Ebü'l-Esved

6. tabaka

Muhammed b. Abdurrahman b. Nevfel b. el-Esved b. Nevfel b. Huveylid b. Esed b. Abdüluzzâ b. Kusay

Vefath. 130
Nisbeel-Kureşî, el-Esedî, el-Medenî
Tabaka6. tabaka

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Aişe r.anha'dan şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cünüp iken uyumak istediği zaman, avret mahallini yıkar ve namaz abdesti alırdı."
Ümmü Seleme (r.anha)'dan şöyle nakledilmiştir: "Hasta olduğumu Allah Resûlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arz ettim. O da: İnsanların arkasından deveye binerek tavaf buyurdu. Ben de bu şekilde tavafımı yaptım. O sırada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Kabe'nin karşısında namaza durup Tur suresini okuduğunu gördüm. Tekrar: 1619, 1626, 1633, 4853.
Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir: "Bir gün Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem odama gelmişti. O sırada yanımda iki kız çocuk vardı ve Buas savaşlarını anlatan şarkılar / marşlar söylüyorlardı. Nebi Sallallâhu aleyhi ve Sellem döşeğe uzandı ve yüzünü diğer tarafa çevirdi. Bir süre sonra Ebu Bekir geldi ve beni: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında şeytan işi çalgılarla eğleniyorsunuz, öyle mi?" diye azarlamaya başladı. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona yönelerek; "Rahat bırak çocukları!" dedi. Ben de Ebu Bekir'in boş bir anından faydalanıp çocuklara gözümle işaret ettim ve çıktılar. Tekrar: 952, 987, 2907, 3530, 3931
"Bir bayram günüydü. Habeşliler mızrak ve kalkanlarla halay çekip oynuyorlardı. Oyunu görmek istiyordum fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bu isteğimi söyleyip söylememekte tereddüt ettim. Bana; 'Oyunu görmek ister misin?' diye sorunca 'Evet' dedim. Nebi Sallallahu aleyhi ve Sellem beni tutup arkasına aldı ve ben de çenemi omuzuna dayayıp oyunu izlemeye başladım. Bu sırada yanağım onun yanağına değiyordu. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem oyun oynayanları gayrete getirmek maksadıyla: 'Haydi bakalım Erfide oğulları Beni Erfide, görelim sizi!' diyordu. Bir süre sonra ben artık sıkılınca, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bana: 'Bu kadar yeter mi?' diye sordu. Ben 'Evet' deyince 'İyi öyleyse, haydi git' buyurdu."
Aişe radıyallahu anha şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sabah namazının iki rekatını kılınca sağ yanı üzerine yatardı."
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Veda haccı yılı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte (hac için Medine'den) yola çıktık. Bir kısmımız umre için, bir kısmımız, umre ve hac için telbiye getirip ihrama girmişti. Bazılarımız da hac için ihrama girmişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de hac için ihrama girmişti. Hac için ve umre ile beraber hac yapmak için ihrama girenler kurban bayramının ilk gününe kadar ihramdan çıkmadılar."
