

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Müslim'in Ebu'l A'la'dan naklolunan bu haberini burada rivayet etmekten muradı yukarıda geçen: «Su ancak su'dan dolayı İcab eder.» hadisinin mensuh olduğunu anlatmaktır. Ebu'l A'la'nın: «Sünnet de sünneti neshederdİ» sözü doğrudur. Ulema sünnetin sünnetle dört şekilde neshedildiğini söylerler. Şöyle ki: 1- Mütevatir hadis yine kendisi gibi mütevatir olan bir hadisle nesh edilir. 2- Haber-i Vahid, Haber-i vahidle neshedilir. 3- Haber-i vahid mütevatir hadisle nesh edilir. 4- Mütevatir Haber-i vahid ile nesh edilir. Bu dört vecihten üçü bilittifak caizsede dördüncüsü ihtilaflıdır. Cumhur'u Ulema'ya göre mütevatir bir hadis haber-i vahid ile neshedilemez. Zahirîlerden bazıları bunu tecviz etmişlerdir. Usul-ü Fıkıh uleması neshin kitapla sünnet arasında da cereyan ettiğini söylerler. Onlara göre kitap kitapla sünnette sünnetle neshedildiği gibi sünnet kitapla ve kitap sünnetle dahi neshedilebilir. Ancak kitabı neshedecek sünnetin kitap derecesinde olması îcab eder. Bundan murad sünnetin mütevatir olmasıdır. Mütevatirden bir derece aşağı olan Haber-i meşhur ile kitap üzerine ziyade meselesi usul uleması arasında ihtilaflıdır. Kitap ayetlerinin birbirlerini neshetmesi de üç şekilde tasavvur olunabilir. 1- Bazen bir ayetin başka bir ayetle hem tilaveti hem hükmü neshedilir, Yani artık o ayetin hükmü ile amel edilemediği gibi namazda okunması da caiz değildir. 2- Tilaveti nesh edilmekle beraber hükmü baki kalır. 3- Hükmü nesh edilir, tilaveti kalır. Yani o ayetin hükmü ile amel olunmaz. Fakat ayet Kur'an'da yazılıdır, namazda okunabilir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.