Hamze b. Abdullah b. Ömer

Ebû Umâre · 3. tabaka

Hamza b. Abdullah b. Ömer b. Hattâb

DoğumMedine
Vefath. 110 · Medine
KünyeEbû Umâre
Nisbeel-Medenî, el-Kureşî, el-Adevî
Yaşadığı yerlerMedine
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Ailesi

Babası
ibn Umar
Annesi
Umm Walad
Eşi
Umm Hakim bint al-Mughira, Um Walad
Kardeşleri
Salim bin 'Abdullah bin 'Umar, 'Ubaidullah bin 'Abdullah bin 'Umar, Zayd bin 'Abdullah bin 'Umar, 'Abdullah bin 'Abdullah Ibn 'Umar, 'Umar bin 'Abdullah Ibn 'Umar, Bilal bin 'Abdullah bin 'Umar
Çocukları
'Umar bin Hamza bin 'Abdullah, Umm Mughira, 'Ubda, 'Uthman, Mua'wiya, Umm 'Amr, Umm Khultum, Ibrahim, Umm Salama, 'Aisha, Layla

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Abdullah İbn Ömer'in oğlu Hamza'nın rivayet ettiğine göre İbn Ömer şöyle demiştir: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle dediğini duydum: "Uykuda iken bana bir kadeh süt getirdiler. O kadar içtim ki süt'e olan kanıklığım ta tırnaklarımdan çıktı. Sonra fazlasını Hattab oğlu Ömer'e verdim". Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e: "Ey Allah'ın Resulü bunu ne ile te'vil ettin?" diye sordular. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem: "İlim ile" buyurdu. Tekrar: 3681, 7006, 7007, 7027, 7032 Diğer tahric edenler: Darimî, Rüya; Tirmizi Rüya
Hamza İbn Abdullah, babasının (ibn-i Ömer’in) şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında köpekler işerdi, mescide girer çıkardı da bundan dolayı (mescidi yıkamak için) hiç su serpmezlerdi.
İbn Şihab'tan gelen bilgiye göre: Hamza İbn Abdullah'ın babasının şöyle dediği nakledilmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hastalığının ilerlediği günlerin birinde namaza çıkması için ashabın hatırlatması üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Ebu Bekir (r.a.)'e söyleyin insanlara namazı kıldırsın' buyurdu. Aişe (r.anha); 'Ebu Bekir pek yufka yürekli, hisli bir insandır, namaz kıldırırken Kur'an okumaya başladığında gözyaşlarına hakim olamayıp ağlar' deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem emrini tekrar etti. Aişe (r.anha) aynı şekilde mukabelede bulununca Nebiyy-i Muhterem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu; 'Söyleyin Ebu Bekir'e namazı kıldırsın, "Yusuf un başını derde sokan siz kadınlar değil misiniz zaten!?'
Ömer (b. el-Hattab r.a.)'in torunu Hamza İbn Abdullah şöyle der: Abdullah İbn Ömer (r.a.)'i şöyle derken işittim: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Daima insanlardan isteyen kimse kıyamet günü yüzünde hiçbir et parçası bile bulunmayan bir halde gelecektir."
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur:"Kıyamet günü güneş o kadar yaklaşır ki dökülen terler, kulakların yarısına kadar ulaşır. Bu sırada Adem'den yardım diler. Sonra Musa'dan, sonra da Muhammed'den." Abdullah İbn Salih el-Cühenî şu ilaveyi yapmıştır: "Yaratılanlar hakkında hüküm verilmesi için şefaatte bulunur. Yürür, (cennet) kapısının halkasını tutar. İşte o gün Allah (c.c) ona makam-ı Mahmud'u verir. Bütün herkes onu över." Hamza'dan nakledildiğine göre, İbn Ömer, dilenmekle ilgili bu hadisi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işitmiştir. Tekrar: 4718
Hamza'nın, onun babasından rivayetine gör'e Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ben uyurken --sütü kastederek-- içtim. Nihayet süte kanmışlığımın tırnağımda -ya da tırnaklarımda- aktığını hissettim. Sonra Ömer'e verdim. Ey Allah'ın Resulü, ne diye yorumladın, diye sordular. O da: İlim, diye cevap verdi."
Abdullah İbn Ömer r.a.'dan rivayete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Uğursuzluk kadında, evde ve attadır."
Abdullah b. Ömer r.a.'dan, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Hastalığın bulaşması yoktur, uğursuzluk yoktur. Uğursuzluk ancak üç şeydedir: Atta, kadında ve evde."
İbn Ömer'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Uyuduğum bir sırada bana silt dolu bir kadeh verildi. Bu kadehten o kadar içtim ki, süte kanma eserlerinin ta tırnaklarından sızdığını hala duyuyorum. Sonra artanını Ömer'e verdim." Sahabiler "Ya Resulallah! Bunu ne ile tabir ettin?" diye sordular. Resulullah "İlim ile" cevabını verdi.
