

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hadîsde Hz. Ammâr b. Yâsir'i annesinin ismiyle anmıştır. Annesi Sümeyye (Radıyallahu anha) müslüman olunca müşrikler tarafından pek çok azab görmüş bir sahâbiyye idi. Hadîsin bir rivayetinde bû'se kelimesinin yerine «veyse», Buhârî'nin rivayetinde «veyha» denilmiştir. Bunlar mânâ itibariyle birbirine yakın kelimelerdir. Başına ne dehşetli musibet geldi, yazıklar olsun, vah vah mânâlarına gelirler. Bazıları, veyse ile veyha arasında fark görmüş: «Veyha haketmediği bir tehlikeye düşen kimseye acındığı zaman söylenir. Veyse ondan daha hafiftir; veyl ise hakettiği belâyı bulan kimse hakkında kullanılır.» demiş. Ferra ise aralarında fark görmemiştir. Hz. Ali'den bir rivayete göre veyh rahmet kapısı ,veyl azab kapısıdır. Veyh tehlikeye yaklaşan kimseyi men etmek için, veyl ise tehlikenin içine düşen için kullanılır. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu mucizesi de haber verdiği gibi zuhur etmiş. Hz. Ammar, Sıffin muharebesinde Hz. Alî tarafında doksan dört yaşında olduğu halde aslanlar gibi çarpışarak şehid olmuştur. Hz. Alî'nin Muâviye ile yaptığı harblerde haklı olduğuna hüküm verenler bu hadîsle istidlal etmişlerdir. Onlara göre Alî (Radiyallahu anh) hakka isabet etmiştir. Karşı taraf âsîdirler. Lâkin müctehid oldukları için onların da günâhı yoktur. Fakat Buhari şârihi Aynî bu babda bir hüküm vermeyip susmanın daha muvafık olduğunu söylüyor.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.