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye gelince ilk önce abdest aldı sonra da tavaf etti. Bunları umre olarak saymazdı. (Bunları umre kabul edip ihram'dan çıkmazdı). Daha sonra Ebu Bekir ve Ömer de bu şekilde hac yapmışlardır." Hadisi Hz. Aişe'den rivayet eden Urve: "Daha sonra ben babam Zübeyr ile hac yaptım. O da önce tavaf ederek başladı. Daha sonra Muhacirlerin ve Ensarın da aynı şekilde yaptığını gördüm. Annem Esma bana, kendisinin, kız kardeşi Aişe'nin, falan falan kişilerin umre niyetiyle ihrama girdiklerini, verdi" demiştir. 1614 nolu Hadisin geçtiği diğer yerler : 1641. 1615 nolu Hadisin geçtiği diğer yerler : 1642, 1796.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Asbag b. el-Ferec ← İbn Vehb ← Amr b. Dînâr ← Ebü'l-Esved ← Âişe bint Ebû Bekir
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye gelince ilk önce abdest aldı sonra da tavaf etti. Bunları umre olarak saymazdı. (Bunları umre kabul edip ihram'dan çıkmazdı). Daha sonra Ebu Bekir ve Ömer de bu şekilde hac yapmışlardır." Hadisi Hz. Aişe'den rivayet eden Urve: "Daha sonra ben babam Zübeyr ile hac yaptım. O da önce tavaf ederek başladı. Daha sonra Muhacirlerin ve Ensarın da aynı şekilde yaptığını gördüm. Annem Esma bana, kendisinin, kız kardeşi Aişe'nin, falan falan kişilerin umre niyetiyle ihrama girdiklerini, verdi" demiştir. 1614 nolu Hadisin geçtiği diğer yerler : 1641. 1615 nolu Hadisin geçtiği diğer yerler : 1642, 1796.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Asbag b. el-Ferec ← İbn Vehb ← Amr b. Dînâr ← Ebü'l-Esved ← Âişe bint Ebû Bekir
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımlarından Ümmü Seleme (r.anha) şöyle anlatır: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e rahatsız (mecalsiz) olduğumu arz ettim. Bana, "İnsanların (tavaf yaptığı yerin) arka tarafından binek üzerinde tavaf et" diye buyurdu. Ben tavaf yaptığım sırada Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem de Kabe'ye doğru yönelmiş Tur suresinin ilk ayetlerini okuyordu. "
Ümmü Seleme, "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e rahatsız olduğumu arz ettim" demiştir. Urve'den şöyle nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'de bulunuyordu. Ümmü Seleme de rahatsız olduğu için henüz tavaf etmemiş bir halde iken (Mekke'den) çıkmak isteyince Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Herkes sabah namazını kıldığı sırada sen tavaf et" buyurdu. Ümmü Seleme de namaz kılmadan tavaf yaptı, tavaftan sonra namazını kıldı" demiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Ebü'l-Esved ← Urve b. Zübeyr ← Zeyneb bint Ebû Seleme ← Ümmü Seleme
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımlarından Ümmü Seleme (r.anha) şöyle anlatır: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e rahatsız (mecalsiz) olduğumu arz ettim. Bana, "İnsanların arkasından binek üzerinde tavaf et" buyurdu. Ben tavaf ederken Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kabe'ye doğru yönelip Tur suresinin ilk ayetlerini okuyordu."
Abdurrahman İbn Nevfel el-Kuraşî'den nakledildiğine göre kendisi, Urve İbn Zübeyr'e (Resulullah'ın yaptığı hac hakkında) soru sormuş bu soruya Urve şöyle cevap vermiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hac yaptı. Bana, Hz. Aişe'nin haber verdiğine göre, Hz. Nebi Mekke'ye geldiğinde ilk önce abdest aldı ve tavaf etti. Bu bir umre sayılmamıştır. Daha sonra Ebu Bekir hac yaptı. O da ilk önce Kabe'yi tavaf etti. Bu da bir umre sayılmadı. Daha sonra Ömer de böyle yaptı. Sonra Osman (r.a.) hac yaptı. Onun da ilk yaptığı Kabe'yi tavaf etmekti. Bu da bir umre sayılmadı. Muaviye ve Abdullah İbn Ömer de böyle yapmışlardı. Sonra ben babam Zübeyr İbn Avvam ile birlikte hac yaptım. Onun da ilk yaptığı iş Kabe'yi tavaf etmek oldu. Bu da bir umre sayılmadı. Muhacirlerin ve ensar da böyle yaptığını gördüm. Bu da bir umre sayılmadı. Bu konuda en son gördüğüm kişi İbn Ömer'dir. O da haccını bozup umreye çevirmemiştir. İbn Ömer yanlarında idi. Neden bu konuyu ona sormuyorlar?! Ne o, ne de ondan sonra gelen selefimiz, bir şeye başlayıp da tavaf yapmak üzere adımlarını atınca asla (tamamlamadıkça) ihramdan çıkmamışlardır. Annemi ve teyzemi gördüm. Onlar da tavaf'tan önce hiçbir şey yapmadılar ve (tavafa başladıktan sonra da) asla ihramdan çıkmadılar."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Îsâ ← İbn Vehb ← Amr b. el-Hâris ← Ebü'l-Esved
Bana annem (Esma binti Ebû Bekir) şöyle haber verdi: "Kendisi, kız kardeşi (Aişe), Zübeyr ve falanca kişiler ihrama girmişler, (Hacerü'l-Esved) rüknüne el sürünce ihramdan çıkmışlardı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Îsâ ← İbn Vehb ← Amr b. el-Hâris ← Ebü'l-Esved
Ebu Bekir'in kızı Esma'nın azatlısı Abdullah, Esma'nın her Cuhun'a gidişte şöyle dediğini duyardı: Allah, Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e merhamet etsin. Onunla birlikte burada konakladık. O zaman eşyamız hafif, devemiz ve azığımız da azdı. Ben, kardeşim Aişe, Zübeyr ve falanlar umre için ihram'a girdik. Kabe'ye ellerimizi sürdüğümüzde geceden hac için telbiye getirdik.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Îsâ ← İbn Vehb ← Amr b. Dînâr ← Ebü'l-Esved ← Abdullah Mevlâ Esmâ
Aişe r.anha şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabı kendi elleriyle çalışırlar, bu sebeple de vücutlarında koku olurdu. Bu yüzden onlara (Cum'a günleri Cum'a namazına gelirken) "yıkansanız İyi olur" denildi.
