Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Zuheyr b. Harb tahdis etti (Dedi ki): Bize Cerir, Süheyl'den, o da Abdullah b. Dinar'dan, o da Ebu Salih'den, o da Ebu Hüreyre'den naklen rivayet eyledi. Ebu Hureyre dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İman yetmiş küsur -yahut altmış küsur- şubedir. Bunların en faziletIisi La ilahe illallah demek, en aşağısı ise yolda rahatsızlık veren şeyleri kaldırmaktır. Haya da imandan bir şubedir. " Tahric bilgisi 151 numaralı hadis ile aynıdır.
Bize Ali b. Hucr es-Sa'di ve İshak b. İbrahim tahdis etti. İshak dedi ki: Bize Cerir, Mansur'dan haber verdi. O İbrahim' den, o Hemmam b. Haris'den şöyle dediğini nakletti: Bir adam konuşulanları emire taşıyordu. Bizler de mescitte otururken oradakiler: Bu konuşulanları emire taşıyanlardan birisidir dediler. (Hemmam) dedi ki: Sonra o adam gelip yanımıza oturdu. Bu sefer Huzeyfe (r.a.) şöyle dedi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i: "Cennete kattat (laf taşıyan kimse) girmeyecektir" buyururken dinledim.
Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Mansur'dan, o da Ebu Vâil'den, o da Abdullah'dan işitmiş olmak üzere rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Bazıları Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e: Ey Allah'ın Resulü, cahiliye döneminde yaptığımız amellerden sorumlu tutulacak mıyız, diye sordu. Allah Resulü: "Sizden İslam'da iyi amelde bulunanlar onlardan dolayı sorumlu tutulmayacaktır ama kötü iş yapanlar cahiliye dönemindeki amelinden de, İslam dönemindeki amelinden de sorumlu tutulacaktır. "
Rivayet zinciri: Müslim ← Osman b. Ebû Şeybe ← Cerîr ← Mansûr b. el-Mu'temir ← Ebû Vâil ← Abdullah
Bize Zübeyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir Süheyl'den, o da Babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabından bazı kimseler Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek ona: Bizler içimizde herhangi birimizin söylemeyi pek büyük bir iş gördüğü birtakım şeyler hissediyoruz diye sordular. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Gerçekten böyle bir şey hissettiniz mi" buyurdu. Onlar, evet deyince, O: "İşte apaçık iman budur" buyurdu.
Rivayet zinciri: Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr ← Süheyl b. Ebû Sâlih ← babası ← Ebû Hureyre
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dedi ki): Bize Cerir, Mansur'dan o da Ebu Vail'den, o da Abdullah'dan naklen haber verdi. Abdullah dedi ki: Her kim yalan söylediği halde bir yemin edip, onunla hak etmediği bir şeyi alırsa Allah'ın huzuruna ona gazap etmiş olduğu halde çıkar. Sonra A'meş'in rivayet ettiği (353.) hadise yakın olarak hadisi zikretti. Şu kadar var ki o şöyle dedi: Benimle bir adam arasında bir kuyu ile ilgili bir anlaşmazlık vardı. Davamızı Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e götürdük. O: "Ya senin iki şahidin yahut onun yemini" buyurdu. Tahric bilgisi 353 ile aynı.
Rivayet zinciri: Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Cerîr ← Mansûr b. el-Mu'temir ← Ebû Vâil ← Abdullah
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, Süheyl'den, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Ayak ökçelerinin ateşten vay haline!" buyurdu.
