

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî, Ebû Dâvûd ve îbni Mâce «sadaka-î fıtır» bahsinde tahrîc etmişlerdir. «İnsanlar iki müd buğdayı buna denk tutarlar.» cümlesindeki insanlardan murâd Hz. Muâviye ile ona tab'i olanlardır. Nitekim Humeydinin «Müsned»'inde tahrîc ettiği bir rivayette: «Sadaka-ı fıtır arpadan ve kuru hurmadan bir sâ'dır. îbni Ömer Dediki: Muâviye Hilafete geçince halk yarım sa' buğdayı bir sâ' arpaya denk tuttular.» denilerek bu cihet tasrîh olunmuştur. Aynı hadisi İbni Huzeyme dahî «sahih»'inde başka bir tarikden rivayet etmiştir. Ebû Davud'un Hz. Abdullah b. Ömer' den naklettiği rivâyetde şöyle denilmiştir: «İbni Ömer: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında halk sadaka-ı fıtri arpadan, kuru hurmadan, kabuksuz arpadan ve üzüm kurusundan bir sa' olarak verirlerdi. Ömer (Radiyallahu anh) halife olup da buğday çoğalınca bu şeylerin yerine Ömer yarım sâ' buğdayı koydu dedi.» Gerçi Müslim «Kitabu't - temyiz» nâm eserinde bu hadîsin râvîlerinden Abdülaziz'in vehmettiğini söylemiş İbnü'l- Cevzî dahî bu sebeble hadîsi illetlendirmiş ise de «Tenkîh» sahibi onlara şu cevabı vermiştir: «Mezkûr Abdülaziz hakkında her ne kadar İbni Hibbân söz etmişse de onu Yahya El-Kattan, îbni Ma'in, Ebû Hatim - Razî ve başkaları mu'temed saymışlardır. Onu mu'temed kabul edenler zayıf sayanlardan daha iyi bilirler. İstişhad için Buhâri bile onun hadisini tahric etmiştir.» îbni Ömer hadisini Tahâvi dahi tahrîc etmiştir. Mezkûr hadîsten pek'âla anlaşılıyor ki Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Ashab-ı bir sâ' arpa veya kuru hurma yerine iki müdd buğday vermeyi kabul etmişlerdir. Ashab-ı Kiram'ın adaletlerini kabul ve sözleri ile amel etmek vaciptir. Hz. Ömer (Radiyallahu anh)'ın Yemin kefaret-i hususunda: «Benim için on fakir doyur; her fakire yarım sâ' buğday yâhud bir sâ' kuru hurma veya arpa ver.» dediği rivayet olunur. Şöyle bir rivayet Hz. Alî'den dahî naklolunmuştur. Sadaka-ı fıtır hakkında Hz. Ebû Bekir, Ömer ve Osman (Radiyallahu anhüm)'un: «Bu sadaka buğdaydan yarım sâ'dır.» dedikleri dahî rivayet olunur. İdl: Bir şey'in kendi cinsinden vezin veya mikdarda mislidir. Adi ise: bir şey'in yerini onun cinsinden olmayan başka bir şey'in tutmasıdır. Müdd: Çeyrek sâ'dır. Bu hadîsle sadaka-ı fıtrin vacip olduğuna istidlal edilir. Bâzıları buna itiraz ederek: «Hadîs sadaka-ı fıtrin aslına değil mikdarına taalluk eder.» demişlerse de Ayni kendilerine cevap vermiş: «Miktar vacip olunca biz zarûre aslında vacip olduğuna delâlet eder: çünkü mikdarın vacip olması aslın vücûbuna imtina eder.» demiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.