

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi bütün kütüb-i sitte sahipleri -Kitâbu's-Savm-'da muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Tirmizî onun hakkında: «Hasen sahih bir hadîstir.» demiştir. Bu bâbda Ebû Dâvûd, Hz. Huzeyfe ile İbni Abbâs ve Aişe (Radiyallahû anha)'dan; Tirmizi: İbni Abbas'dan; Beyhakî: Ömer (Radiyallahû anh)'dan; Derakutni: Câbir b. Hadîc'den; Taberânî; îbni Mes'ûd (Radiyallahû anh)'dan; îmam Ahmed ile Taberânî: Alîyyü'bnü Ebî Tâlib (Radiyallahû anh)'dan; Taberâni: Tâlk b. Alî (Radiyallahû anh) ile Semuratü'-bnü Cündeb ve Berâ' b. Azib (Radiyallahû anh) hazerâtından hadisler rivayet etmişlerdir. Hadîs-i şeride istisna edilen hadisden murâd: Bir kimsenin âdet edindiği orucudur. Nezir ve keffâret oruçları da olabilir. Bu gibi oruçları o gün tutmak nass-ı hadîsle tecviz buyurulmuştur. Hadisden murâd: Yukarıda görüldüğü vecîhle hıristiyanlara benzemekten müslümanları sakındırmaktır. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına ehl-i kitaba muhalefet etmelerini emir buyururdu. Acaba bu emirin hükmü nedir? Tirmizî'nin ulemâdan rivayetine göre ehl-i kitaba benzemek: kerahet ifâde eder. Fakat mütekaddimin ulemâ ekseriya harama da kerahet ıtlak ederlerdi. Bu bâbda ulemâ ihtilâf etmişlerdir. Dâvûd-u Zâhirî'ye göre Ramazandan bir veya iki gün evvel oruç tutmak, âdetine tesaadüf etsin etmesin asla caiz değildir. Ulemâdan bir taifeye göre Şâbân'in son gününde nafile oruca niyet etmek caiz değildir. Yalnız âdet edindiği oruç o güne tesaadüf ederse onu tutabilir. Delilleri: Bu hadîstir. Ashâb-ı kiram 'dan Ömer ü'bnü'l-Hattâb, Alîyyü'bnü'Ebî Tâlib, Âmmar, Huzeyfe ve İbni Mes'ûd (Radiyallahu anh) hazerâtı ile Tâbiin'den Saîd ü'bnü'l-Müseyyeb, Şa'bî, îbrâhim Nehaî, Hasan-ı Basrî ve îbni Sîrîn'in buna kaail oldukları rivayet edilir. İmam Şafiî'nin mezhebide budur. İbni Abbâs ile Ebû Hureyre (Radiyallahu anha) farz namazla nafilenin arasını konuşmak, ayağa kalkmak veya ileri geri gitmek suretiyle ayırmayı müstehab gördükleri gibi; burada da Şaban'la Ramazan oruçlarını bir veya iki gün fasıla vermek suretiyle birbirinden ayırmayı emrederlermiş. İkrime : «Yevm-i şekde oruç tutan, Allah ve Resulüne isyan etmiştir.» dermiş. Bâzıları yevm-i şekde nafile oruca niyetlenmeyi tecviz etmişlerdir. Bu bâbdaki tafsilâtı 1081 nolu Hadis'in şerhinde görmüştük. Yevm-i şekde oruç tutmanın ne hikmete binâen nehiy buyurulduğu ihtilaflıdır; Ulemâdan bâzılarına göre buradaki nehyin hikmeti: Ramazana zindelik ve neşâtla girmek ve Ramazan orucu için kuvvetli bulunmakdır. Bir takımları hükmün Ramazan ayının görülmesine talik buyurulmasına bakarak: «Ay'ı görmezden bir veya iki gün evvel oruç tutan, bu hükme ta'n etmiş olur.» demişlerdir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in yalnız bir veya iki günü zikretmesi: Ramazandan önce oruç tutanlar ekseriyetle o miktarla iktifa ettikleri içindir. Bu taifeye göre memnu olan günler Şa'bânın 16 sından başlar. Cumhûr-u ulemâ'ya göre Şaban'in yarısından sonra nafile oruç tutmak caizdir. 1081’i okumadıysanız O Hadis’in izahatını da okumanızı öneririm

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 4 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.