Abdullah b. Ömer r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle anlatmıştır: "Uyuduğum bir sırada bana süt dolu bir kadeh verildi. Bu kadehten o kadar içtim ki kamp doymayı ta parmak uçlarımdan çıkarken duyuyordum. Sonra artanım Ömer b. el-Hattab'a verdim." Resulullah'ın etrafında bulunan sahabiler "Ya Resulallah! Bunu ne ile tabir ettin?" diye sordular. O da "ilim ile" diye cevap verdi.
Hamza b. Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemiden işittim şöyle diyordu: "Uyuduğum bir sırada bana süt dolu bir kadeh verildi. Bu kadehten o kadar içtim ki, süte kanma eserlerinin akmakta olduğunu hala görüyorum. Sonra artanını Ömer'e verdim." Sahabiler "Ya Resulallah! Bunu ne ile tabir ettin?" diye sordular. O da "İlim ile" diye cevap verdi.
Abdullah b. Ömer'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Uyuduğum bir sırada bana süt dolu bir kadeh getirildi. Ben ondan içtim. Sonra artanı Ömer b. el-Hattab'a verdim." Sahabiler "Ya Resulallah! Bunu ne ile tabir ettin?" diye sordular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "İlim ile" diye cevap verdi.
İbn Ömer'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Allah bir kavme azap indirince, o kavim içinde bulunan her ferde azap gelir. Sonra herkes kendi amellerine göre diriltilir" buyurdu.
Bize Muhammed b. Rafı İle Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Lâfız İbni Râ'fi'indir. Abd: Bize haber verdi, tâbirini kullandı. İbni Râ'fi' ise: Bize Abdürrezzâk rivayet etti, dedi. Abdürrezzâk: Bize Ma'mer haber verdi, demiş. Zühri' demiş ki: Bana da Hamzetü'bnü Abdillah b. Ömer, Âişe'den naklen haber verdi. Aişe şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim evime girdiği vakit; «Ebu Bekir'e emredin de cemaata namaz kıldırıversin.» buyurdular. Bunun üzerine ben: Yâ Resulullah, şüphesiz ki Ebu Bekir yumuşak kalpli bîr zâttır. Kur'ân okuduğu vakit göz yaşını tutamaz, onun için sen Ebu Bekir'den başkasına emretsen iyi olur, dedim. Vallahi içimde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yerine geçecek ilk zât île halkın teşe'üm etmeleri endişesinden başka bir şey yoktu. Bu sebeple kendisine iki veya üç defa müracâat ettim. Neticede Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cemaata Ebu Bekir namaz kıldırsın! Hiç şüphe yokki sizler Yusuf'un zamanındaki kadınlar gibisiniz.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül'a'lâ b. Abdil'a'lâ, Ma'mer'den, o da Zührî'nin kardeşi Abdullah b. Müslim'den, o da Hamzatü'bnu Abdillâh'dan, o da babasından naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Dilencilik bâzınızın başı ile beraber gidecek hattâ huzûr-u ilâhiye yüzünde bir parça et kalmaksızın çıkacaktır.» buyurmuşlar.
Bana Ebû't-Tâhir rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Leys, Ubeydullah b. Ebî Ca'fer'den, o da Hamzatü'bnü Abdillâh b. Ömer'den naklen haber verdi. Hamza, babasını şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Bâzı kimseler taa kıyamet günü yüzünde bir parça et kalmaksızın (huzûr-u İlâhîye) gelinceye kadar âlemden dilenmeye devam edeceklerdir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Numeyr rivayet etti. Ebû Bekir şöyle dedi: Bize Abdurrahim b. Süleyman rivayet etti. Her iki râvi Hişâm'dan bu isnâdla Hamza'nın: «Ben, devamlı oruç tutan bir adamım. Seferde oruç tutabilir miyim?» dediğini rivayet eylediler.
Bize Muhammed b. Abbâd rivayet etti. (Dediki): Bize Hatim yani İbni İsmail, Musa b. Ukbe'den, o da Salim b. Abdillah b. Ömer ile Abdullah'ın azatlısı Nâfi'den ve Hamratü'bnü Abdillah'dan, onlar da Abdullah b. Ömer (Radiyallahu anhüma)'dan naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zu'l-Huleyie mescidinin yanında hayvanı kendisini kaldırarak doğrulttuğu vakit telbiye yapar ve: Lebbeyk Allahumme Lebbeyk Lebbeyke la şerike leke Lebbeyk inne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mulk la şerike leke «Tekrar tekrar icabet sana yâ Rabbi, Tekrar icabet sana., tekrar icabet sana... Hiç şüphe yoktur ki hamd ve nimet sana mahsustur. Mülk de senindir. Senin şerikin yoktur, buyurunnuş. Derler ki: Abdullah b. Ömer (Radiyallahu anhüma) : «Resulullah (Sallallahû Aleyhi ve Sellem)*in telbiyesi işte budur.» dermiş. Nâfi' demiş ki: «Abdullah (Radtyallahu anh) bu telbiye ile birlikte şunu da ziyâde ederdi: — Tekrar tekrar icabet sana, tekrar icabet sana, taatına tekrar müsaade. Hayır senin yed-i kudrerindedir. Tekrar İcabet sana, dilek sana mal-ruz oıvmI de sanadır.»
