

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadisi Buharı «Hacc» bahsinin bir-iki yerinde muhtasar ve mufassal olmak üzere tahrîc etmiştir. Urve'ye soran zât haccın Umreye tebdilini tecvîz edenlerin mezhebine göre bu mes'eleyi sormuş ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in veda haccında bunu yaptığını delîl göstermiştir. Urvede Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'in bunu bizzat kendisi yapmadığı gibi ondan sonra gelenlerin de yapmadığını bildirmiştir.» demişse de Nevevî bu mütâlâayı beğenmemiş ve: «Mes'ele Kaadı'nın dediği gibi değildir. Bilâkis bu cümle hem rivâyeten hem de ma'nen sahihdir. Çünkü (ilk işi beyti tavaf etmek oldu, başka bir şey yapmadı.) sözü Umreye ve sâir hacc fiillerine şâmildir. Bu cümle: (Sonra haccı değiştirip de onu Umreye veya kır'an'a nakletmedi) takdirindedir.» demiştir. Hadîsin sonundaki: «Rüknü istilâm edince hille çıkmışlar.» cümlesinden murâd: Hz. Âişe'den başkalarıdır. Çünkü Âişe (Radiyallahu anha) vedâ haccında kır'an'a niyet etmiş; Arafat'ta vakfe'den önce rüknü istilâmda bulunmamıştı. Hayzı sebebiyle bayram gününden Önce tavaf da yapamamıştı. Hz. Urve'nin annesi Esma binti Ebî Bekir*dir. «Rüknü istilâm edince hille çıkmışlar.» cümlesinden hazf vardır. Maksat tavaf ve sa'yı yapıp saçlarını kısalttıktan sonra ihram'dan çıkmış olmalarıdır. Hazfe sebep, bu husûsatın malûm olmasıdır. Dâvüdi'nin beyânına göre Hz. Osman'a ait olan söz Urve'nin, ondan öncekilere âit olan ise Hz. Âişe'nindir, Ebû Abdilmelik: «Hz. Âişe'nin sözü (Sonra başka bir şey yapmadı.) cümlesinde biter. Ebü Bekir'in haccından itibaren Urve'nin sözü başlar.» demiştir. Şu hâlde Dâvûdî'nin kavline göre hadis, muttasıl; Ebû Abdilmelik'in kavline göre bâzı yerleri munkatı' demektir. Çünkü Urve, Hz. Ebû Bekir ile Ömer'e yetişmemiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.