Vefath. 129
Nisbeel-Ezdî, el-Basrî, ed-Dabbî, el-Atekî
Yaşadığı yerleral-Basra
Tabaka5. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Bürde r.a. babasından şunu aktarmıştır: Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'e geldim. "Elindeki bir misvak ile dişini temizlerken bir yandan da kusuyor gibi ö' ö' diye ses çıkardığını gördüm."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'n-Nu'mân ← Hammâd b. Zeyd ← Gaylen b. Cerîr ← Ebû Bürde ← babası
Enes İbn Mâlik (r.a.): "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem. döneminde yapılan uygulamaların hiç biri kalmadı" demiştir. Etrafındakiler "Ya namaz?" diye sorunca şöyle cevap vermiştir: "Namazla da oynamadınız mı!"
Rivayet zinciri: Buhârî ← Mûsâ b. İsmâil ← Mehdî b. Meymûn ← Gaylen b. Cerîr ← Enes b. Mâlik
Mutarrif İbn Abdullah (r.a.) şöyle demiştir: "İmrân İbn Husayn (r.a.) ile birlikte Ali (r.a.)'in arkasında namaz kılmıştık; secde ettiğinde, secdeden doğrulduğunda ve kıldığı rekatlardan kalktığında tekbir getiriyordu. Namazı bitirdiğinde İmrân İbn Husayn (r.a.) elimi tutarak bana şöyle dedi: Ali (r.a.) bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kıldırdığı namazları hatırlattı -başka bir rivayete göre- Ali (r.a.) bize aynen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in namazını kıldırdı."
Mutarrif İbn Abdullah şöyle demiştir: "İmrân İbn Husayn (r.a.) ile birlikte Ali (radiyallahu anh)'in arkasında namaz kılmıştık; secde ettiğinde, secdeden doğrulduğunda ve İlk İki rekatı bitirip üçüncü rekata kalktığında tekbir getiriyordu. Selâm verip namazı bitirdiğinde İmrân İbn Husayn elimi tutarak bana şöyle dedi: Ali (r.a.) bize aynen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in namazını kıldırdı başka bir rivayete göre Alî (r.a.) bana Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kıldırdığı namazları hatırlattı."
İmran İbn Husayn r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Imran'a (yahut da İmran dinler iken bir adama) şunu sordu: "Ey falan! Bu ayın sonunda oruç tutmadın mı?". (İmran dedi ki): Hz. Nebi'in "Ramazan ayı" dediğini zannediyorum. Soru sorulan adam: "Hayır Ey Allah'ın Resulü" dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Öyleyse iftar edince iki gün oruç tut" buyurdu. (Hadisi rivayet eden Salt "Ramazan ay'ı dediğini zannediyorum" ifadesini rivayet etmemiştir). Sabit, Mutarrıf aracılığıyla İmran'dan, o da Hz. Nebi'den "Şaban ayının sonunda oruç tutmadın mı?" İfadesini rivayet etmiştir.
Ğaylan b. Cerir'den dedi ki: "Enes'e sordum: Ne dersin? Ensar adını siz kullanıyor muydunuz yoksa bu adı size Allah mı verdi diye sordum? O, hayır, bu adı bize Allah verdi, dedi. Biz de Enes'in yanına girerdik, o da bizlere Ensarın menkıbelerini ve bulundukları önemli olayları anlatırdı. Bana yahut da Ezdlilerden bir adama yönelir ve senin kavmin, filan ve filan günü şu şu işi yaptı, derdi. " Tekrar: 3844
Rivayet zinciri: Buhârî ← Mûsâ b. İsmâil ← Mehdî b. Meymûn ← Gaylen b. Cerîr
Ğaylan b. Cerir'den rivayete göre "Biz Enes b. Malik'in yanına gider, o da bize Ensara dair hadisler anlatırdı. Bana, senin kavmin de filan filan günü şunu şunu yaptı. Senin kavminde şu şu günü şunları şunları yaptı, derdi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'n-Nu'mân ← Mehdî b. Meymûn ← Gaylen b. Cerîr
Enes İbn Malik r.a. şöyle demiştir: Sizler birçok amel işlemektesiniz ki onlar sizin gözlerinizde kıldan incedir. Şu muhakkak ki bizler Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zamanında onları helak edici günahlar sayardık.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'l-Velîd ← Mehdî b. Meymûn ← Gaylen b. Cerîr ← Enes b. Mâlik
Ebu Bürde, babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir: Eş'ari kabilesinden bir grubun arasında, kendisinden binek istemek üzere, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldim. Ancak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'a yemin ederim ki, size binek vermeyeceğim. Zaten verecek bineğim de yok" buyurdu. Biz, Allah'ın dilediği kadar bir müddet bekledik. Bu arada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e üç grup beyaz alınlı deve getirildi. Biz de bunlara bindik. Ancak aramızdan bazıları: "Vallahi, bunlar bize bereket getirmeyecek. Biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den binek istemeye gittiğimizde o, bize binek vermeyeceğine dair yemin etmişti. Ama daha sonra bizi bu hayvanlara binmemiz için bunları bize verdi. Gelin, hep beraber Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e dönelim, bu durumu ona hatırlatalım" dediler. Biz de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına döndük. O bize şöyle dedi: "Size bu binekleri ben vermedim, Allah verdi. Ben Allah'a yemin ederim ki bir hususta yemin eder ancak başka bir şeyin daha hayırlı olduğunu görürsem o zaman yeminimin kefaretini vererek hayırlı olanı işlerim. Ya da hayırlı olanı işler ve yeminimin kefaretini veririm."
Ebu Musa el-Eş'ari r.a. şöyle demiştir: "Ben Eş'arilerden bir topluluk ile birlikte Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldim ve kendisinden, binek olarak kullanmak ve ağırlıklarımızı yüklemek üzere deve istedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Vaılahi sizlerin binek olarak kullanacağınız deve/erim yoktur, sizi bindireceğim hayvan da yoktur" dedi. Sonra biz Allah'ın dilediği kadar bir müddet bekledik. Derken Rsulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e birtakım develer getirildi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize üç deve verilmesini emretti. Yola koyulduğumuzda içimizden bazıları şöyle dedi: Allah bize bereket ihsan etmez. Biz kendisinden binecek ve ağırlıklarımızı taşıyacak deve istemek için geldik, o da bizlere deve vermeyeceğine yemin etti. Ebu. Musa olayın devamını şöyle anlatmıştır: Bu konuşmanın ardından Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldik ve aramızda konuştuklarımızı ona açtık. Bize şöyle dedi: "Sizleri develere yükleyen ben değilim. Fakat sizleri develere Allah yüklemiştir ve ben Allah'a yemin ederim ki inşaailah (diye) yemin eder de, sonra ondan başkasını daha hayırlı görürsem muhakkak yeminimden kefaret verir ve o daha hayırlı olan işi yaparım, kefCıret veririm."