Aişe r.anha'nın rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim sahipsiz bir araziyi imar ederse o kimse söz konusu arazide, diğerlerinden daha çok hak sahibi olur." Urve r.a., "Ömer, hilafeti sırasında bu şekilde hüküm vermiştir" demiştir.
Abdullah İbn Amr r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken işittim: "Her kim malı uğruna savaşırsa şehit olur." Diğer tahric: Tirmizî, Diyat; Müslim, Müsakât
Hz. Aişe şöyle demiştir: "Bir gün Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem odama geldi. O sırada yanımda iki kız çocuk vardı ve Buas savaşlarını anlatan şarkılar-ezgiler söylüyorlardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yerdeki mindere uzandı ve yüzünü diğer tarafa çevirdi. Bir süre sonra Ebu Bekir geldi ve beni: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında şeytan işi çalgılarla eğleniyorsunuz, öyle mi?" diye azarlamaya başladı. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona yönelerek: "Rahat bırak çocukları!" dedi. Ben de Ebu Bekir'in boş bir anından faydalanıp çocuklara gözümle işaret ettim ve çıktılar."
"Bir bayram günüydü. Habeşliler mızrak ve kalkanlarla halay çekip oynuyorlardı. Oyunu görmek istiyordum fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bu isteğimi söyleyip söylememekte tereddüt ettim. Bana: "Oyunu görmek ister misin?" diye sorunca "evet" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni tutup arkasına aldı. Bu sırada yanağım onun yanağına değiyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oyun oynayanları gayrete getirmek maksadıyla: "Haydi bakalım Erfide oğulları, görelim siziı" diyordu. Bir süre sonra ben artık sıkılınca, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: "Bu kadar yeter mi?" diye sordu. Ben "evet" deyince: "İyi öyleyse, haydi git" buyurdu."
Ensar'dan Havle radiyaııahu anha dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Öyle insanlar var ki, Allah'ın (Müslümanlara verdiği) malını haksız bir şekilde kullanıp harcıyorlar. Kıyamet gününde cehennem ateşi onların olur." KİTABU’L-HUMUS EK SAYFA – 1294-2 8- RESULULLAH S.A.V.: "GANİMET SİZLERE HELAL KILINDI" BUYURMUŞTUR. Allah Teala şöyle buyurdu: "Allah size elde edeceğiniz pek çok ganimet vaad etmiştir. " [Feth, 20] Ganimetler Nebi s.a.v. tarafından ayrıntıları hakkında bir açıklama (beyan) yapılana kadar bütün Müslümanların hakkıdır.
Aişe (radiyallahu anha)’dan nakledilmiştir: "Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şunları söylediğini işittim: "Melekler bulut içerisinde inerler ve gökte olacağı yazılan hususları konuşurlar. Şeytanlar da bu konuşulanları duymak için sinsi sinsi hareket ederler. Kimisi duyar ve duyduklarını kahinlere fısıldar. Bu sırada da söylediklerine kendi uydurdukları yüz yalan daha katarlar. " Tekrarı: 3288, 5762, 6213, 7561.
