

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsin Sa'd b, Ebî Vakkas (Radiyallahu anh) rivayetini Buhâri «Fedâilû'l-Medîne» bahsinde biraz lâfız farkı ile tahric etmiştir. Hadisin bütün rivayetleri Medine halkına kötülük etmek istiyenlerin tuzun suda eridiği gibi, muzmahil ve perişan olacaklarını bildirmektedir. Mütecasirlerin böyle bir azaba duçar olmaları pek Büyük bir günah irtikab ettikleri içindir. Nesâî'nin Sâib b. Hallâd'dan merfû olarak rivayet ettiği bir hadîste : «Her kim Medine halkını zulmederek korkutursa, Allah da onu korkutur ve Allah'ın laneti üzerine olur...:> buyrulmuştur. Buna benzer başka bir hadîsi İbni Hibbân, Hz. Câbir (Radiyallahu anh)'dan rivayet etmiştir. Nevevî'nin beyanına göre Medine halkına kötülük etmek isteyenlere Allah Teâlâ hiç bir zaman imkân vermemiştir. Nitekim Benî Ümeyye zamanında Müslim bin Ukbe böyle bir maceraya atılmış, fakat Medine'den dönerken helak olmuştur. Arkasından onu gönderen Yezîd b. Muâviye dahi aynı akıbete uğramıştır. Ulemâdan bazılarına göre bu hadîsten murad: Medîne halkının gafil bulunduğu bir sırada onlara hile ve kötülük yapmak isteyenlere Allah Teâlâ bunu yaptırmaz demektir. Hadîs-i şerîf'den Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin hayatında Medineliler'e kötülük etmek isteyenler kasdedilmekte muhtemeldir. Teşbihin vechine gelince: İlimleri çok ve kalbîeri temiz olan Medine halkı suya; onlara kötülük yapmak isteyenler de tuza benzetilmişlerdir. Zira tuz suyu ifsat edeyim derken nasıl kendisi eriyip biterse, kötülük yapmak isteyenlerin hileleri de kendilerine racidir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.