Eflah b. Humeyd

Ebû Abdurrahman, Ebû Muhammed Abd · 7. tabaka

Eflah b. Humeyd b. Nâfi'

DoğumMedine
Vefath. 156
KünyeEbû Abdurrahman, Ebû Muhammed Abd
Nisbeel-Ensârî, en-Neccârî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerMedine
Tabaka7. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Ailesi

Babası
Hameed bin Nafi' al-Ansari

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Aişe r.anha'dan şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte bir kabdaki su'dan ğusül abdesti alırdık. Birbiri ardına ellerimiz kaba dalardı."
Aişe (r.anha) şöyle anlatır: "Hac ayları içinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile yolculuğa çıktık. Serif adlı yere gelip konaklamıştık. Bu sırada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabına doğru yönelerek, "Yanında hedy kurbanı bulunmayanlardan umre yapmak isteyenler yapsın. Hedy kurbanı olanlar ise yapmasın" buyurdu. Sahabilerden bir kısmı böyle bir kısmı diğer şekilde yaptı. Hz. Nebi ve bir grup sahabi güç kuvvet sahibi idi ve yanlarında hedy kurbanı bulunduğu halde (haccı bozup) umre yapamadılar. Bu sırada Resuİullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanıma geldi. Ben ağlamaktaydım. "Ey hanım! neden ağlıyorsun?" diye sordu. Ben de, "Sahabilere söylediğin sözleri duydum. Benim umre yapmam yasakmış" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana neden olduğunu sorunca, "Namaz kılamıyorum" (adetliyim) diye cevap verdim. Bunun üzerine Resuİullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Zararı yok. Sen de, Allah'ın diğer kadınlar hakkında koymuş olduğu kanun üzere Adem'in kızlarından birisin. Sen haccını yap. Umulur ki Allah seni (bir umre ile) rızıklandırır" buyurdu. Hac yapmak üzere yola çıktık. Mina'ya geldiğimiz zaman temizlenmiştim. Mina'dan çıktım ve ifada tavafı yaptım. Mina'dan son dönüşte (Zilhicce'nin 13. günü) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yola çıktım. Muhassab adlı yerde konakladık. Hz. Nebi Abdurrahman İbn Ebû Bekir'i çağırdı ve: "Kardeşini harem bölgesinden al götür. Umre için ihrama girsin. Umreyi tamamlayın. Daha sonra onu buraya getir. Siz gelinceye kadar burada bekliyorum" buyurdu. Daha sonra Abdurrahman ile birlikte çıktık. Umreyi ve tavafı tamamladıktan sonra seher vakti Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldim. Bize, "Tamamladınız mı?" diye sordu. Ben de, "Evet" dedim. Bunun üzerine insanlara yola çıkılacağı yönünde duyuru yaptırdı. Sahabiler de yola çıktılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de Medine'ye doğru yola koyuldu."
Aişe (r.anha) şöyle anlatır: "Sevde, insanlar kalabalık oluşturmadan önce gitme hususunda Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den izin istedi. -O ağır canlı bir kimse idi. - Resulullah da ona izin verdi, o da kalabalık olmadan gitti. Biz ise sabaha kadar kaldık. Sonra Hz. Nebi'in emri ile yola koyulduk Yemin olsun ki, Sevde gibi ben de Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'tan izin istemiş olsaydım beni en çok sevindiren şey (o gün) bu olurdu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Eflah b. Humeyd ← el-Kâsim b. Muhammed ← Âişe bint Ebû Bekir
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Resulullah'ın kurbanının gerdanlığını kendi ellerimle büktüm. Hz. Nebi de onu taktı, kurbana bellik koydu ve gönderdi. Bunu yaptıktan sonra, önceden helal olan şeylerden hiçbiri haram hale gelmedi (yani ihram yasakları başlamadı)". Tekrar: 1698, 1699, 1700, 1701, 1702, 1703, 1704, 1705, 2317
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Eflah b. Humeyd ← el-Kâsim b. Muhammed ← Âişe bint Ebû Bekir
Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'ın kurbanının gerdanlığını büktüm. Hz.Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de kurbana bellik koydu ve gerdanlığı ona taktı (ya da ben takmıştım) sonra onu Kabe'ye gönderdi. Kendisi ise Medine'de kaldı. Bunu yaptıktan sonra, önceden helal olan şeylerden hiçbiri haram hale gelmedi (yani ihram yasakları başlamadı)".
Aişe r.anha şöyle dedi: Hacca niyet ederek, hac aylarında ve hac yasaklarına riayet ederek yola çıktık. Serif denilen yere ulaştığımızda Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Yanında hedy kurbanı bulunmayan ve haccını umreye çevirmek isteyen kimse bunu yapsın. Yanında hedy kurbanı bulunnan bunu yapmasın". Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ve ashabından kuvvetli bir kısmının yanında hedy kurbanı vardı, bunların hac ihramını umreye çevirme imkanı yoktu. Ben ağlarken Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanıma geldi. Bana: "Niçin ağlıyorsun?" buyurdu. Ben: Senin ashabına söylediklerini işittim. Ben umre yapamadım, dedim. Hz.Nebi: "Niçin yapamadın?" diye sordu. Ben: Çünkü namaz kılamayacak durumdayım (adet gördüm), dedim. Hz. Nebi: "Zararı yok. Sen adem'in kızlarındansın. Onlar için takdir edilenler sana da takdir edilmiştir. Sen haccını yapmaya devam et. Belki Aaah sana umreyi de nasip eder" dedi. Mina'dan dönüp de Muhassab'ta konaklayıncaya kadar bekledim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (kardeşim) Abdurrahman'ı çağırarak şöyle buyurdu: "Kızkardeşini harem bölgesinden çıkar, umre için İhrama girsin. Sonra tavafınızı bitirin. Sizi şurada bekliyorum." Gece yarısı onların yanına geldik. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem.: "Bitirdiniz mi?" diye sordu. Ben: Evet, dedim. Ashabına hareket emri verdi. İnsanlar harekete geçti. Sabah namazından önce Kabe'yi tavaf ettiler sonra da Medine'ye doğru harekete geçtiler.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Eflah b. Humeyd ← el-Kâsim b. Muhammed ← Âişe bint Ebû Bekir
Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb rivayet etti. Dedi ki: Bize Eflah b. Humeyd, Kaasım b. Muhammed'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Aişe dedi ki: Ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte aynı kaptan cünüplükten dolayı yıkanıp, ellerimiz o kabın içine girip çıkardı.
Bize Abdullah b; Meslemete'bni Ka'neb de rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh, Ebu Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm'den, o da Selman-ı Eğarr'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cemaatla kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan yirmibeş derece (ziyâde)'ye denk olur.» buyurdular.
Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh b. Humeyd, Kaasim b. Muhammed'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ihrama girerken ihramı için hille çıkarken beyii tavaf etmezden önce dahi hilli için ellerimle kokulamışımdır.»
Bize Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. Süleyman, Eflâh b. Humeyd'den, o da Kaasim'den, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile hacc aylarında, hacc yerlerinde ve hacc gecelerinde hacca niyet ederek yola çıktık. Şerîf denilen yere indiğimizde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabının yanına çıkarak: — Sizden hanginizin yanında hedy kurbanı yok sa haccını Umre yapmak isterse yapsın! Beraberinde hedyi olanlar bunu yapmasın! buyurdu. Bunun üzerine beraberinde hedyi olmayanlardan bâzıları Umreye niyet etti, bâzıları da onu terk ettiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında hedyi vardı. Ashabından vakti hâli yerinde olan bâzı kimselerin de hedyleri vardı. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim yanıma girdi. Ben ağlıyordum. — Neye ağlıyorsun? diye sordu. Ben: — Ashabına söylediklerini işittim, umreyi de duydum. (Hâlbuki ben, Umreden mahrumum) dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : —Nen var? diye sordu. — Namaz kılamıyorum! dedim. — O' sana zarar etmez. Sen, haccında dâim ol! Umulur ki Allah onu sana nasîb edecektir. Sen, benât-i Âdem'den birisin. Allah onlara neyi takdir buyurduysa, sana da onu takdir etmiştir; buyurdu. Bunun üzerine haccıma devamla yola çıktım. Mina'ya indiğimiz vakit temizlendim. Sonra beyti tavaf ettik. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), El-Muhassab denilen yere indi. Ve Abdurrahman b. Ebî Bekr'i çağırarak: — Kız kardeşini haremden çıkar da Umreye niyet etsin, sonra beyti tavaf eylesin! Ben, sizi burada bekleyeceğim; Dedi. Biz de (Ten'îm'e) çıktık, (orada Umreye) niyetlendim. Sonra beyti ve Safa ile Merve'yi tavaf ettim. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına geldik gece yarısı, konakladığı yerde duruyordu. Bana : — Bitirdin mi? diye sordu. — Evet; cevâbını verdim. Bunun üzerine ashabına hareket emrini verdi. Yola çıktı, (Mekke'ye varınca) evvelâ beyt-i şerife uğrayarak sabah namazından önce onu tavaf etti. Bil'âhara Medine'ye (müteveccihen) yola çıktı.»
Bize Abdullah b, Meslemete'bnİ Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh yani ibni Humeyd, Kasım'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti ki, şöyle demiş: «Müzdelife gecesi Sevde, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den önce izdiham olmadan (Mina'ya dönmek için) ondan izin istedi. Sevde, sebita bir kadındı. — Kasim, sebita'nın: Ağır mânâsına geldiğini söylemiş.— Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ona izin verdi. Bu suretle Sevde ondan önce yola çıktı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bizi sabahlayıncaya kadar alıkoydu, biz de onunla beraber döndük. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den, Sevde'nin yaptığı gibi izin isteyerek, onun izniyle dönmüş olsam benim için bu her sevinilecek şeyden daha iyi idi.»
Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh, Kaasim'den, o da Âîşe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş : «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in develerini:! nişan iplerini ellerimle Ördüm. Sonra onlar'ı nişanladı ve boyunlarına alâmet taktı. Bilâhare banları Beyt-i şerife gönderdi. Kendisi Medine'de kaldı ama (bununla) ona helâl olan hiç bir şey haram olmadı.»
Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh, Kaasim b. Muhammed'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş : «Safiyye'nin tavafı ifâzayi yapmadan hayız göreceğinden korkuyorduk. Derken yanımıza Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelerek: — Safiye bizi yolumuzdan alıkoyacakmı diye sordu. Biz: — O ifâzasını yaptı, dedik. — Öyleyse alıkoymayacak buyurdular