Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Abdullah İbn Amr (r.a.)'dan nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında güneş tutulduğu vakit: " [Esselatu’l-camiah} Namaz toplayıcıdır,!" diye ilan edilmişti."
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in umre yapması engellendi. Bunun üzerine saçlarını tıraş etti, eşleri ile birlikte oldu, hedy kurbanını kesti. Ertesi yıl umre yaptı.
Ebu Said el-Hudri r.a. şöyle anlatır: Bir defasında Bilal, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Berni denilen en iyi cins hurmadan getirmişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Bu hurma nereden?" diye sordu. Bilal, "Bende düşük kalitede bir miktar hurma vardı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ikram edebilmek için, bir sa' (iyi hurma) karşılığından bendeki hurmadan iki sa' sattım" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Vah vah! Riba’nın hası bu. Böyle yapma. İyi hurma satın almak istediğin zaman elindeki hurmayı başka bir satım akdi ile sat sonra da almak istediğin şeyi satın al" buyurdu. Hadisten Çıkarılan Sonuçlar 1-Durumu açığa çıkması için kişinin şüpheli şeyleri hakkında araştırma (kusurları araştırma / tecessüs anlamında olmamak şartıyla) yapmak gerekir. 2-Fazlalık faizi (ribe'l-fadl) haramdır. 3-Devlet başkanı, dini meselelere önem vermeli bilmeyenlere bunu öğretmelidir. Mubah olan şeyleri göstermelidir. 4-Halk da devlet başkanına önem vermelidir. Yukarıdaki olayda, yiyeceklerin en iyisini devlet başkanı olan Hz. Nebi için seçmiştir. 5-Riba içeren ak it geçerli değildir.
Said İbn Cübeyr'den rivayete göre o İbn Abbas'ı şöyle derken dinlemiştir: "Hanımını (kendisine) haram kılması bir şey değildir. Daha sonra: "Andolsun ki sizin için ... Allah Rasulünde güzel bir örnek vardır. "(Ahzab, 21) buyruğunu okudu."
Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ailesi hakkındaki yemininde ısrar etmek daha büyük günahtır. Salih amel işlesin ve kefaret versin"
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Muaviyetü'bnü Sellam b, Ebî Sellam ed-Dimeşkî, Yahya b. Ebî Kesir'den naklen haber verdi. Ona da Ebu Kılabe haber vermiş. Ona da Sabit b. Dahhak kendisinin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ağacın altında bey'at ettiğini; ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu söyledi: "Her kim yalan yere İslam'dan başka bir din adına bir yemin edecek olursa o dediği gibidir. Her kim kendisini bir şeyle öldürecek olursa kıyamet gününde onunla azap olunur. Bir kimsenin malik olmadığı bir şey hakkındaki adağının da bir hükmü yoktur. "
Bana Hasan b. Ali el-Hulvfmı tahdis etti. Bize Ebu Tevbe -ki o Rab!' b. Nafi"dir- tahdis etti. Bize Muaviye -yani b. Sellam- Zeyd'den -yani kardeşinden- tahdis ettiğine göre o Ebu Sellam'ı şöyle derken dinlemiştir: Bana Ebu Esma er-Rahab!'nin tahdis ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in azatlısı Sevban kendisine tahdis edip dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanında ayakta duruyordum. Yahudi hahamlarından bir haham gelip: Selam sana ey Muhammed, dedi. Ben onu öyle bir ittim ki, ondan dolayı neredeyse yere düşecekti. Beni neden ittin, dedi. Ben: Neden ey Allah'ın Resulü demiyorsun, dedim. Yahudi: Biz onu ancak ailesinin kendisine vermiş olduğu ismiyle çağırırız, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunun üzerine: "Şüphesiz ailemin bana verdiği ismim Muhammed'dir" buyurdu. Bu sefer Yahudi: Sana soru sormak için geldim, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Eğer sana (cevabını) söyleyecek olursam sana bir faydası olur mu?" buyurdu. Yahudi: Kulaklarımla duymuş olurum, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beraberindeki bir sapa ile düşünceli bir şekilde yere bir şeyler çizdi sonra: "Sor" buyurdu. Yahudi: Yer başka bir yere değişeceği semaların da değişeceği günde insanlar nerede olacaktır, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onlar köprünün berisindeki karanlıkta olacaklar" buyurdu. Yahudi: İnsanlar arasından (o köprüyü) ilk olarak kimler geçecek dedi. Allah Resulü: "Muhacirlerin fakirleri" buyurdu. Yahudi: Cennete girecekleri zaman onlara ne ikram edilecek, dedi. Allah Resulü: "Balığın ciğerinin fazlalık kısmı" buyurdu. Yahudi: Hemen onun arkasındaki gıdaları ne olacak, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Cennetin kenarlarından yiyen bir öküz onlar için kesilecek" buyurdu. Yahudi: Bunun üzerine ne içecekler, dedi. Allah Resulü: "Orada Selsebil diye adlandırılan bir pınardan (içecekler)" buyurdu. Yahudi: Doğru söylüyorsun, dedi şunları ekledi: Bir de sana yeryüzü halkı arasında bir nebinin yahut bir ya da iki adamdan başka hiç kimsenin bilmediği bir şey hakkında soru sormak üzere geldim, dedi. Allah Resulü: "Sana söylersem (bunun) sana faydası olur mu" buyurdu. Yahudi: Kulaklarımla işitmiş olurum, dedi. Sana çocuk hakkında sormaya geldim (dedi). Allah Resulü: "Erkeğin suyu beyaz, kadının suyu sarıdır. Her ikisi bir araya gelip de erkeğin menisi, kadının menisinin üstüne çıkarsa Allah'ın izniyle erkek çocukları olur. Eğer kadının menisi erkeğin menisinin üstüne çıkarsa Allah'ın izniyle kız çocukları olur" buyurdu. Yahudi: Andolsun doğru söyledin ve muhakkak sen bir nebisin dedi, sonra dönüp gitti. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu adam bana hakkında cevap istediği bu soruları sorduğu zaman yüce Allah bana onların bilgisini bildirinceye kadar onların hiçbirisi hakkında bir bilgim yoktu" buyurdu.
Bunu bana Abdullah b. Abdurrahman ed-Darimi de tahdis etti, bize Yahya b. Hassan haber verdi, bize Muaviye b. Sellam bu isnadta aynısını tahdis etti. Ancak o(nun rivayetinde Sevban): Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Selleml'in yanında oturuyordum, dedi. Ayrıca o rivayetinde "balığın ciğerinin fazlalığı" derken (ziyade lafzı yerine zaide lafzını) söyledi,yine onun erkek ve kız çocuğu olur dediği halde ikisinin erkek ve kız çocuğu olur demedi.
Bana İshâk b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Mübarek Es-Sûrî haber verdi. (Dediki): Bize Muâviyetü'bnü Sellâm, Yahya b. Ebî Kesîr'deıı rivayet etti. (Demişki): Bana Abdullah b. Ebî Katâde haber verdi, ona da babası haber vermiş; Demişki: Bir defa biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde namaz kılıyorduk. Derken bir gürültü işitti ve: «Size ne oluyor?» dedi. Ashâb: — Namaza yetişmek için acele ettik... dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir daha böyle yapmayın! Namaza geldiğiniz vakit sükûneti iltizâm edin; yetişebildiğiniz kadarını (imamla) kılın; yetişemediğinizi de kendiniz tamamlayın!» buyurdular.
Bana, Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize, Hüseyin b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize, Şeybân, Yahya'dan rivayet etti. Yahya: Ben, Ebû Seleme'den dinledim; demiş. H. Bana, Yahya b. Bişr EI-Harîrî de rivayet etti. (Dediki): Bize, Muâviye yâni İbni Sellâm, Yahya b. Ebi Kesîr'den rivayet etti. Demiş ki: Bana, Ebû Seleme haber verdiki, Âişe'ye, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazını sormuş ve hadîsi yukarki gibi rivayet etmiş. Ancak her iki râvînin hadîsinde de; «Ayakta dokuz rek'ât kılar; vitr'i de bunlardan yapardı.» ibaresi vardır.
