Ma'dân b. Ebû

2. tabaka

Ma'dân b. Ebû Talha

Vefath. 61
Nisbeel-Kinânî, eş-Şâmî
Yaşadığı yerlerŞam
Tabaka2. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bana Züheyr b, Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Velîd b. Müslim rivayet etti. Dediki: Evzâî'yi şöyle derken işittim: Bana Velîd b. Hişâm El-Muâytî rivayet etti. (Dediki): Bana Ma'dân b. Ebî Talhate'l-Ya'merî rivayet etti. Dediki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) azatlısı Sevbân'a tesadüf ettim de: Bana bir amel haber ver ki, onu yaparsam Allah beni onun sebebiyle cennete koysun; dedim. Yahut şöyle demiş: Allah indinde en makbul ameli haber ver! dedim. Sevbân sükut etti. Sonra kendisinden (Aynı şeyi) tekrar istedim, yine sükut etti. Sonra üçüncü defa istedim. Bunun üzerine şunları söyledi: Ben bu meseleyi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum da: «Allâh'a çok çok secde etmeye bak: Çünkü; eğer sen Allah için bir secde yaparsan onun sayesinde Allah senin bir dereceni yükseltir; ve onun sayesinde bir günâhını indirir.» buyurdular. Ma'dân: «Sonra Ebu'd-Derda'ya rastladım. Ona da sordum. Bana Sevbân'ın dediği gibi söyledi.» demiş.
Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde, Salim b. Ebî'l-Ca'd'dan, o da Ma'dân b. Ebu Talha'dan naklen rivayet ettiki: Ömerü'bnü'l-Hattâb cum'â günü hutbe okuyarak Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Ebu Bekir'i anmış. (Sonra) şöyle demiş; Ben rü'yâmda bir horozun bana üç gaga vurduğunu gördüm. Ben bunu ancak ecelimin gelmesiyle te'vîl ediyorum. Bâzı kimseler bana halîfe bırakmamı emrediyorlar. Ama hiç şüphe yoktur ki Allah ne dînini, ne hilâfetini, ne de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile gönderdiğini zayi' edecek değildir. Şayet bana acele bir hâl vâki olursa hilâfet Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kendilerinden razı olarak dünyâ'dan gittiği şu altı zât arasında şûra olacakdir. Ben pek âlâ biliyorum ki bâzı kimseler bu işe dil uzatacaklardır. Bunlar benim şu elimle islâm'a kattığım kimselerdir. Eğer bunu yaparlarsa bunlar ancak Allah'ın düşmanlarıdır; kâfirlerdir; sapıklardır. Sonra (şunu bilmiş olun ki) Ben öldükden sonra kendimce kelâle mes'elesînden daha mühim birşey bırakmıyorum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kelâle mes'elesinde olduğu kadar hiç bir şey'de müracaat etmemişimdir. O da bana bu bâbda, olduğu kadar hiçbir şeyde haşîn davranmamışdır. Hattâ parmağı ile göğsüme dokunarak: «Yâ Ömer, sana Nisa sûresinin sonundaki sayf âyeti yetmiyor mu?>: buyurdu gerçekden eğer yaşarsam kelâle hususunda öyle bir hüküm vereceğim ki o hükmü Kur'ân'ı okuyanlar da, okumayanlar da verecek!.. Ömer sonra şunları söylemiş: «Allahım! seni şehirlerin valileri üzerine şahit kılıyorum. Ben onları o yerler halkı üzerine ancak adalet göstersinler, halk'a dinlerini ve Peygamberleri (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetini öğretsinler: aralarında ganimetlerini taksim etsinler; müşkil işlerini bana arzetsinler diye göndermîşimdir! Sonra, siz ey cemaat! Benim ancak habis gördüğüm iki sebzeyi yiyorsunuz. Şu soğanla sarımsağı... Vallahi ben, Resûlul\ah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*i mescidde bir kimsede bunların kokusunu duyduğu vakit emrederek o kimseyi bakîa çıkarttığını görmüşümdür. Binaenaleyh eğer bir kimse bunları yiyecekse (hiç olmazsa) pişirmek suretiyle onların (kokularını) öldürsün!»
Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki) Bana babam, Katâde'den, o da Salim b. Ebî'l-Ca'd El-Gatafânî'den, o da Ma'dân b. Ebî Tâlhate'l-Ya'merî'den, o da Ebû'd-Derdâ'dan naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim sûre-i Kehf'in başından on âyet ezberlerse, Deccal'dan masun olur.» buyurmuşlar.
Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize, Abdurrahman b. Mehdi rivayet etti. (Dediki): Bize, Hemmâm rivayet etti. Bu râvîler hep birden Katâde'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. (Yalnız) Şu'be: «Kehf sûresinin sonundan.» Hemmâm ise Hişm'ın dediği gibi: «Kehf'in başından...» demişlerdir.
