Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Aişe r.anha'dan şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cünüp iken uyumak istediği zaman, avret mahallini yıkar ve namaz abdesti alırdı."
Aişe (r.anha)'dan nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında insanlar gerek evlerinden gerekse Medine'ye dört mil mesafedeki veya daha uzak bölgelerdeki yerleşim birimlerinden (avali) nöbet usulüyle Cum'a namazına gelirlerdi. Bunlar namaza üstleri başları toz içinde gelirlerdi. Terledikleri için toz toprak vücutlarına iyice yapışırdı ve bedenlerinden ter kokusu yayılırdı. Bir defasında bunlardan birisi Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldi. Ben de orada bulunuyordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şahsa şöyle buyurdu: "Bari bu gün için iyice temizlenseniz, ne kadar iyi olur!"
Ömer (b. el-Hattab r.a.)'in torunu Hamza İbn Abdullah şöyle der: Abdullah İbn Ömer (r.a.)'i şöyle derken işittim: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Daima insanlardan isteyen kimse kıyamet günü yüzünde hiçbir et parçası bile bulunmayan bir halde gelecektir."
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur:"Kıyamet günü güneş o kadar yaklaşır ki dökülen terler, kulakların yarısına kadar ulaşır. Bu sırada Adem'den yardım diler. Sonra Musa'dan, sonra da Muhammed'den." Abdullah İbn Salih el-Cühenî şu ilaveyi yapmıştır: "Yaratılanlar hakkında hüküm verilmesi için şefaatte bulunur. Yürür, (cennet) kapısının halkasını tutar. İşte o gün Allah (c.c) ona makam-ı Mahmud'u verir. Bütün herkes onu över." Hamza'dan nakledildiğine göre, İbn Ömer, dilenmekle ilgili bu hadisi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işitmiştir. Tekrar: 4718
Aişe r.anha'dan nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse ölür ve tutması gereken oruç borcu olursa velisi onun adına tutar."
Aişe r.anha'nın rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim sahipsiz bir araziyi imar ederse o kimse söz konusu arazide, diğerlerinden daha çok hak sahibi olur." Urve r.a., "Ömer, hilafeti sırasında bu şekilde hüküm vermiştir" demiştir.
Aişe (radiyallahu anha)’dan nakledilmiştir: "Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şunları söylediğini işittim: "Melekler bulut içerisinde inerler ve gökte olacağı yazılan hususları konuşurlar. Şeytanlar da bu konuşulanları duymak için sinsi sinsi hareket ederler. Kimisi duyar ve duyduklarını kahinlere fısıldar. Bu sırada da söylediklerine kendi uydurdukları yüz yalan daha katarlar. " Tekrarı: 3288, 5762, 6213, 7561.
Ebu Katade'nin nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Salih olan rüya Allah tarafındandır. Hulm de şeytandandır. Kim rüyada hoşuna gitmeyecek bir şey görürse (uyanınca) sol tarafına üç defa 'tuh' desin ve şeytanın şerrinden Allah'a sığınsın. Bu suretle o düş, sahibine zarar vermez ve muhakkak ki şeytan benim kıfığıma giremez."
Bana Harmeletü'bnü Yahya da rivayet etti. (Dediki) : Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki) : Bana Amr b. Haris, Ubeydullah b. Ebl Ca'fer'den, o da Abdurrahmân El - A'râc'dan, o da Ebu Hureyre'den o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den yukarki hadîsin mislini haber verdi.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amrû'n-Nakid ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İbni Uyeyne rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbnü'l-Mübarek, Ma'mer ile Evzâî, Mâlik b. Enes ve Yûnus'dan naklen haber verdi. H. Bize İbni Numeyr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize îbnü'I-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahhâb rivayet, etti. Bunlar topdan Ubeydullah'dan ve hepsi Zührî'den, o da Ebu Seleme'den, o da Ebu Hureyre'den o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Yahyâ*nın, Mâlik'den rivayet ettiği hadis gibi rivayet de bulunmuşlardır. Hiç birinin rivayetinde: «İmamla birlikde» kaydı yokdur. Ubeydullah'ın hadisinde: «Namazın bütününe yetişti demekdir,» buyurdu kaydı vardır.
Bana Hârûn b. Said El-Eylî ile Ahmed b. îsâ rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İbni Vehb rivayet etti. Dediki: Bana Amr, Ubeydullah b. Ebî Ca'fer'den naklen haber verdi. Ona da Muhammed b. Ca'feı Urvetü'bnü'z-Zübeyr'den naklen rivayet etmiş. Urve de Âişe'den rivâye etmiş ki, Âişe şöyle demiş: «Halk cumâ'ya yaylalardaki evlerinden gelirlerdi. Aba içinde gelirler de toza bulanırlar; kendilerinden (ter) kokusu çıkardı. (Bir defa) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim yanımda iken ona, bunlardan bir adam geldi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem (onun hâlini görünce) : — Siz bu gün için temizlensenize!...» buyurdular.
Bana Ebû't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Leys, Ubeydullah b. Ebî Ca'fer'den, o da Hamzatü'bnü Abdillâh b. Ömer'den naklen haber verdi. Hamza, babasını şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Bâzı kimseler taa kıyamet günü yüzünde bir parça et kalmaksızın (huzûr-u İlâhîye) gelinceye kadar âlemden dilenmeye devam edeceklerdir.
