

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî «Tevhid» ve «Tefsir» bahislerinde Ebû Dâvud «Kîtâbü'l-Edeb»'de; Nesâî «Tefsir»'de tahrîc etmişlerdir. Dehr aslında bu âlemin müddetidir. Bilâhare her çok müddete dehr denilmiştir. Zaman bunun hilâfınadır. Çünkü müddetin azına da, çoğuna da zaman denilebilir. Hadîs-i şerifte dehr'den murad gece ile gündüzü döndüren ve bütün işleri bunların içinde çeviren Allah'dır. Şu halde : «Dehre söğmeyİn...» demek dehrin yaratanına söğmeyin mânâsına gelir. Câhiliyyet devrinde Arabların başına bir musibet gelirse, onu dehre izafe ederlerdi. Hattâ Kur'ân-ı Kerim'de beyân buyrulduğu vecihle : «Bizi ancak dehr helak eder.» demişler ve zamana söğmüşlerdi. Çünkü dehrin Allah tarafından yaratıldığını bilmezler, onu ezelî ve ebedi sanırlardı. Bundan dolayı kendilerine dehriye denilmiştir. «Âdemoğlu bana ezâ ediyor...» cümlesi hakkında Kurtubî şunları söylemiştir : «Bunun mânâsı: Bana öyle söz söylüyorki: Bu söz eziyyet duyan bir kimseye söylense bundan müteezzi olur. Allah eziyet duymaktan münezzehtir. Bu söz burada mecazdır. Bundan maksat onu kim söylerse Allah'ın gazabına maruz olur. demektir.»

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.