

Ahmed Davudoğlu açıklaması: «Şark» ve «Şarak» : Ziya ve nûr mânâsına gelir. Kaadı İyâz ile diğer bâzı ulemâ kelimenin böyle hem (râ)'nın sükûnu hem de fethi ile okunabileceğini rivayet etmişlerdir. Fakat (râ)'nın sükûnu ile okunması hem rivayet hem de lugat îtîbâri ile daha meşhurdur. Ulemadan bâzılarının beyânına göre kıyamet gününde amellere bir şekil ve suret verilerek mizanda tartılacakları gibi Kur'ân-ı Kerîm'e de bir suret halk edilerek, o söretle gelecek ve insanlara görünecekdir. Kaadir-i Mutlak Hazretlerinin kudreti her mümkîni îcâda sâlihdir; buna böylece îmân etmek gerekir. Bakara ve Âl-i Imrân sûrelerinin, Kur'ân'ın önünde gelmeleri bu sûrelerin sevaplarının bütün Kur'ân sevabına muâdil olduğuna delildir. Çünkü Kur'ân-ı Kerîm'in en uzun ve ahkâmı en çok olan sûreleri bunlardır. Bu iki sûrenin sevapları hakkında «iki siyah gölgelik...» buyurulması, sevaplarının adetâ bir biri üzerine yığılırcasına çok olduğunu beyân içindir. Bittabi gölge ne kadar koyu olursa, faydası da o nisbetde çok olur. Mezkûr iki siyah gölgenin aralarında nûr bulunması bâzı Şâfiîyye ulemâsının beyânına göre iki gölgeyi biribirinden ayırmak içindir. Fakat başkaları bunlara i'tîrâz etmş ve: Gölgenin iki tane olması biribirinden ayrı olmalarını anlatmaya kâfidir. Burada mânâ bu iki gölge son derece kesif ve birbiri üzerine yığılmış oldukları hâlde yine de ziyâya manî olmıyacak demekdir.» mutâleasında bulunmuşlardır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.