

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî «Nikâh» ve «Nafakaat» bahislerinde; Nesâî ile İbni Mâce de «Nikâh»da muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in : «Sen bunu diler misin?» diye sorması hayretindendir. Çünkü kadınlar tabîatleri gereği kıskanç olurlar. «Bana hayırda kız kardeşimin ortak olmasını dilerim» cümlesinden murâd: Seninle sohbet ve senden dünya ve âhiret hayırları babında istifâde hususunda bana kız kardeşimin ortak olmasını dilerim, demektir. Hz. Ümmü Habîbe 'nin bu sözüne karşı Resulü Ekrem «O bana helâl olmaz.» mukaabelesinde bulunmuştur. Zira iki kız kardeşi bir nikâh altında toplamak dînen haramdır. Herhalde Ümmü Habîbe (Radiyallahu anha) o zaman henüz bu hükmü duymamış; yahut bu işi ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimize mahsus olmak üzere caiz zannetmiştir. Rabîbe: Üvey kız; kadının başka kocasından olan kızı demektir. «Terbiyem altında bulunan» ta'bîri bir kayd-i ihtirazı" değil, kayd-ı vakuîdir; yoksa babalığının terbiyesi altında bulunsun, bulunmasın üvey kız mutlak surette babalığına haramdır. Bu hususda yalnız Davud-u Zahiri muhaliftir. Ona göre bir kimsenin üvey kızı yanında bulunursa onunla evlenmesi haram, yanında değilse caizdir. «O benim terbiyem altında bulunan üvey kızım bile olmasa bana yine helâl değildir...» ifâdesinin mânâsı; O bana iki sebeple haramdır; bunlardan biri üvey kızım olması, diğeri süt kardeşimin kızı bulunmasıdır. Buna göre bu sebeplerden biri bulunmasa, diğeri ile bana yine haram olur; demektir. Zira hüküm muhtelif sebeplerle sabit olur. Görülüyor ki ümmehat-ı mü'minînden Hz. Ümmü Habîbe binti Ebî Süfyân kız kardeşi Azze'yi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimize nikahlamak istemiştir. İki kız kardeşin bir nikâh altında toplanamayacağı kendisine bildirilince: «Ama ben senin Dürre binti Ebî Seleme'yi istemekte olduğunu haber aldım.» diye mukaabele etmiştir. Hz. Ümmü Habîbe bu sözü ile: «iki kız kardeşin bir nikâh altında toplanması caiz değil de anne ile kızının bir araya gelmesi nasıl helâl oluyor?» demek istemiştir. Filhakika söylentiye göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kendisiyle evlenmek istediği Dürre binti Ebî Seleme, ümmehât-ı mü'mininden Hz. Ümmü Seleme (RadiyaIlahu anha)'nın kızı idi. Bu itibarla ResululIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in üvey kızı oluyordu. Diğer taraftan Dürre'nin babası Ebu Seleme, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in süt kardeşi idi. Her ikisini Ebu Leheb'in âzâdlı cariyesi Süveybe emzirmişti. ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin Hz. Halîmetü's-Sa'diyye'den süt emmesi bundan sonradır. Yâni Ümmü Seleme (Radiyallahu anha) vaktiyle Hz. Ebu Seleme'nin karısı olup sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile evlenmişti. Ancak kızı ile evlenmek istediği söylentisinin aslı yoktu. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hz. Ümmü Seleme'nin kızı ile iki sebepten evlenemiyeceğini beyândan sonra : «Artık bana kızlarınızı ve kız kardeşlerinizi arzetmeyin!» cümlesiyle Hz. Ümmü Habîbe'nin kız kardeşi ile Ümmü Seleme (Radiyallahu anha)'nın kızına işaret buyurmuştur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.