Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bana Ubeydullah b. Muâz EI-Anberî de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Amr El-Leysî Ömer b. Müslim b. Ammar b. Ükeyme El-Leysî'den rivayet etti. (Demişki): Saîd b. Müseyyeb'i şunu söylerken işittim : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme'yi dinledim. Şunu söylüyordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Kimin kesecek bir hayvanı varsa Zülhicce'nin hilâli yenilendiği vakît tâ kurbanını kesinceye kadar saçından ve tırnaklarından asla bir şey almasın!» buyurdular.
Bana Hasen b. Aliy El-Hulvâm rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Amr rivayet etti, (Dediki): Bize Amr b. Müslim b. Ammâr EI-Leysî rivayet etti. (Dediki): Kurban Bayramının önceğizinde hamamda idik. Orada bâzı kimseler kasık kıllarını temizlediler de hamam sahiplerinden biri: «Saîd b. Müseyyeb bunu mekruh görüyor; yahut yasak ediyor, dedi. Az sonra ben Saîd h. Müseyyeb'e rastlayarak bunu kendisine andım. Saîd : — Be kardeşim oğlu! Bu unutulmuş ve terkedilmiş bir hadîstir. Bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme rivayet etti. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : buyurdular. Râvi, Muâz'ın Muhammed b. Amr'dan naklettiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuştur.
Bana Harmele b. Yahya ile İbn-i Vehb'in kardeşi Abdullah b. Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Hayve haber verdi. (Dediki): Bana Hâlid b. Yezid, Saîd b. Ebi Hilâl'den, o da Ömer b. Müslim El-Cündeî'den naklen haber verdi, ona da İbn-i Müseyyeb haber vermiş. Ona da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme haber vermiş. Ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yukarkilerin hadîsi mânâsında anmış.
Bana Abdü;l-A'lâ b. Hammad rivayet etti. (Dediki): Mâlik b. Enes'e okudum. H. Bize Kuteybe b. Saîd dahi Mâlik'den — ona okunanlar meyanında—, o da Ziyâd b. Sa'd'dan, o da Amr b. Müslim'den, o da Tâvus'dan naklen rivayet ettiki: (Şöyle demiş): (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından bir takım insanlara yetiştim ki: Her şey kaderledir, diyorlar. Abdullah b. Ömer'i de şunu söylerken dinledim Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her şey kaderledir. Acz ve Keys yahut keys ve acz bile !» buyurdular. Kaadî İyâd bu hadisdeki Acz ve Keys kelimelerinin ibaredeki «şey» üzerine atfedilerek mecrur dahi rivayet edildiklerini söylemiş ve: «İhtimal buradaki âciz'den murad; zahirî mânâsıdır. Ki: O da kudretsizliktir. Bazıları onun yapılması gereken şeyi terketmek, sonraya bırakmak ve vaktini geçirmek mânâsına geldiğini söylemişlerdir. Bu kelimenin tâatlardan âciz kalmak mânâsına gelmesi dahi ihtimal olduğu gibi, dünya ve âhirete ait umumî işlerde acz kastedilmiş olması da muhtemeldir. Keys, aczin zıddı olup, neşat ve iktidar mânâsına gelir. Hadîs-i şerif âciz'in aczi, muktedirin kudreti bile mukadderdir manasınadır.» diyor