

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu babın hadîsleri namaz kılan kimsenin önüne bir sütre dikmesi gerektiğini, namaz kılanın önünden geçme, hayvana karşı namaz kılma, sütreye yakın durma, sütrenin mikdârı ve sâireden bahsetmektedirler. Rivayetlerin mecmuundan anlaşılıyor ki, sütreden murâd bir arşın kadar uzunluğunda bîr sopadır. Mihrâb olmayan ova ve tarla gibi yerlerde uğuruna duracak ağaç, taş v.s. gibi birşey bulunmadığı zaman önünden geçilmesine mâni olmak için namaz kılan kimse sütre denilen sopayı önüne dikerek namazını ona doğru kılacaktır. îmam Mâlîk'dikilen sopanın mızrak kalınlığında olmasını şart koşmuştur. Sütre dikmenin hikmeti; sütrenin arkasında kalan şeylere bakmamak ve önünden geçenlere manî olmakdır. İbni Ömer hadîsini Buhârî ile Ebu Dâvud «Kîtâbu's-Salât» da tahrîc etmişlerdir. Anlaşılıyor ki, Resulullah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) bayram namazlarında ve seferlerde sütre yapmak için dâima yanında bir süngü veya ona benzer ucu demirli bir değnek bulundururmuş. Süngüyü bu maksatla yanında taşıdığı İbni Mâce, İbni Huzeyme ve îsmâilî'nin rivayetlerinde teşrih edilmiş: «Çünkü namazgah boşluktu; içinde kendisine sütre olacak bir şey yoktu.» denilmiştir. «Ümerâ'nın harbe taşıtması buradan kalmışdır» cümlesi râvîlerden Nâfî'in sözüdür. Nitekim îbni Mâce'nin rivayetinde bu cümle yoktur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.