Bana Hasenü'bnü Aliyy EI-Hûlvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Tevbe —ki Rabî' b. Nâfi'dir.— rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye (yâni İbni Sellâm) Zeyd'den naklen rivayet etti. Zeyd, Ebû SelIâm'ı şöyle derken işitmiş: Bana Ebû Umâmete'l-Bâhilî rivayet etti. Dediki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'i «Kur'ân-ı okuyun! Çünkü Kur'ân, onu okuyanlara kıyamet günü şefaatçi olarak gelecekdir. Zehrâveyn'i (yâni) Bakara,ile Âl-i Imrân sûrelerini okuyun! Çünkü onlar kıyamet gününde iki bulut yahut iki gölge veya safbeste iki fırka kuş gibi gelecek; okuyucularını müdâfaa edeceklerdir. Sûre-i Bakara'yı okuyun! Zîra onu okumak bereketdİr; terk etmek İse pişmanlıkdır. Onu tahsil etmeye battaller muktedir olamazlar.» buyururken işittim. Muâviye: «Duydumki BattalIer: sihirbazlar mânâsına gelirmiş.» demiş.
Bize Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (yâni îbni Hassan) haber verdi. (Dediki): Bize Mûaviye bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti. Şu kadar varki, o teşbihlerin ikisindede (sanki onlar) demiş; Muâviye'nin (Duydumki.) dediğini söylememişdir.
Bize Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahyâ (yâni İbni Hassan) haber verdi. (Dediki): Bize Muâviye —kî İbni Sellâm'dır.— rivayet etti. (Dediki): Bana Yahya haber verdi. Bana Ebû Selemete'bnü Abdirrahmân haber verdi. Ona da Câbir haber vermiş ki, Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde korku namazı kılmış. (Şöyle ki) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki taifeden birine iki rek'at namaz kıldırmış. Sonra öteki taifeye de iki rek'at kıldırmış. Bu suretle Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem dört rek'at namaz kılmış fakat her iki taifeye ikişer rek'at kıldırmış. İzah İzah’ı okuyup geri dönüp buraya tıklayarak bu hadisin fedail babındaki rivayetleri de görmenizi öneririm!
Bana Hasen b. Aliy El-Hulvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Tevbe rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye —ki İbni Sellâm'dır—, Zeyd'den (yâni kardeşinden) naklen rivayet etti. Zeyd, Ebû Sellâm'dan dinlemiş. Ebû Sellâm demiş ki: Bana, Hakem b. Mînâ rivayet etti. Ona da Abdullah b. Ömer ile Ebû Hureyre rivayet etmişler. Onlar da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i minberinin basamakları üzerinde şöyle buyururken işitmişler : «Yâ bir takım adamlar cum'a namazlarını terk etmekden vazgeçerler yahut Allah, onların kalplerine muhakkak sûretde mühür vurur,da bir daha gafillerden olurlar!»
Bana Muhammed b. Râfi* rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'n - Nadr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye yâni Şeybân-ı Nahvî, Yahya'dan, o da Ebû Seleme'den, o da Abdullah b. Amr b. As'dan naklen rivayet etti. H. Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hassan haber verdi. (Dediki): Bize Muâviyetü'bnü Sellâm, Yahya b. Ebî Kesir'den naklen rivayet etli. Demişkii Bana Ebû Selemete'bnü Abdirrahman, Abdullah b. Amr b. Âs'dan naklen haber verdi. Demişki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde güneş tutulunca (Haydin toplayıcı namaza) diye nida olundu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir rek'atta iki rükû' yap (arak namaz kıl) di. Sonra kalkarak bir rek'atta iki rükû' daha yaptı. Sonra güneş açıldı. Âişe: «Şimdiye kadar) bundan uzun ne rükû' yapmışımdır, ne de sücûd.» dedi.
Bize Hasen b. Aliy El-Hülvânı rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Tevbete'r-Rabi' b. Nâfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye yâni İbni Sellâm, Zeyd'den naklen rivayet etti, o da Ebû Sellâm'ı şöyle derken işitmiş: Bana Abdullah b. Ferrûh rivayet etti. Kendisi Aişe'yi şunları söylerken İşitmiş: Resulullah (Salîallahu Aleyhi ve Sellem), «Şüphesiz ki Âdem oğullarından her insan 360 mafsal ile yaratılmıştır. Şimdi her kim bu 360 mafsal sayısınca Allah'a tekbîr getirir, hamd eder, tehIII ve tesbîh eyler ve istiğfarda bulunur; insanların yolundan bir taş yahut diken veya kemik atar; bir iyiliği emir veyâ bir kötülüğü nehiy ederse gerçekten o gün kendini cehennemden uzaklaştırmış olarak hareket eder.» buyurdular. Ebû Tevbe Demişki: «Gâiibâ akşamlar, dedi.»
Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimi rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hassan haber verdi. (Dediki).- Bana, Muâviye rivayet etti. (Dediki): Bana kardeşim Zeyd bu isnâdla bu hadîsin mislini haber verdi. Yalnız o: «Yahut bir iyiliği emrederse..», bir de «O kimse o gün akşamlar...» dedi.
Bu hadîsi bize Yahya b. Bişr El-Hariri de rivayet etti. (Dediki) Bize Muâviye yâni İbni Sellâm rivayet etti. H. Bize İbnti'l-Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki) Bize Ebû Âmir rivayet etti. (Dediki): Bize Hisara rivayet eyledi. H. Bize ibnü'l-Müsennâ ile İbni Ebî Ömer de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdülvahhâb b. Abdilmecîd rivayet etti. (Dediki) Bize Eyyûb rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet eyledi. (Dediki) Bize Hüseyin b. Muhammed rivayet etti. (Dediki) Bize Şeybân rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Yahya b. Ebi Kesir'den bu isnadla yukarki hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimi rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hassan haber Verdi. (Dediki): Bize Muâviye yani İbni Sellâm rivayet etti. (Dediki): Bana Yahya haber verdi. (Dediki): Bana Abdullah b. Ebî Katâde haber verdi. Ona da babası (Ebû Katâde) (Radiyallahu anh) haber vermişki, Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Hudeybiye gazasına iştirak etmiş. Ebû Katâde şöyle demiş: Müteakiben benden gayrı arkadaşlar Umreye niyet ettiler. Ben, bir yaban eşeği avlayarak ihrâmlı oldukları halde arkadaşlarıma yedirdim. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek, yanımızda bu hayvanın etinden artan bir parça bulunduğunu haber verdim. Bunun üzerine: — «Siz onu yiyin buyurdular.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize ismail b. ibrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Ebî Osman rivayet eyledi. H. Bana ibrahim b. Musa da rivayet etti. (Dediki): Bize isâ yâni ibnî Yunus, Evzâî'den naklen haber verdi. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân rivayet eyiedi. H. Bana Amru'n-Nâkıd ile Muhammed b. Rafi' dahi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrezzâk, Ma'mer'den rivayet etti. H. Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimi de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hassan haber verdi. (Dediki): Bize Muâviye rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Yahya b. Ebî Kesîr'den Hişâm hadîsi mânâsında ve onun isnadı ile rivayette bulunmuşlardır.
Bize Yahya b. Bişr el-Harîrî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye yâni İbni Sellâm, Yahya b. Ebî Kesîr'den naklen rivayet etti. Ona da Ya'Iâ b. Hakîm, ona da Saîd b. Cübeyr haber vermiş. Saîd, İbni Abbâs'ı şunu söylerken işitmiş : «Bir adam karısını kendine haram ederse bu bir yemindir; keffâretini verir.» İbni Abbâs: «Şüphesiz ki sizin için Resûlullah'da güzel bir nümune-i imtisal vardır.» âyetini de okumuş.
Bize Hasan b. Alî EI-Hulvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Tevbe rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye, Yahya b. Ebî.Kesîr'den, o da Ebû Seleme b. Abdirrahmân'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kimin yeri varsa onu eksin yahud dîn kardeşine bahşetsin; bunu yapmazsa yerine sahib olsun!» buyurdular.
Bize Hasan-ı Hulvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Tevbe rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye, Yahya b. Ebî Kesîr'den rivayet etti. Ona da Yezîd b. Nuaym, ona da Câbir b. Abdillâh haber vermişki, Câbir, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i müzâbene ile hukulden nehî buyururken işitmiş. Câbir b. Abdillâh demişki: «Müzâbene, hurmanın taze yemişini kuru hurma karşılığında satmak; hukul ise yeri kiraya vermektir.»
Bana İshâk b. Mansûr rivayet etti, (Dediki): Bize Yahya b. Salih haber verdi. (Dediki): Bize Muâviye, Yahya'dan —ki İbni Kesîr'dir— o da Yahya b. Ebî İshâk'dan naklen rivayet etti. Ona da Abdurrahman b. Eb! Bekra haber vermiş ki, Ebû Bekra: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize yasak etti... diyerek yukarıki rivayetin mislini nakletmiş.