Rivayet zinciri: Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr ← Süheyl b. Ebû Sâlih ← babası ← Ebû Hureyre
Bize İshak b. İbrahim rivayet etti. (Dediki) : Bize Cerir Mansur'dan naklen haber verdi. H. Bize İbni Nümeyr'de rivayet etti. (Dediki) ; Bize babamla Ebu Muaviyej A'meş'ten rivayet ettiler. Mansurla A'meş'in ikiside Ebu vail'den, o da Huzeyfe'den naklen rivayet etmişler. Huzeyfe: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin kalktığı vakit...» diyerek bu hadisin mislini rivayet etmiş. (Yalnız) bu raviler: «Teheccüd namazı kılmak için» dememişler.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Cerîr ← Mansûr b. el-Mu'temir ← Ebû Vâil ← Huzeyfe b. el-Yemân
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ve Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş ← Ebû Vâil ← Huzeyfe b. el-Yemân
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir Hişam'dan, o da İbni Sîrîn'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den naklen rivayet etti: "Sakın sizden biriniz durgun suda küçük abdestini bozmasın sonra da kalkar ondan yıkanır" buyurdu.
Rivayet zinciri: Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr ← Hişâm b. Hassân ← Muhammed b. Sîrîn ← Ebû Hureyre
Bize Züheyr b. Harb da rivayet etti (Dediki): Bize Cerîr Hişam'dan o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e süt emen bir küçük çocuk getirildi, kucağına işeyince bir su getirilmesini istedi ve o suyu üzerine döktü. (H)
Rivayet zinciri: Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr ← Hişâm ← babası ← Âişe bint Ebû Bekir
Bana Züheyr b. Harb'da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Süheyl'den, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz karnında bir şey hisseder de ondan bir şey çıkıp çıkmadığını kestiremezse ses İşitmedikçe veya koku duymadıkça sakın mescidden çıkmasın.» buyurdular.
Rivayet zinciri: Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr ← Süheyl b. Ebû Sâlih ← babası ← Ebû Hureyre
Bize Zuheyr b. Harb ile Osman b. Ebî Şeybe ve îshâk b. İbrahim rivayet ettiler. İshâk bize haber verdi tâbirini kullandı. Ötekiler; Bize Cerîr Mansur'dan, o da Ebu Vâil'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti, dediler. Abdullah şunu söylemiş: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasında namaz kılarken «Allah'a selam, filan’a selam» derdik. Bir gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize şunları söyledi: «Hiç şüphe yok ki; selam Allah’ın kendisidir. Binaenaleyh biriniz namazda oturduğu vakit; Bütün tehiyyeler, salavat ve tayyibat Allah'adır selam sana ey Nebiy Allah'ın rahmet ve bereketleri de senin üzerine olsun. Selâm bize ve Allah'ın sâlih kullarına!... [Ettehiyatu lillahi ve's-Salevatu ve't-Tayyibatu es-Selamu aleyke eyyuhe'n-Nebiyyu ve Rahmetullâhi ve berekâtuhû es-Selâmu aleyna ve alâ ibadillâhi's-Salihîn ] desin Çünkü bunu Dedikii, bu söz gökte ve yerde Allah'ın her salih kuluna isabet eder Bundan sonra; Ben Allahtan başka ilâh olmadığına şahadet ederim. Ben Muhammed'in Allah'ın kulu ve Resulü olduğuna da şahadet ederim: [ Eşhedu en la ilahe illallah ve Eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu ] (desin) bundan sonra dilediğini istemekte muhayyerdir.
Bize bu hadîsi İshak da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr haber verdi. (Dediki): H. Bize İbni Haşrem de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa (yani îbni Yunus) haber verdi. (Dediki): H. Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Uyeyne bu isnatla bu hadîsin mislini rivayet etti.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İshâk ← Cerîr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ali b. Haşrem ← Îsâ b. Yûnus ← Süleymân A'meş
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İbn Ebû Ömer ← Süfyân b. Uyeyne
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerlr Süheyl'den, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Erkek saflannın en hayırlısı ilk safdir. En hayırsızı da son sattır. Kadın saflarının en hayırlısı ise son saf en hayırsızı ilk safdir.» buyurdular.