Hz. Aişe r.anha'nın naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Melekler gökyüzünde bulutlar arasında yeryüzünde olacak işleri konuşurlar. Bu sırada şeytanlar da onlardan bir şeyler duymak için çalışırlar ve duydukları sözü tıpkı bir testinin doldurulması gibi kahinlerin kulaklarına aktarırlar. Bununla da kalmaz o söze kendilerinden yüz yalan daha katarlar."
Urve b. ez-Zubeyr dedi ki: "Abdullah b. ez-Zübeyr, Zühre oğullarından birkaç kişi ile birlikte Aişe'nin yanına gitti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e olan akrabalıkları dolayısıyla onlara karşı her şeyden çok ince (ve hassas) idi." Tekrar: 3505 ve 6073
Rivayet zinciri: Buhârî ← Leys b. Sa'd ← Ebü'l-Esved ← Urve b. Zübeyr
Urve b. ez-Zubeyr dedi ki: Abdullah b. ez-Zubeyr, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Ebu Bekir'den sonra Aişe'nin insanlar arasında en sevdiği kişi idi. o da bütün insanlar arasında ona karşı en iyi davranan kimse idi. Allah'ın rızkından kendisine gelen hiçbir şeyi elinde tutmaz, tasadduk ederdi. İbnu'z-Zubeyr: Bunun bu gibi tasarruflardan alıkonulması gerekir deyince, Aişe r.anha: Benim mi tasarrufum engellenecek, dedi. Onunla konuşmamayı adıyorum. İbnu'z-Zubeyr Kureyşli bazı adamları ve özellikle de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in deyılarını ona şefaatçi gönderdi. Ancak o kabul etmedi. Aralarında Abdurrahman b. el-Esved b. Abd-i Yeğus ile el-Misver b. Mahreme'nin de bulunduğu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in deyıları olan Zühre oğullarına mensup kimseler ona dediler ki: Biz ondan (yanına girmek için) izin istediğimizde sen de kendini içeri hicabı geçerek yanına gir. O da bunu yaptı. (Daha sonra yemin keffareti dolayısıyla azat etmek üzere) ona on köle gönderdi, o da bu köleleri azad etti. Bundan sonra köle azad etmeye devam etti. Nihayet azad ettiği kölelerin sayısı kırka ulaştı ve şöyle dedi: "Keşke yemin ettiğim zaman yapıp da bitireceğim bir ameli sözkonusu etmiş olsaydım."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Leys b. Sa'd ← Ebü'l-Esved ← Urve b. Zübeyr
Aişe r.anha dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte çıktık. Bizden kimimiz umre niyetiyle ihrama girmiş, kimimiz hac niyetiyle ihrama girmişti. Kimimiz de hem umre, hem de hac yapmak üzere ihrama girmişti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise hac niyetiyle ihrama girmişti. Hac niyetiyle . yahut da haccı ve umreyi birlikte eda etmek niyetiyle ihrama girenler Nahr günü (kurban bayramının birinci günü)ne kadar ihramdan çıkmadılar."
