

Tahric: Buhari, 6425; Nesai, 4886; Tuhfetu'l-Eşraf,
Ahmed Davudoğlu açıklaması: «Tevbe henüz mavuzdur.» yani Allah Teala kullarının gerek kendi nefislerine gerekse şeytanın iğvalarına karşı za'flarını bildiği için asilere bir rahmet olmak üzere tevbeyi kendilerine arzetmiştir. Onları battıkları günah deryasından kurtaracak çare budur; ve hala meşru'dur. Can boğaza gelmedikçe yapılan tevbenin kabul olunacağına ulema ittifak etmişlerdir. Nitekim bu babta hadis de vardır. Tevbe, edilen günaha pişman olmaktır. Tevbenin üç rüknü vardır : 1- Günahı işlemekten vazgeçmek; 2- Yaptığına pişmak olmak; 3- Bir daha o günahı işlememeye azmetmek. Bir kimse bir günahından dolayı tevbe eder de sonra o günahı tekrar işlerse tevbesi batıl olmaz. Bir günahı işleyip dururken başka bir günahı için tevbe etmek de caiz ve sahihtir. Ehl-i sünnetin mezhebi budur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.