

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Sûre-i Kehf'in fazileti hakkında Buhârî Hz. Berâ'b. Âzib'den şu hadisi rivayet etmişdir: Berâ' (Radîyallahû anh) demiş ki: Bir zât sûre-i Kehf'i okuyormuş, yanı başında da iki iple bağlı bir at bulunuyormuş. Derken o zâtı bir bulut kaplamış. Ve yavaş yavaş üzerine doğru yaklaşmaya başlamış. At da bundan ürküyormuş. Sabah olunca o zât Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e giderek hâdiseyi, ona anlatmış. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bu (gördüğün) sekînetdir; Kur'ân için inmişdir.» buyurmuşlar. Sekînetden muradın ne olduğu ulemâ arasında ihtilaflıdır. Bunu az yukarıda görmüşdük. Bâzıları: «Sekînet, Hz. Musa (Aleyhisselâm)'ın içersine levhalarla Tevrâtı ve asasını koyduğu altın kapdır.» demişlerdir. Kur'ân-ı Kerîm'de ve hadîslerde sekînet lâfzı tekerrür etmişdir. Kelimenin bir çok mânâlara ihtimâli olduğu için bu kelimeye yerine göre zikredilen mânâlardan lâyık olanı verilir. Sûre-i Kehf'in evvelinden, başka bir rivâyetde sonundan on âyet okumanın: Deccâl'ın şerrinden koruması, mezkûr sûrenin ilk âyetleri bir çok acâip ve garaibi ihtiva ettiğindendir. Bu âyetlerin mânâlarını düşünenler, Deccâl'in fitnesine kapılmazlar. Aynı sûrenin son âyetleri dahî son derece ibret âmizdirler, îbni Seyyid'e göre buradaki Deccal'dan murâd: hak ile bâtılı biribirine karıştırandır. Bâzıları : «Bundan murâd: kıyametin büyük alâmetlerinden olmak üzere âhir zamanda çıkacak olan Deccâldır.» demişlerdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.