

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri' «Zekât» ve «Edeb» bahislerinde tahrîc etmiştir. Ulemâdan bâzıları «Her Müslümana sadaka vermek vacibdir.» cümlesini «Bit'te'kid müstehabdır.» mânâsına almşılarsa da, Ayni «Ala» kelimesinin buna münâfii olduğunu söyliyerek İtirazda bulunmuştur. Zîrâ «Alâ» kelimesi vücûb bildirir. Kurtubl; «Hadisin zahiri vücûb ifâde etmektedir. Lâkin Allah Teâlâ Hazretleri lütf-u kereminden bunu hafifletmiş, gizli yapılan mendûb ibâdetlerle vücudu iskaat etmiştir.» demiştir. Ayni diyor ki: «Vücûbun zahiri mânâsı bir kimsenin yiyeceğini kazanmaktan aciz kaldığını ve ölmek üzere bulunduğunu gören Müslümana hamledilebilir. Zira böyle bir Müslümanın o âcize sadaka vererek hayâtını kurtarması farz olur.» Bu hadisde sadaka mutlak olarak zikredilmişse de, bundan sonra gelen Ebû Hureyre hadisinde «Her gün» diye kayıtlanmıştır. Ashab-ı kiram, sadakadan atıyye mânâsı anlamış olacaklar ki, «Buna gücü yetmiyen ne yapacak?» diye sormuşlar. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de sadakadan umûmi bir mânâ kastettiğini; bu mânânın muztar kalan muhtaçla emr-ı bil maruf'a bile şâmil olduğunu beyân buyurmuştur. Melhûf: Muztar ve mazlum mânâlarına gelir. Görülüyor ki: îslâm dinî hüsnüniyetle yapılan mübâh fiilleri bile ibâdet saymıştır. Kötülük yapmaktan sakınmak dahî bir ibâdettir. Bunun ibâdet olması, kötülük yapacağı kimseyi rahat ve emniyette bıraktığı içindir. Bu suretle adetâ o kimseye sadaka vermiş gibi olur. Kötülüğü kendi nefsine yapmak isteyip de sonra vazgeçen kimse, kendine sadaka vermiş gibi olur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.