Rivayet zinciri: Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr ← Süheyl b. Ebû Sâlih ← babası ← Ebû Hureyre
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Mansur'dan, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen haber verdi. Aişe şöyle demiş: - Siz bizi köpeklerle, eşeklerle bir tuttunuz! Vallahi ben serir üzerinde uzanıp yattığımı bilirim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelir de şeririn ortasına durarak namaz kılardı. Ben onun karşısına gelmekten çekinir; şeririn ayakları tarafından yorganımdan sıyrılırdım.
Bize Ebu Şeybe'nin iki oğlu Osman ile Ebu Bekir ve bir de İshâk b. İbrahim hep beraber Cerîr'den rivayet ettiler. Osman Dediki: Bize Cerir, Mansûr'dan, o da İbrahim'den, o da Alkame'den naklen rivayet etti. Alkame şöyle demiş: Abdullah Dediki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kıldırdı... (Râvî İbrahim: Yâ ziyâde etti yâ noksan, dedi) Selam verdiği vakit kendisine: Yâ Resûlâllah namaz hakkında yeni bir şey mi var? diyenler oldu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Neymiş o?» buyurdular. Soranlar: — Namazı şöyle şöyle kıldın da!., dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen bacaklarını bükerek kıbleye karşı oturdu ve iki secde yaptı. Sonra selâm verdi, sonra yüzünü bize çevirerek: «Gerçekden namaz hakkında yeni bir şey olsaydı ben onu size haber verirdim. Lâkin ben de ancak ve ancak bir insanım. Sizin gibi unuturum. Binaenaleyh bir şey'i unuttum mu hemen bana hatırlatın! Biriniz namazında şekk ederse doğruyu araştırsın da namazını onun üzerine tamamlasın, Sonra iki secde yapsın!» buyurdular.
Rivayet zinciri: Müslim ← Osman ve Ebû Bekir ← Cerîr ← Mansûr ← İbrâhîm en-Nehaî ← Alkame b. Kays ← Abdullah b. Mes'ûd
Bana Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler, İshâk (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Züheyr: Bize Cerîr, Mansûr'dan, o da Hakem'den, o da Nâfı'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet etti; dedi. Abdullah şöyle demiş: Bir akşam Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yatsı namazı için bekledik durduk. Derken gecenin üçte biri gittiği zaman yahut daha sonra yanımıza çıktı. Kendisini ailesi hususunda bir şeymi yoksa daha başka bir şeymi meşgul etti bilmiyoruz. Yanımıza çıktığı zaman: «Gerçekten siz öyle bir namaz bekliyorsunuz ki, onu sizden başka hiç bir dîn ehli beklemez; eğer ümmetime ağır gelmeseydi, onlara (yatsıyı) mutlaka bu saatde kıldırırdım.» buyurdular. Sonra müezzine emretti, o da namaza ikaamet getirdi ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seliem) namazı kıldırdı.
Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize Osman b. Ebî Şeybe de rivayet etti. Dediki: Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İshâk ile İbni Haşrem dahî rivayet ettiler. Dediler ki: Bize, İsâ haber verdi. Bu râvîlerin hepsi A'meş'den bu İsnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ← Ebû Muâviye
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Osman b. Ebû Şeybe ← Cerîr
Bize, Ebû Şeybe'nin iki oğlu Osman ve Ebû Bekr ile İshâk b. İbrahim El- Hanzalî rivayet ettiler. Lâfız Ebû Şeybe oğullarınındır. İshâk (bize haber verdi.) tâbirini kullandı, ötekiler: Bize, Cerîr, Mansûr'dan, o da Ebû Ishâk'dan, o da Ebû Müslim-i Egarr'dan, o da Ebû Saîd ile Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti; dediler. Ebû Saîd ile Ebû Hureyre şöyle demişler: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şüphesiz ki Allah mühlet verir. Tâ ki gecenin ilk üçte biri gittiği vakit alt semâya nüzul buyurarak: Var mı istiğfar eden! Var mı tevbe eyleyen! Var mı isteyen! Var mı duada bulunan! der. (Bu) tâ fecir aydınlayıncaya kadar (böyle devam eder.)» buyurdular.