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dedi ki: Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, ibni Şihâb'dan, o da Abdullah'ın iki oğlu Hamza ile Sâlim'den naklen haber verdi ki, Abdullah b. Ömer şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Kıyamet gününde her vefasız için bir sancak olacaktır.» buyururken işittim.
Bize Abdullah İı. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik b. Enes rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Mâlike, İbni Şihâb'dain dinlediğim, onun da Abdullah b. Ömer'in iki oğlu Hamza ile Sâlim'den, onların da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet ettikleri şu hadîsi okudum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Uğursuzluk evde, kadında ve atta'dır.» buyurmuşlar.
Bize Ebu't-Tâhir ile Harmele b. Yahya da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus İbui Şihâb'dan, o da Abdullah b. Ömer'in iki oğlu Hamza ile Sâlim'den, onlar da Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Seliem): «Hastalık bulaşması ve teşe'üm yoktur. Uğursuzluk ancak üç şeydedir. Kadın, at ve evde!» buyurmuşlar.
Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Zührî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya ile Amru'n-Nâkid ve Züheyr b. Harb da Süfyân'dan, o da Zührî'den, o da Sâlim'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yâ'kub b. İbrâhim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam Sâlih'den, o da İhni Şihab'dan, o da Abdullah b. Ömer'in iki oğlu Salim ve Hamza'dan, onlar da Abdullah b. Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Bana Abdü'l-Melik b. Şuayb b. Leys b. Sa'd dahî rivayet etti. (Dediki): Bana babam dedemden rivayet etti. (Demişki): Bana Ukayl b. Hâlid rivayet etti. H. Bize bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b. Mufaddal, Abdurrahman b. İshâk'dan naklen haber verdi. H. Bana Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'l-Yeman haber verdi. (Dediki): Bize Şuayb haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zührî'den, o da Sâlim'den, o da bahasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den uğursuzluk hakkında Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlar, Yûnus b. Zeyd'den başka hiçbiri İbni Ömer hadîsinde hastalık bulaşmasını ve teşe'ümü anmamıştır.
Bana Ebû Bekr b. İshâk dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Meryem rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Bilâl haber verdi. (Dediki); Bana Utbe b. Müslim, Hamza b. Abdillah b. Ömer'den, o da babasından, naklen rivayet etti ki : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Eğer bîr şeyde uğursuzluk varsa (bu) at da, mesken ve kadındadır.» buyurmuşlar.
Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. Ona da İbni Şihab, Hamza b. Abdillah b. Ömer b. Hattab'dan, o da babasından, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. Şöyle buyurmuşlar : «Bir defa ben uyurken aniden bana getirilmiş bir tas gördüm. İçinde süt vardı. Ondan içtim. Hatta kanıklığın tırnaklarıma cereyan ettiğini görüyordum. Sonra benden artanı Ömer b. Hattab'a verdim.» Ashâb: — Bunu neye te'vil ettin ya Resûlallah dedüer. —«İlme!..» buyurdu.
Bana Harmele b. Yahya Et-Tücîbî de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Hamza b. Abdillah b. Ömer haber verdiki: Abdullah b. Ömer şöyle demiş: Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allah bir kavmi azab etmeyi dilerse, azab o kavmin içindekilere isâbst eder. Sonra amelleri üzerine diriltilirler.» buyururken işittim.