Muhammed İbn Abdirrahman Ebu'l-Esved'den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Medine halkının bir ordu çıkarması kesinleşmişti. Ben de bu orduya yazılmıştım. Derken İbn Abbas'ın azatlı kölesi İkrime ile karşılaştım. Ona, orduya yazıldığımı haber verdim. İkrime benim orduya katılmarnı kesin bir dille yasakladı ve İbn Abbas'ın kendisine şöyle dediğini anlattı: Bazı Müslümanlar [imanlarını gizleyerek] müşriklerle birlikte [Mekke'de] kalmıştı. Hz. Nebi döneminde [yapılan Bedir savaşına katılarak] onların çok görünmesine neden olmuşlardı. Savaşta oklar atılıyordu. Bu okı ar müşriklerin içinde bulunan Müslümanlara isabet edip onları öldürüyordu. Bazen de onlar, savrulan kılıç darbeleriyle can veriyorlardı. Bunun üzerine Allah Teala şu ayeti indirdi: "Kendilerine yazık eden kimselere melekler, canlarını alırken: 'Ne işde idiniz!' diye sordular. Bunlar: 'Biz yeryüzünde çaresizdik,' diye cevap verdiler. Melekler de: 'Allah'ın yeri geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!' dediler."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yezîd ← Hayve b. Şüreyh ← Ebü'l-Esved
Aişe r.anha'dan şöyle rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem gece namazına kalkar, ayakları çat1ayıncaya kadar kıyamda dururdu. Bunun üzerine Hz. Aişe ona; "Ey Allah'ın Elçisi! Allah Teala senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladığı halde neden böyle yapıyorsun?" diye sormuştu. O da; "Rabbine şükreden bir kulolmayı istemeyeyim mi?" diyerek cevap vermişti. Hz. Nebi yaşı ilerleyince oturarak namaz kılardı. Rüku'a gitmek istediği zaman ayağa kalkar, Kurlanldan ayetler okur ve rukC'a varırdı. Fethu'l-Bari Açıklaması: .....Kesura lahmuhu ifadesini Davui' kabul etmemiş ve bu konuda şunları söylemiştir: "Aslında bu ifade .............felemma beddene (yaşı ilerledi) şeklindedir. Öyle anlaşılıyor ki, hadisin ravisi bu ifadeyi Hz.Nebi'in kilo alması şeklinde izah etmiştir." İbnu'l-Cevzi' de şu şekilde buna itiraz etmiştir: "Kesinlikle hiç kimse Hz. Nebi'li şişman olarak tavsif etmemiştir. Allah ResClü sallallahu aleyhi ve sellem ömründe bir gün içinde iki defa doya doya arpa ekmeği yememiştir. Öyle tahmin ediyorum ki, ravilerden biri, 0/beddene fiilini görünce bunun "eti çoğaldı" anlamına geldiğini zannetmiştir. Halbuki bu kelimenin anlamı bu değildir. Bu kelime "yaşlandı" anlamına gelir. Hz. Nebi'in oturarak namaz kılması, rükC' yapmak için ayağa kalkması, Kur'an okuyup rüku'a gitmesi "Kitabu taksi'ri's-salat"ta geçmişti.(1118. hadiste)
Ümmü Seleme'nin şöyle söylediği rivayet edilmiştir: [Hac esnasında] Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem dermansızlığımdan dert yandım. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bir deveye binerek insanların arkasından tavaf et," dedi. Ben de Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ka'be'nin yanı başında namaz kılarken ve "ve't-Tur ve kitabin mestur" suresini okurken tavaf yaptım.
Abdullah İbn Amr'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana 'kuran'ı bir ayda hatmet!' dedi. Ben, 'bundan daha fazlasını yapacak güce sahibim' diye karşılık verdim. Nihayet Allah Reslilü şöyle buyurdu: Kur'arı'! yedi günde hatmet! Bundan daha ileri gitme!"
Urve şöyle demiştir: Abdullah b. Amr hacca giderken bizim yanımıza uğradı ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şu sözlerini nakletti: "Şüphesiz Allah ilmi size verdikten sonra (hafızalarınızdan) zorla söküp almaz. Fakat bunu kendilerinden ilim adamlarını bilgileriyle birlikte (toplumun içinden) çekip alarak yapar. Artık geride çok cahil birtakım insanlar kalır. (O sırada halk tarafından bunlara) dinı şeyler sorulur. Onlar da şahsı görüşlerine göre cevap verirler. Böylece hem insanları saptırırlar, hem de kendileri sapar giderler. " Urve şöyle dedi: Ben bu hadisi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eşi Aişe r. anha'ya rivayet ettim. Sonra Abdullah b. Amr daha sonra bir hac daha yaptı. Hz. Aişe r.a. bana "Ey kız kardeşimin oğlu! Abdullah b. Amr'a git de senin bana ondan rivayet etmiş olduğun hadisi benim için bir tespit et1" dedi. Bunun üzerine ben ona gittim ve o hadisi kendisine sordum. Abdullah b. Amr, bana sözkonusu hadisi daha önce rivayet ettiği gibi aynen nakletti. Akabinde Aişe r.anha'ya geldim ve bunu kendisine haber verdim. Aişe r.anha hayret etti ve "Valiahi Abdullah b. Amr bu hadisi sağlam ezberlemiş" dedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Saîd b. Telîd ← İbn Vehb ← Ebû Şüreyh ← Ebü'l-Esved ← Urve b. Zübeyr ← Abdullah b. Amr