Rivayet zinciri: Müslim ← Osman ve Ebû Bekir ← Cerîr ← Mansûr ← Ebû İshâk ← Ebû Abdullah el-Agarr ← Ebû Saîd el-Hudrî
Bize, Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize, Cerîr, Mansûr'dan, o da İbrahim'den, o da Âlkame'den naklen rivayet etti. Âlkanıe şöyle demiş: «Ümmü'l-Mü'minîn Âişe'ye sordum; dedimki: Yâ Umme'l-Mü'minin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ibâdet işi nasıldı? Günlerden birine tahsis ettiği bir şey olurmuydu?» Âişe, şu cevâbı verdi: «Hayır! Onun ameli devamlıydı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kadir olduğu şey'e sizin hanginiz takat getirebilir ki!»
Bize, Züheyr b. Harb ile Osman b. Ebî Şeybe ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. îshâk: (Bize haber verdi.) tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize, cerîr, Mansûr'dan, o da Ebû Vâil'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti; dediler. Abdullah şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kur'ân hafızlarından birinin : filân ve filân âyetleri unuttum; demesi, ne çirkin şeydir. Hayır! ona (o âyetler) unutturulmuşdur. Siz, Kur'ân'i müzâkere edin! Çünkü onun, insanların kalplerinden kaçması, develerin bağlarından boşanıp kaçmasından daha şiddetlidir.» buyurdular.
Bize, bu hadîsi İshâk b. İbrâhîm de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr haber verdi. H. Bize Muhammedü'bnü'I-Müsennâ ile İbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammedü'bnü Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Her iki tarîkin râvîleri Mansûr'dan bu isnâdla rivâyetde bulunmuşlardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Cerîr ← Mansûr ← İbrâhîm en-Nehaî ← Abdurrahman b. Yezîd ← Ebû Mes'ûd
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd ile Ebû Kureyb dahî rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Vekî', Süfyân'dan rivayet etti. Cerîr ile Süfyân'ın ikisi birden Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etmişler. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sizden her kim cumâ'dan sonra namaz kılacaksa dört rek'ât kılsın.» buyurdular. Cerîr'in rivayetinde: «Sizden.» tâbiri yokdur.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr ← Süheyl b. Ebû Sâlih ← babası ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Amr b. Muhammed ve Ebû Küreyb ← Vekî' ← Süfyân b. Uyeyne ← Süheyl b. Ebû Sâlih ← babası ← Ebû Hureyre
Bize Züheyrü'bnü Harb rivayet etti. (dediki): Bize Cerîr, Hişâm'dan, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti; Demiş ki: «Bir bayram günü bir takım Habeş'liler gelerek mescidde raksetmeğe başladılar. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni çağırdı; ben de (gelerek) başımı onun omuzuna dayadım. Ve Habeş'lilerin oyunlarına bakmaya başladım. Nihayet onlara bakmaktan İlk vazgeçen ben oldum.»
Rivayet zinciri: Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr ← Hişâm ← babası ← Âişe bint Ebû Bekir
Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İshâk b. îbrâhîm de rivayet etti. (dediki): Bize İsâ b. Yûnus haber verdi. H. Bize Mincâb b. Haris Et-Temimi dahî rivayet etti. (dediki): Bize Aliyyü'bnü Müshır haber verdi. H. Bize İshâk b. İbrahim ile ibni Ebî Ömer dahi rivayet ettiler. Bu râvîler hep birden ibni Uyeyne'den, o da A'meş'den bu isnâdla bu hadisin benzerini rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Osman b. Ebû Şeybe ← Cerîr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Îsâ b. Yûnus
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Mincâb b. el-Hâris et-Temîmî ← Ali b. Müshir
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki): Bize Hüşeym haber verdi. H. Bize Hasenü'bnü Rabi' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti. H. Bize îshâk b. İbrahim de rivayet etti. (dediki): Bize Cerir haber verdi. H. Bana Muhammedü'bnü Hatim de rivayet etti. (dediki) Bize Veki' rivayet etti. (dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ dahî rivayet etti. (dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Seybânî'den o da Şa'bî'den, o da İbni Abbâs'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarki hadisin mislini rivayet etmişlerdir. Fakat hiç birinin rivayetinde Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dört tekbîr aldığı zikredilmemiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Hüşeym b. Beşîr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Hasan b. er-Rebî' ve Ebû Kâmil Fudayl b. Hüseyin ← Abdülvâhid b. Ziyâd
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Cerîr
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Hâtim ← Vekî' ← Süfyân
Rivayet zinciri (5. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (dediki): Bize Cerir Süheyl'den, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birinizin bir kor üstüne oturup da, o kor'un elbisesini yakması ve taa cildine işlemesi, kabir üzerine oturmasından çok daha hayırlıdır.»
