

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Kitabu's-Sulh» ve «Cihâd», bahislerinde tahric etmiştir. Sülâmâ: Parmak kemikleri, mânâsına gelir. Kelime müennes ise de, «Küll» kelimesine bakarak «Aleyhi»'deki zamir müzekker olarak kullanılmıştır. Yahut «sülâmâ» kelimesine kemik veya mafsal mâ'nâları tazmin ettirilmiştir. Hadis-i şerifin mânâsı şudur: Kemikler insanın vücûdunda esâs olan uzuvlardır. Zîrâ insanın hareket ve sükûnu ancak onlarla mümkün olur. Binâenaleyh kemikler Allah Teâlâ'nın insana bahşettiği en büyük ni'metlerdendir. Her kemik nimetine mukaabil bir sadaka vâcib kılmak suretiyle onların şükrünü istemek, Allah Teâlâ Hazretlerinin hakkıdır. Lâkin Hak (Celle) ve A'lâ Hazretleri lütf-u merhamet buyurarak bunu istememiş, insanlar arasında adalete riâyet ve yoldan insanlara ezâ verecek şeyleri atmak gibi fiilleri sadaka kabul ederek kullarının şükür borcunu hafifletmiştir. Bu meyânda namaza giderken atılan her adım dahî sadaka sayılmıştır. Bundan murâd: Her adım mukaabilinde bir derece yükseltmek ve bir günâh affetmektir. Onun içindir ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) câmi'ye giderken çok adım atmayı teşvik etmiş, koşarak gitmekten nehiy buyurmuştur. «İki kişinin arasında adaletle hükmetmen dahî bir sadakadır...» ibaresi bir müptedâ haber cümlesidir. Gerçi cümle fiille başlamışsa da, burada fiil Muaydi'yi işitmen, görmenden hayırlıdır.» cümlesinde olduğu gibi burada «Ta'dilu» fi'li «En-Ta'dile» takdirindedir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.