

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Secde-i Sehiv» ve «Megâzî» bahislerinde; Ebû Dâvûd dahî «Kitâbu's-Salât da muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Hz. Âişe'nin ikindiden sonra iki rek'ât nafile kıldığını İbni Abbâs ile arkaadşlarına haber veren : Abdullah ibni Zübeyr (Radiyallahu anh) imiş. Bu hadîsin İbni Ebî Şeybe rivayeti şöyledir: «Abdullah b. Haris Dediki: Ben, İbnİ Abbâs'la birlikde Muâviye'nin yanına girdim. Muâviye, İbni Abbâs'i koltuğa oturttu. Sonra : — Halkın ikindi namazından sonra kıldıkları iki rek'ât nafile ne oluyor? dedi. İbni Abbâs: — Bu, İbni Zübeyr'in halka verdiği bir fetvadan ibâretdir.. cevâbını verdi. Bunun üzerine Muâvîye, İbni Zübeyr'e adam göndererek mes'eleyi sordurdu. İbni Zübeyr: — Bunu bana, Âişe haber verdi., demiş. Muâviye, Âişe'ye de haber gönderdi, Aişe: — Bana Ümmü Seleme haber verdi., demiş. Bu sefer Muâviye, Ümmü Seleme'ye adam gönderdi. Gönderdiği zât ile ben de gittim., ilâ ahir...» Hz. Muâviye 'nin Ümmü Seleme (Radiyaliahû anha) 'ya gönderdiği zâtın ismi Kesîru'bnü's-Said'dır. Netekim Tahâvî'nin rivayetinde tasrîh edilmişdir. Onun rivayetinde hadîsin bundan sonraki kısmı şöyle devam ediyor: Ümmü Seleme'ye sorduk. Bize şu cevâbı verdi: — Bir gün Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikindiden sonra benim yanıma girerek iki rek'ât namaz kıldı. Ben : — Yâ Resûlâllah! Sen, bu iki rek'âtı eskiden kılmazdın? dedim. Resulullah (Sallallahu. Aleyhi ve Sellem) : — «Yanıma Benî Temîm hey'eti geldi. Yahut bana sadaka geldi) de, öğle namazından sonra kılmakda olduğum iki rek'ât nafileden beni alıkoydu. Bu namaz işte o iki rek'âtdir.» buyurdular . Tahâvî 'nin başka bir rivayetinde ; «Muâviye, Âişe'ye adam göndererek ikindi namazından sonra kıldığı iki rek'ât nafileyi sordurdu. Âişe: — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):'in bu iki rek'âtı kıldığını ben bilmiyorum. Lâkin bana Ümmü Seleme söyledi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu iki rek'âtı onun yanında kılmış; diye cevap vermiş. Bunun üzerine Muâviye, Ümmü Seleme'ye haber gönderdi. Ümmü Seleme şöyle demiş: — Bu iki rek'âtı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim yanımdim. Kendisine : (Yâ Resûlâllah! İkindiden sonra kıldığını gördüğüm bu iki rek'ât ne dedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bu iki rek'ât, öğle namazından sonra kılmakda olduğum nafile namazdır. Bana genç genç sadaka develeri geldi de, bu iki rek'âtı unuttum. İkindiyi kılınca onu hatırladım. Cemâatin gözleri önünde mescidde kılmayı da doğru bulmadım. O iki rek'âtı senin yanında kılıverdim.» buyurdular: denilmektedir. Benî Haram : Ensârdan bir kabile oldukları hâlde onlar hakkında «Ensârdan Benî Haram» denlmesi, arap kabileleri içinde Beni Haram ismini taşıyan başkaları bulunmak ihtimâline mebnîdir. Metinde kız diye geçen kişi aslen cariye diye geçmekte ve kim olduğu bildirilmemektedir. Bâzıları bu kızın, Hz. Ümmü Seleme 'nin kendi kızı Zeyneb olması ihtimâlinden bahsetmişlerdir. Buharî'nin «Meğazi deki rivayetinde: «Câriye» yerine «Hadim» zikredilmişdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.