Bize İshâk b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Yahyâ b. Salih El-Vuhâzî haber verdi. (Dediki): Bize Muâviye riyâyet etti. H. Bana Muhammed b. Sehl Et-Temîmî ile Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî de rivayet ettiler. Lâfız onlarındır. Bu râviler toptan Yahya b. Hassân'dan rivayette bulundular. (Demişki): Bize Muâviye —ki İbni Abdisselâm'dir— rivayet etti. (Dediki): Bana Yahya yâni İbni Kesir haber verdi. (Dediki): Ukbe b. Abdilgâfir'i: Ben Ebû Saîd'i şunu söylerken dinledim derken işittim: Bilal Bern hurması getirdi de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Bu nereden?» diye sordular. Bilâl: Hurmadır, evimizde idi; bayağıdır. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yiyecek olsun diye ben onun iki ölçeğini bir ölçeğe sattım, dedi. O zaman Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)) «Eyvah!.. Ribanın ta kendisi!.. Bunu yapma!.. Lâkın hurma satın alacak oldun mu, onu ayrıca sat, sonra onun kıymetiyle satın al!» buyurdu. İbni Sehl kendi rivayetinde kaydını zikretmedi.
Bana Muhammed b. Sehl b. Asker Et-Temimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hassan rivayet etti. H. Bize Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya —ki İbni Hassândır— haber verdi. (Dediki): Bize Muâviye (yâni İbni Sellâm) rivayet etti. (Dediki): Bize Zeyd b. Sellâm, Ebû Sellâm'dan rivayet etti. (Demişki): Huzeyfe b. Yemân şunları söyledi: — Yâ Resûlallah! Biz fenalıkta idik. Allah hayır getirdi. Şimdi biz onun içindeyiz. Acaba bu hayrın ardında bir şerr var mıdır? Dedim. «Evet!» cevâbını verdi. — Bu şerrin arkasında bir hayır var mıdır? Dedim. «Evet!» buyurdular. — Yâ bu hayrın arkasında bir şerr var mıdır? Dedim. «Evet!» cevâbını verdi. — Nasıl? Dedim. «Benden sonra benim doğru yolumdan gitmeyen ve benîm sünnetimle amel etmeyen hükümdarlar olacak. İçlerinde bîr takım adamlar türeyecek kî, kalpler! insan cisminde şeytan kalbi olacak!» buyurdu. — Ben buna yetişirsem ne yapayım yâ Resûlallah! Dedim. «Dînler ve emîre itaat edersin. Sırtın dövülse ve malın alınsa bile yine dinle ve itaat eyle!» buyurdular.
Bana Hasan b. Aliy El-Hulvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Tevbe rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye b. Sellâm, Zeyd b. Sellâm'dan naklen rivayet etti ki, kendisi Ebû Sellâm'ı şöyle derken işitmiş: Bana Nu'mân b. Beşîr rivayet etti. Dediki : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in minberinin yanında idim Bir adam: Ben müslüman olduktan sonra hiç bir amel işlememiş olmama aldırış etmem. Yalnız hacıları sulamam müstesna! Dedi. Bir başkası : — Ben müslüman olduktan sonra hiç bir amel işlememiş olmama aldırış etmem. Yalnız Mescid-i Haramı ta'mîr etmem müstesna! Dedi. Başka biri : — Allah yolunda cîhâd etmek sizin söylediğinizden efdaldiı; dedi. Bunun Üzerine Ömer kendilerini menetti. Ve — Bu gün cuma günüdür. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)''in minberinin yanında seslerinizi yükseltmeyin! Lâkin ben cumayı kıldığını zaman içeriye girer; sizin ihtilâf ettiğiniz hususu ona sorarım! Dedi. Arkacığından Allah (azze ve celle) : Siz hacıları sulamakla Mescİd-i Haramı tâmîr etmeyi Allah'a ve son güne îmân edip Allah yolunda cihâd eden kimse ile birmi tutuyorsunuz? [Tevbe 19] âyetini sonuna kadar indirdi.
Bu hadîsi bana Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hassan rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye rivayet etti. (Dediki): Bana Zeyd haber verdi ki, kendisi Ebû Sellâm'i şeyle derken işitmiş: Bana Nu'mân b. Beşîr rivayet etti. (Dediki): Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)"in minberi yanında idim... Râvî bu hadîsi, Ebû Tevbe'nin hadîsi gibi rivayet etmiştir.