

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Kitâbu's-Sulh» ile «Kitabü*l-Cizye»'de; Ebû Dâvûd «Hacc»'da tahrîc etmişlerdir. Hudeybiye anlaşması hakkında Hacc bahsinde söz geçmişti. Babımız hadîsinde kısaltma yapılmıştır. Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Hudeybiye'de sulh yapıldığı yıl Mekke'ye girmediği ma'lûmdur. Başka rivayetlerde bu cihet açıklanmıştır. Yapılan sulha göre müslümanlar gelecek sene Mekke'ye gelerek umre yapacaklar; fakat Mekke'de üç günden fazla kalmayacaklardı. Bu anlaşma mûcebince müslümanlar o sene Mekke'ye girmeden geri dönmüş, oraya ertesi sene girmişlerdi. Orada üç gün kaldılar. Üçüncü gün tamam olurken müşrikler Hz. Alî 'ye gelerek Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in artık Mekke'den çıkması lâzım geldiğini söylediler. O da «Peki» diyerek çıktı. Cülübbân yahut Cülbân: içerisine kını ile birlikte kılıç, kamçı ve diğer öte beri konulan deriden yapılmış mahfazadır. Ulemânın beyanına göre müşrikler müslümanların Mekke'ye kılıç kında olarak girmelerini iki sebeple şart koşmuşlardır : 1- Hâllerinden galip oldukları mânâsı anlaşılmasın yâni Mekke'yi aldılar sanılmasın; 2- Bir fitne veya çatışma olursa silâha sarılmak güçleşsin! Hz. Alî 'nin muahededen «Resûlullah» kelimesini silmek istememesi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e karşı itaatsizlik değil, bilâkis büyük bir edeb ve nezakettir. Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in «Sil!» emrini bizzat kendisine teveccüh eder mahiyette telâkki etmemişti. Böyle anlamış olsa bu emri terkedemezdi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de emrine muhalefetinden dolayı kendisini muâhaze buyururdu.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.