Rivayet zinciri: Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr ← Süheyl b. Ebû Sâlih ← babası ← Ebû Hureyre
Bize Züheyr b. Harb ile Osman b. Ebî Şeybe ve ishâk b, İbrahim rivayet ettiler. İshâk: (Ahbarane), Ötekiler (Haddesenâ) tâbirlerini kullandılar. (Dediler ki): Bize Cerir, Mansûr'dan, o da Ebû Vâil'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Huneyn harbi koptuğu gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ganimet taksimi hususunda bâzı insanları tercih etti. Bu sebeple Akra' b. Hâbis'e yüz deve, Uyeyne'ye de bir o kadar ganimet verdi. Arapların eşrafından bâzı kimselere atıyyeler verdi. (Hâsılı) o gün taksim hususunda onları tercih etti. Bunun üzerine bir adam: — «Vallahi bu taksimde adalet gözetilmedi. Bununla Allah'ın rızâsı istenmedi!* dedi. Ben: — Vallahi (bunu) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e haber vereceğim.» dedim. Ve gelerek kendisine onun söylediklerini haber verdim. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (mübarek) yüzü değişti ve kan gibi kırmızı oldu. Sonra şöyle buyurdular: — «Eğer Allah ve Resulü adalet göstermezlerse kim adalet gösterir?» Sonra sözlerine şöyle devam etti: — «Allah, Musa'ya rahmet eylesin. O, bundan da çok eziyet görmüş fakat sabretmişti.» Abdullah Demişki: «Ben, yemin olsun bundan sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hiç bir söz götürmem, dedim.»
Bize Osman b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebû Kureyb ve Züheyr b. Harb dahî rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. Cerir ile Ebû Muâviye ikisi birden A'meş'den bu isnâdia rivayette bulunmuşlardır. Yalnız onların hadîsinde: «Din'den, ok'un avı delip geçtiği gibi çıkarlar.» cümlesi yoktur.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Osman b. Ebû Şeybe ← Cerîr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ve Züheyr b. Harb ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki) Bize Cerîr, Mansûr'dan, o da Muhammed b. Müslim Ez-Zühri'den bu isnâdla İbni Uyeyııe'nin rivayeti gibi haber verdi. Ve: «İçinde hurma dolu bir arak...» dedi, arak: «Zenbil» dir Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) güldü, hattâ yan dişleri göründü.» cümlesini söylemedi.
Bize İshak b. İbrahim rivayet etti. (Dediki) Bize Cerir, Mansûr'dan, o da Mücahid'den, o da Tâvus'dan, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhûm)'dan naklen haber verdi. İbni Abbâs şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazanda sefer etti ve Usfan'a varıncaya kadar oruç tuttu. Sonra içinde su bulunân bir kab istedi. Ve cemâat kendisini görsün diye güpegündüz suyu içti. Ondan sonra Mekke'ye girinceye kadar oruç tutmadı.» İbni Abbâs (Radiyallahu anh) «İşte Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hem oruç tuttu hem de tutmadı. Binaenaleyh isteyen oruç tutar isteyen tutmaz.» demiş.