

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadisi Buhâri «Kitâbû'I-Menâkib» ile «Kitâbû Fedâili'l-Kur'ân»'da; Ebû Davud «Kitâbu's-Sünne»'de Nesâi Kitâbu'l - Muharebemde tahrîc etmişlerdir. Hz. Ali: «Harb hileden ibarettir.» sözü ile; Ben kendi re'yimle ictihâd ederim. Yâni hadîsi te'vil ederim.» demek istemiştir. Hud'a kelimesi «Had'a», «Hudea»; «Hadea», «Hîd'a» şekillerinde de okunabilir. Hud'a: Konuşurken tevriye yapmak ve vaadinden dönmek suretiyle olur. Muhdec ve mûden: Eli kısa manasına gelirler. Mesdûn: Eli küçük ve- toplu, demektir. «Bunlar, mahlûkaatın en hayırlı sözlerini söyliyecek...» cümlesinden murâd: Zahiren «Hüküm ancak Allah'a mahsûstur.* gibi Allah'ın kitabına davet eden sözler söyiiyecekler. Hâlbuki içlerinden bâtılı kastedecekler, demektir. Bu cümle Buhâri' nin rivayetinde «Hayru'l-Beriyye» terkibiyle ifâde olunmuştur. Buna göre mânâ: «Mahlûkaatın en hayırlısı olan Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hadîslerini söyliyecekler» demek olur. Hadisin bir rivâyetindeki «Sizin namazınız da, onların namazının yanında bir şey değildir...» cümlesinde namaz zikredilmiş fakat Kur'ân-ı Kerîm kastolunmuştur. Kelime küllü zikir cüz'ü murâd kabilindendir. Zîrâ kıraat namazın bir cüz'üdür. Müslim'in bir çok nüshalarında -Bana Zeydü'bnu Vehb ordunun konakladığı yerleri birer birer anlattı...» cümlesinde «konak» mânâsına gelen «Menzil» kelimesi bir defa zikredilmiştir. Nâdir nüshalarda bu kelime tekrarlanmıştır ki, doğrusu da budur. Yâni Zeyd, ordunun konakladığı yerleri bana birer birer gösterdi. Böylece taa harbin vukûbulduğu köprüye kadar vardık, demektir. Hz. Alî: «Kendisiyle bâtıl murâd edilen hakk söz.» ifadesiyle: Bu kelimenin aslı doğrudur. Allah Teâlâ: hüküm ancak Allah'a mahsûstur, buyurmuştur. Lâkin bunlar onunla bâtılı kastetmiş.» demek istemiştir. Gerçekten Hâriciler bu sözle Hz. Ali'ye karşı gelmek istemişlerdi. Nevevi'nin beyânına göre Ubeydetü's-Selmâni (Radiyallahu anhj'ın, Hz. Ali'den üç defa yemin istemesi: Orada bulunanlara işittirmek ve bu sözün sahîh bir hadîs olduğunu te'kid etmek, bu suretle Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mucizesini kendilerine göstermektir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.