

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî «Humus» ve «Nikâh» bahislerinde; Nesâî «lşrâtü'n-Nisâ»'da tahrîc etmişlerdir. Hz. Esma'nın saydığı hizmetler hakkında Nevevî şunları söylemiştir: «Bütün bunlar iyilikten ve insanların alışageldiği mürüvvetlerden sayılırlar. Kadın bu sayılan hususâtta kocasına hizmet eder. Ekmek yapar; yiyecek pişirir, çamaşır yıkar ve diğer işleri görür. Bunların hepsi kadın tarafından bir teberru' ve kocasına bir iyiliktir. Ama bunlardan hiç biri kadına vâcib değildir. Hattâ hiç birini yapmasa günahkâr olmaz. Bu işlerin hepsini kocasının görmesi iâzım gelir. Hiç biri hakkında kadını ilzam ve mecbur etmesi helâl olamaz. Kadın bunları ancak ve ancak bir teberru olarak yaparki : Güzel bir âdettir. îslâmın ilk zamanlarından bugüne kadar kadınlar bu âdet üzere devam edegelmişierdir. Kadına ancak iki şey vâcib olur. Kendini kocasına temkin ve teslimi, bir de onun evinden ayrılmaması.» Ih ıh : Deveyi çöktürmek için söylenen bir söz olup ism-i fiildir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Hz. Zübeyr'e parselleyip verdiği yer Benî Nâdir kabilesinden kalan ganimetlerden olup Medîne'ye üçte iki fersah yâni aşağı yukarı yedi sekiz kilometre mesafede idi. Bu yeri ona Medîne'ye gelişinin ilk günlerinde vermişti. Hadîsin bir rivayetinde Hz. Esma'ya babası Ebû Bekr tarafından hizmetçi bir câriye gönderildiği, diğer rivayetinde ise cariyeyi ona Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in verdiği bildiriliyor. Bu iki rivayetin arası şöyle bulunmuştur. Câriye esirler arasında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirilmiş. O da onu Hz. Esma'ya verilmek üzere babası Ebû Bekr'e teslim etmiştir. Böylece cariyeyi ona Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) verdi demek mümkün olmuştur. Hz. Zübeyr'in : — Vallahi başının üzerinde hurma çekirdeğini taşıman, onunla beraber binmenden daha güçtür, sözünün mânâsı: Seni hurma çekirdeği taşirken görenler cimri ve bayağı sanırlar. Bu ise Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in terkisine binmekten daha güç ve ağır bir şeydir. Çünkü sen Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mahremlerinden onun zevcesi Âişe'nin kız kardeşisin, demektir. Bir de bu hâdisenin kadınlara tesettür farz kılınmazdan önce geçmiş olması muhtemeldir. Hz. Esma'nın bunca hizmetlere sabru tahammül göstermesi, kocası Zübeyr ile babası Ebû Bekr'in bu bâbda bir şey demeyip sükût etmeleri cihâd vesâir işlerle meşgul oldukları içindir. Bu gibi mühim işlerden vakit bulup da evlerine bakamıyorlardı.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.