Bana Züheyr b. Harb ile Muhammedü'bnü Beşşâr rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den, o da Katâde'den, o da Salim b. Ebî'l-Ca'd'dan, o da M'daân b. Ebî Talha'dan, o da Ebû'd-Derdâ'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar : «Sizden biriniz bir gecede Kur'ân'ın üçte birini okumakdan âciz mi kalıyor?» Ashâb : — Kur'ân'ın üçte birini nasıl okuyabilir? demişler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İhlâs sûresi Kur'ân'ın üçte birine denkdir.» buyurmuşlar
Bize Muhammedü'bnü Beşşâr rivayet etti. (dediki): Bize Yahya yâni İbni Saîd rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (dediki): Bana Katâde, Salim b. Ebî'l-Ca'd'dan, o da Ma'dân b. Ebî Tâlhate'l-Ya'meri'den, o da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in azatlısı Sevbân'dan naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), «Her kim bir cenazenin namazını kılarsa, o kimseye bir kirât; defninde bulunursa iki kırat (sevap) vardır. Kîrât: Unut Dağı kadardır.» buyurmuşlar.
Bize Muhammed b. Ebî Bekr El-Mukaddemî ile Muhammed b. El-Müsennâ rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde, Salim b. Ebî'l-Ca'd'dan, o da Ma'dân b. Ebî Talha'dan naklen rivayette bulundu ki, Ömer b. El-Hattâb bir cuma günü hutbe okuyarak Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ve Ebû Bekri anmış; sonra şunları söylemiş: «Ben arkamda kendimce kelâleden daha mühim bir şey bırakmıyorum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kelâle hakkında müracaat ettiğim kadar hiç bir şey hakkında müracaat etmemişimdir. O da bana kelâle hakkında yaptığı kadar hiç bir şey hakkında ağır söz söylememiştir. Hattâ parmağı ile göğsüme dokunmuş ve: «Yâ Ömer! Sana Nisa sûresinin sonundaki yaz âyeti yetmiyor mu?» demiştir. Ben sağ olursam bu mesele hakkında öyle bir hüküm vereceğim ki (artık) Kur'ân'ı okuyan da, okumayan da onunla hükmetsin! (1617) -.
Bize Ebû Gassân El-Mismaî ile Muhammed b. Müsennâ ve İbn Beşşâr rivâyet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. (Dediler ki): Bize Muâz (bu zât İbn Hişam'dır) rivâyet etti. ki): Bana babam Katade'den, o da Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, o da Ma'dân b. Ebi Talhate'l-Ya'merî'den, o da Sevban'dan naklen rivâyet etti ki: Nebiyyullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: havzımın kenarında Yemenliler için insanları koğacağım. Sopamla vuracağım. Hatta üzerlerine (su) sıçrayacak». havzın genişliği soruldu da: yerden Amman'a kadardır.» buyurdu. Suyu da soruldu: daha beyaz, baldan daha tatlıdır. Ona gürül gürül iki oluk akar. Onu cennetten akıtırlar. Biri altından, diğeri gümüşdendir.» buyurdular
Bize Ebû Gassân El-Mismaî ile Muhammed b. Müsennâ ve İbn Beşşâr rivâyet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. (Dediler ki): Bize Muâz (bu zât İbn Hişam'dır) rivâyet etti. ki): Bana babam Katade'den, o da Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, o da Ma'dân b. Ebi Talhate'l-Ya'merî'den, o da Sevban'dan naklen rivâyet etti ki: Nebiyyullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: havzımın kenarında Yemenliler için insanları koğacağım. Sopamla vuracağım. Hatta üzerlerine (su) sıçrayacak». havzın genişliği soruldu da: yerden Amman'a kadardır.» buyurdu. Suyu da soruldu: daha beyaz, baldan daha tatlıdır. Ona gürül gürül iki oluk akar. Onu cennetten akıtırlar. Biri altından, diğeri gümüşdendir.» buyurdular
Bize Muhammed b. Beşşâr da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hammad rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Katade'den, o da Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan, o da Ma'dân'dan, o da Sevban'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen havz hadîsini rivayet etti. Râvi diyor ki: Ben Yahya b. Hammad'a : — Bu senin Ebû Avâne'den işittiğin bir hadîs midir? diye sordum. — Onu ben Şu'be'den de işittim, dedi. — Benim için ona bir bak! dedim. O da benim için baktı ve onu bana rivayet etti.