

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Kitâbu Bed'i'l-Halk» in bir iki yerinde ve «Tefsîr» de; Ebû Dâvûd «Hurûf bahsinde; Nesâî dahî aynı bahis ile «Tefsir» de muhtelif râvüerden tahrîc etmişlerdir. Mâlik: Cehennem'i bekleyen meleğin ismidir. Burada kelime tam olarak zikredilmişse de, Buhârî'nin rivayetinde «Yâmâli» şeklinde murahham münâdâ yapılmışdir. Murahham olduğuna göre bu kelimeyi «Yâmâli» ve «Yâmâlu» şekillerinde okumak caizdir. Hadîs-i şerif hutbede kıraatin meşru olduğuna delildir. Bu bâbda ihtilâf yok ise de, bunun vâcib olup olmadığı ihtilaflıdır. Nevevî, Şâfiîler'i kastederek: «Bizce sahih olan kavle göre vâcipdir. Kıraatin en azı bir âyetdir.» diyor. Yine bu hadîs, cehennemle korkutmanın caiz olduğuna delildir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin hutbede okuduğu âyet-i kerime (Zuhruf) sûresindedir. Bu âyetin biraz yukarsmda kıyâmetde mü'minlere yapılacak hüsn-ü muamele ve ikram beyân buyurulmakta, ondan sonra küffârın hâllerine geçilmektedir. Onlar hakkında da: «Şüphesiz ki mücrimler ebedî olarak cehennem azabında kalacaklardır. Kendilerine hiç bir hafiflik gösterilmeyecek; azâb içinde ümitsiz bir hâlde susup kalacaklardır. Onlara biz zulmetmedik fakat onlar kendileri zâlimdiler. Cehennem muhafızına : — Ey Mâlik! (Ne olur) Rabbin bizim işimizi bitiriversin (yâni bizi öldürsün), diye çağrışacaklar; o da: — Siz mutlaka bekliyeceksiniz. Vallahi biz, size hakkı getirdik lâkin çoğunuz hakkı çirkin gördünüz, diyecek.» buyurulmuşdur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.