti almak teşvik edilmiştir ve bu çok faziletli bir amel olarak kabul edilmiştir. 2. Cuma namazına erken gitmek çok faziletli ve sevabı bol bir ameldir. 3. Cuma günü hem boy abdesti alan hem de namaza erkenden gelen kimseler burada söz konusu edilen fazilet ve sevaba ulaştırırlar. 4. İnsanların fazileti ve birbirlerinden üstünlüğü işlemiş oldukları amellerle doğru orantılıdır; herkes ameli ölçüsünde faziletlidir.
5. Sadaka ne kadar az olursa olsun dinimize göre asla önemsiz ve değersiz değildir; sadakanın azı bile çoktur. 6. Allah'a yaklaştıran bir amel olarak deve kurban etmek sığır kurban etmeye göre daha faziletlidir ve sevabı daha çoktur. Bütün âlimlere göre hac görevi ifa edilirken kesilen kurbanla ilgili hüküm budur. Fakat kurban bayramında kesilen kurbanlardan hangisinin daha faziletli olduğu konusunda görüş farklılıkları bulunmaktadır. Âlimlerin çoğunluğuna göre hüküm yine böyledir.
7. Cuma namazının zevalden önce kılınabileceği ile ilgili olarak bu hadis delil kabul edilmiştir. 5. BAB: حدثنا أبو نعيم قال: حدثنا شيبان، عن يحيى، عن أبي سلمة، عن أبي هريرة: أن عمر رضي الله عنه، بينما هو يخطب يوم الجمعة، إذ دخل رجل، فقال عمر: لم تحتبسون عن الصلاة؟ فقال الرجل: ما هو إلا سمعت النداء توضأت، فقال: ألم تسمعوا النبي صلى الله عليه وسلم قال: (إذا راح أحدكم إلى الجمعة فليغتسل).
İmam Buhârî'den nakledilen asıl nüshada bu konu için bir başlık kullanılmamıştır. Bu bakımdan bir önceki konunun bir alt başlığı (fasıl) gibi düşünülebilir. 5. konunun bir önceki konuyla bağlantısı şurada ortaya çıkmaktadır: Bu rivayette 'Cuma namazına geç gidilebileceğini ve bu konuda Medineliler'in icmaı bulunduğunu iddia edenlerin1 görüşlerinin reddedilmesi gerektiğine işaret vardır. Çünkü bu rivayete göre Hz. Ömer sahâbîlerin ve Medineli tâbiun büyüklerinin huzurunda Cuma'ya erken gelinmemesini yadırgadığını açıkça söylemiştir. Hz. Ömer'in bu tutumu Cuma namazına erken gelmenin namazın fazileti kapsamında olduğunu göstermektedir. Zira erkenden gelmenin büyük bir üstünlüğü ve önemi olmasaydı Hz. Ömer geç gelen zata herhangi bir uyarıda bulunmazdı. Cuma namazına erken gelmek sevabı bol ve faziletli bir amel olduğuna göre Cuma namazının çok faziletli ve önemli bir ibadet olduğu anlaşılacaktır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.