

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadisi Buhâri «Kitâbu'z-Zekât» ile «Kâtabu't-Tevhid»' de tahric etmiştir. Buhari'nin rivayetinde «Bir hurma» yerine «Bir hurmaya muâdil» denilmiştir. Tayyib'den murâd: Helâl kazanç'dır. «(Zâten) Allah helâl'den başkasını kabul buyurmaz.» ifâdesi bir cümle-i mu'terizadır. Bu cümle te'kid için hasr suretiyle şart ve cezanın arasına getirilmiştir. Yemin: Sağ el, kef: Avuç, mânâsına gelirse de, burada mezkûr kelimeler müteşâbihâttandır. Ve sadakanın kabulünden kinayedir. Hattâbi diyor ki: «Yeminin zikredilmesi, sadakanın hüsn-u kabulünü göstermek içindir. Zira insanların örf-ü âdetine göre kıymetli şeyler sağ el ile alınır.» Bâzıları «Bundan murâd: Sadakanın derhâl kabulüdür.» demişlerdir. Bu bâbda Tıybi'de şunları söylemiştir: -Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sadakayı helâl olmakla kayıtladıktan sonra bunu Allah'ın yemini ile kabul ettiğini bildirmiştir. Çünkü şeref hususunda helâl ile yemîn arasında münasebet vardır. Bundan dolayıdır ki. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sağ elini temizlik için tahsis buyurmuştu.» Felüm: Erkek tay, demektir. Dişisine «filve» denir. Bu kelime hakkında daha başka tefsirlerde bulunanlar da olmuştur. «Sizden birinizin tay'ını büyüttüğü gibi...» cümlesi bir temsildir. Zira tay beslendikçe büyür. Amelin neticesi olan sadaka da öyledir. Sadaka helâl maldan verilirse Allah Teâlâ, onun sevabını katlamakta devam eder. Nihayet bir hurma tanesi dağ kadar büyükmüş gibi muazzam sevaplara sebep olur. Hadîs-i şerîfde «Dağdan daha büyük oluncaya kadar büyür.» buyurulmasının mânâsı budur. Dâvûdi diyor ki: «Yani bir hurma tnesi tesadduk eden, kimse dağ kadar mal tesadduk etmiş gibi olur.» Sadakaların büyütülmesi, ecirlerinin katlanmasıyla olur. Maamâfih Dâvûdinin dediği gibi hadis-i şerif den bizzat sadaka olarak verilen malın büyütülmesi kastedilmiş de olabilir. Bunun hikmeti: O malın kıyamet günü mizanda ağır basmasıdır. Nitekim babımızın ikinci rivayetinde: «Dağ kacfar yahut daha büyük.» buyurulması bu mânâyı te'yîd eder. İbni Cerir'in başka bir vecihle Kaasim'den naklettiği rivayette: Sâhibi kıyamet gününde sadakasının Uhud dağından daha büyük olduğunu görecektir. buyurulmuştur. Yine Kaasim'in Tirmizî'deki rivayetinde: «Bir lokma, Uhud dağı kadar olacaktır.» denilmiştir. «Kalûs»: Dişi deve yavrusu, demektir. Erkeğine «Kalûs» demezler. «Fasîl» Memeden ayrılmış deve yavrusu, demektir. Hadisi şerif «Allah ribâyı mahveder. Ama sadakaları büyütür. [ Bakara 276 ]» âyet-i kertmesine muvafıktır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.