

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsin İbni Abbâs (Radiyallahu anh) rivayetini Buhârî «Buyu'» ve «İcâre» bahislerinde; Ebû Dâvûd ile Nesâî Buyu'»da; İbni Mâce Ticâretde; Enes (Radiyallahu anh) rivayetini de Buhârî, Ebû Dâvûd ve Nesâî «Buyu» bahsinde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Şehirlinin bâdiyeli nâmına satış yapması ücret mukabili sattığı zaman mekruhtur. Çünkü böyle bir satış ona yardım için değil, para kazanmak maksadiyle yapılır. Ücretsiz satması yardım kabîlindendir;. binâenaleyh caiz olması gerekir. İbni Abbâs (Radiyallahu ânh)'ın : «Ona simsar olmasın!» sözü de mefhumu muhalifiyle buna delâlet eder; yâni simsarlık değil de yardım için satarsa caiz olur. Simsar: Aslında bir işe bakan, muhafaza eden demektir; sonradan alış veriş işlerine bakan dellâl mânâsında kullanılmıştır. Şehirli bâdiyeli nâmına ücret mukabili satış yapamadığı gibi, alış da yapamaz. Mâlikîler'den îbni Habîb: «Bedevî nâmına satın almak dahî onun nâmına satış yapmak gibidir.» demiştir, Maamâfih satın alma meselesi ulemâ arasında ihtilaflıdır. Bâzıları bedevî nâmına yapılan satışı da alışı da kerîh görmüşlerdir. Bunların delili (bey') kelimesinin lügatte hem satmak hem de satın almak mânâlarına gelmesidir. Bu kavil Hz. Enes'den de rivayet olunmuştur. Bir takımları bedevî nâmına satın almayı caiz görmüşlerdir. Onlar hadîsin zahirine bakarak: «Nehî ancak satış hakkında vârid olmuştur.» demişlerdir. Bu kavil Hasan-ı Basrî'den rivayet olunmuştur. İmam Mâlik bir yerde satın almayı ister lehde ister aleyhde olsun tecviz etmemiş; başka bir yerde lehde satın almaya cevaz vermiştir. Leys ile îmam Şafiî'nin kavilleri de budur. Kirmani: «Bir kimse bu bâbdaki nehye muhalefet ederek bedevi nâmına satış yapsa, bu iş haram olmakla beraber satış sahihtir.» diyor. Aynî, Şâfiîler'in bu hükmüne şaşmış; ve şunları söylemiştir: «Şâfiîler'in bu hükmü acâibtir; zîra onlara göre nehî, hükmü mutlak surette yok eder. Şu halde nasıl oluyor da haram olmakla beraber satış sahihtir diye biliyorlar! Bu söz ancak Hanefiler'in kaidesine göre doğrudur. Yine Kirmani: Ebû Hanife şehirlinin bedevi nâmına mutlak surette satış yapabileceğine kaildir. Delili (Din nasihattir.) diyor. Ben derim ki: Ebû Hanîfe'nin sözü mutlak değildir; satış ancak taraflardan birine zarar vermediği zaman caizdir.» Bazıları: «Şehirlinin bâdiyeli nâmına satış yapması kerâhet-i tenzîhiyye ile mekruhtur.» demişlerse de Nevevî bu sözün delilsiz bir dâvadan ibaret olduğunu söylemiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.