Bana Harun b. Saîd El-Eyli ile Ahmed b. İsa rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ibni Vehb rivayet etti. (Dediki) Bize Amr b. Haris, Ubeydullah b. Ebî Cafer'den, o da Muhammed b. Ca'fer b. Zâbeyr'den, o da Urve'den o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen haber verdi ki: Resulullah (Salllahu Aleyhi ve Sellem) ; «Her kim üzerinde oruç borcu olduğu halde ölürse onun nâmına velisi oruç tutar.» buyurmuşlar.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbni Ebî Ca'fer'den, o da Cülâh Ebû Kesîr'den naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Haneş es-San'ânî, Fadâle b. Ubeyd'den, rivayet etti. Şöyle demiş: Hayber gazası günü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber bulunuyor; yahudîlerden bir okıyye altını iki-üç dinara satın alıyorduk. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Altın mukabilinde altını ancak tartısı tartısına satın!» buyurdular.
Bize Kuteybe b. Saîd île İbni Rumh, Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Züheyr b. Harb ile Îbni'l-Müsennâ dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya —ki El-Kattân'dır— rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti, (Dediki): Bize Aliy b. Müshir rivayet etti. Bunların hepsi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail (yâni İbni Uleyye) rivayet etti. H. Bize Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti, (Dediki): Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Eyyûb-i Sahtiyanı ile Eyyûb b. Mûsâ ve İsmail b. Ümeyye'den naklen haber verdi. H. Bana Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Nuaym haber verdi. (Dediki): Bize Süfyân, Eyyûb ile İsmâîl b. Ümeyye'den ve Ubeydullah ile Mûsâ b. Ukbe'den rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi' dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana İsmâîl b. Ümeyye haber verdi. H. Bana Ebû't-Tâhir de rivayet etli. (Dediki): Bize İbni Vehb, Hanzale b. Ebi Süfyân El-Cümahî ile Ubeydullah b. Ömer, Mâlik b. Enes ve Usâme b. Zeyd El-Leysî'den naklen haber verdi. Bu râvİIerin hepsi Nâfi'den, o- da İbni Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Yahya'nın, Mâlîk'den naklettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki, bazısı (sadece) «kıymeti» demiş; bazıları: «kıymeti üç dirhem olan» demişlerdir.
Bize bu hadîsi Kuteybetü'bnü Saîd ile Muhammed b. Rumh dahî hep birden Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Aliy b. Müshir rivayet etti. H. Bize İbnü Numeyr dahi rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. Her iki râvi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Ebû'r-Rabî' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmâîl (yâni îbni Uleyye) rivayet etti. Bu râviler toptan Eyyûb'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize İbni Ebî Ömer dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, İsmail b, Ümeyye'den naklen rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk, Ma'mer'den, o da Eyyûb'dan, İbni Cüreyc dahî Musa'dan naklen rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar varki her birinin hadîsinde «Fe yünte-sele» denilmiştir. Yalnız Leys b. Sa'd müstesna! Çünkü onun hadîsinde Mâlik'in rivayetinde olduğu gibi «fe* yüntekalü taâmuh» ibaresi vardır.
Bize Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim, ikisi birden El-Mukrî'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize Abdullah b. Yezîd rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Ebî Eyyûb, Ubeydullah b. Ebî Ca'fer El-Kuraşî'den, o da Salim b. Ebî Salim El-Ceyşânî'den, o da babasından, o da Ebû Zerr'den naklen rivayet ettiki, ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yâ Ebâ Zerr! Gerçekten ben seni zayıf görüyorum. Ben senin için kendime sevdiğim şeyi severim. Sakın iki kişî üzerine hâkim olma! Ve sakın yetîm malına velî olma!» buyurmuşlar.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sailallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki: «Müslüman bir kimseye sevdiği, sevmediği (her) hususta (âmirini) dinleyip itaat etmek gerekir. Meğer ki, kendisine ma'sİyet emredile! Eğer ma'siyet emredilirse ne dinlemek vardır, ne de itaat!» buyurmuşlar.
Bize İbnü Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Abdillâh b. Bükeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, UbeydulIah b. Ebî Ca'ferden, o da Bükeyr b. Abdillâh b. Eşecc'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti ki. kendisi İbni Mutî'a gelmiş... Ve İbni Ömer Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den yukariki hadîs gibî rivayette bulunmuştur.
Bize yine Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh ve Kuteybe b. Saîd, Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Halef b. Hİşâm ile Ebu'r-Rabî' ve Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd —bu zât İbni Zeyd'dir— Eyyûb'dan rivayet etti. H. Bize Züheyr b. Harb da rivayet elti. (Dediki): Bize İsmail, Eyyûb'dan rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe de rivayet etti, (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ ile Ubeydullah b. Saîd dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya —ki El-Kattân'dır— rivayet etti. Bunların hepsi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Alî b, Hucr ile Ahmed b. Abde ve İbni Ebî Ömer de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân, İsmâîl b. Ümeyye'den rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Mûsâ b. Ukbe haber verdi. H. Bize Hârûn b. Saîd El-Eylî dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Usâme (yânı İbni Zeyd) haber verdi. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, naklen Mâlik'in Nâfi'den rivayet ettiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Eyyûb'un, Hammad'la İbni Uleyye tarafından rivayet olunan hadîsinde şuna ziyade etmiştir: «Abdullah Dediki: Ben geçmiş olarak geldim. At beni mescid'den atlattı.»
Bize Kuteybe ile Rumh da Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Aliy b. Müshir'le Abdullah b. Numeyr rivayet ettiler. H. Bize îbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Hârûn b. Saîd El-Eylî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Usâme rivayet etti. Bunların hepsi Nâfi'den, o da îbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlikin Nâfiden rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ikisi birden EI-Mukrî'den rivayet ettiler. Ebû Bekr (Dediki): Bize Ebû Abdirrahman El-Mukrî', Saîd b. Ebî Eyyûb'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Ubeyduîlah b. Ebî Cafer, Abdurrahman El-A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir kimseye reyhan takdim edilirse onu reddetmez. Zira reyhanın taşınması, hafif kokusu güzeldir.» buyurdular.