Ebû Bekir b. Abdurrahman

Ebû Bekir · Tâbiî, Medine'nin yedi fakihinden

Ebû Bekir b. Abdurrahman b. el-Hâris b. Hişâm b. Mugîre b. Abdullah b. Ömer b. Mahzûm

Doğumh. 16 · Medine
Vefath. 94 · Medine
KünyeEbû Bekir
Nisbeel-Kureşî, el-Mahzûmî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerMedine
Tabaka3. tabaka

Hakkında

Kureyş'in Mahzûmoğulları koluna mensup olan bu tâbiînin adı Ebû Bekir, künyesi Ebû Abdurrahman'dır; Muhammed ve Mugîre adları ise kardeşlerine aittir. Dedesi sahâbî Hâris b. Hişâm, babası Hz. Peygamber hayattayken doğmuş olan Abdurrahman b. Hâris, annesi Fâhite bint Ukbe'dir. Hz. Ömer'in hilâfeti yıllarında doğdu.

Hadis ve fıkıh alanında iyi yetişti; Hz. Âişe ve Ammâr b. Yâsir başta olmak üzere pek çok sahâbîden rivayette bulundu. Zührî ve Ömer b. Abdülazîz ondan hadis alanlardandır. Medine'nin yedi fakihi arasında sayılır; Ömer b. Abdülazîz'in Medine valiliği sırasında kurduğu danışma meclisinde yer aldı. Sürekli oruç tutması ve çok namaz kılması sebebiyle Kureyş'in rahibi (zâhidi) lakabıyla anıldı. Ömrünün sonlarında gözlerini kaybetti.

Birçok fakihin vefat etmesi sebebiyle senetü'l-fukahâ diye anılan h. 94 / m. 713 yılında vefat etti; 93 ve 95 tarihleri de zikredilir.

Ailesi

Babası
'Abdur Rahman ibn al-Harith
Annesi
Fakhtah bint 'Unba bin Suhayl bin 'Amr
Eşi
Sara bint Hisham Mukhzumi, Qurayba bint 'Abdullah Asadi, Ramisha bint Walid
Kardeşleri
Ikramah bin 'Abdur Rahman, Muhammad bin 'Abdur Rahman, 'Umar bin 'Abdur Rahman bin al-Harith, Abu Sa'id bin 'Abdur Rahman, al-Mughira bin 'Abdur Rahman
Çocukları
'Abdullah bin Abi Bakr bin 'Abdur Rahman, 'Abdur Rahman bin Abi Bakr al-Mulaiki, 'Abdul Malik bin Abi Bakr bin 'AR, Hisham, Suhyal, al-Harith bin Abi Bakr, Maryam, Abu Salama, 'Umar bin Abi Bakr, Fatima

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Sözün kaynağı olduğu hadisler

Ebu Bekir İbn Abdurrahman'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Ben babamla birlikte Aişe ve Ümmü Selem'e'nin yanına giderdim." [Bu rivayetin bundan sonraki kısmı başka bir senedle de rivayet edilmiştir. Buna göre Ebu Bekir İbn Abdurrahman İbnü'l-Harİs İbn Hişam, babası Abdurrahman'ın Mervan İbnü'l-Hakem'e şöyle dediğini nakletmiştir: Aişe ve Ümmü Seleme r.anhuma'nın haber verdiğine göre: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem eşiyle cima ettiği için cünüp olduğu halde, şafak doğduktan sonra boy abdesti alır ve oruç tutardı." Bunun üzerine Mervan, Abdurrahman İbnü'l-Haris'e: "Allah'a yemin ederim ki, bunu söyleyerek Ebu Hureyre'yi uyaracaksın!" dedi. Mervan, o sırada Medine valisi idi. Fakat babam Abdurrahman böyle bir şey yapmayı istemedi. Sonra biz bir şekilde Ebu Hureyre ile Zu'l-huleyfe'de bir araya gelme imkanı bulduk. Ebu Hureyre'nin orada arazisi vardı. Babam, Ebu Hureyre'ye: "Sana bir konuyu arzetmek istiyorum. Eğer Mervan bana bu konuda yemin ettirmeseydi ben de sana arzetmeye gerek duymazdım" dedi ve Aişe ile Ümmü Seleme'nin söylediklerini nakletti. Ebu Hureyre ise (kendisinin aksi yönde görüş benimsemesine sebep olan durumu anlatmak için); "Fadl İbn Abbas bana böyle anlatmıştı. Fakat Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımları bunu daha iyi bilirler" dedi. Ebu Hureyre'den nakledilen rivayet şöyledir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem cünüp olarak sabaha çıkan kimsenin oruç tutmamasını emrederdi." Fakat ilk rivayetin senedi daha güçlüdür.
Ebu Bekir İbn Abdurrahman'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Ben babamla birlikte Aişe ve Ümmü Selem'e'nin yanına giderdim." [Bu rivayetin bundan sonraki kısmı başka bir senedle de rivayet edilmiştir. Buna göre Ebu Bekir İbn Abdurrahman İbnü'l-Harİs İbn Hişam, babası Abdurrahman'ın Mervan İbnü'l-Hakem'e şöyle dediğini nakletmiştir: Aişe ve Ümmü Seleme r.anhuma'nın haber verdiğine göre: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem eşiyle cima ettiği için cünüp olduğu halde, şafak doğduktan sonra boy abdesti alır ve oruç tutardı." Bunun üzerine Mervan, Abdurrahman İbnü'l-Haris'e: "Allah'a yemin ederim ki, bunu söyleyerek Ebu Hureyre'yi uyaracaksın!" dedi. Mervan, o sırada Medine valisi idi. Fakat babam Abdurrahman böyle bir şey yapmayı istemedi. Sonra biz bir şekilde Ebu Hureyre ile Zu'l-huleyfe'de bir araya gelme imkanı bulduk. Ebu Hureyre'nin orada arazisi vardı. Babam, Ebu Hureyre'ye: "Sana bir konuyu arzetmek istiyorum. Eğer Mervan bana bu konuda yemin ettirmeseydi ben de sana arzetmeye gerek duymazdım" dedi ve Aişe ile Ümmü Seleme'nin söylediklerini nakletti. Ebu Hureyre ise (kendisinin aksi yönde görüş benimsemesine sebep olan durumu anlatmak için); "Fadl İbn Abbas bana böyle anlatmıştı. Fakat Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımları bunu daha iyi bilirler" dedi. Ebu Hureyre'den nakledilen rivayet şöyledir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem cünüp olarak sabaha çıkan kimsenin oruç tutmamasını emrederdi." Fakat ilk rivayetin senedi daha güçlüdür.
Ebu Bekir İbn Abdurrahman anlatıyor: "Babamla birlikte Aişe'nin yanına gittik. Bize şöyle dedi: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem üzerine şahitlik ederim ki, kendisi ihtilam yoluyla değil cinsel ilişki sebebiyle cünüp olarak sabahlar ve sonra orucunu tutardı."
Sonra Ümmü Seleme'nin yanına da gittik. O da aynı şeyleri söyledi.
Bize Abdullah b. Meslemete'l-Ka'nebî rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman yâni İbni Bilâl, Abdurrahmân b. Humeyd'den, o da Abdülmelik b. Ebî Bekr'den, o da Ebu Bekr b. Abdirrahmân'dan naklen rivayet etti ki, Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ümmü Seleme ile evlenerek zifaf'a girdiği zaman yanından çıkmak istediğinde Ümmü Seleme elbisesinden tutmuş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «İstersen senin yanında daha fazla kalayım ve bunu senin nevbetine sayayım. Bakire'ye yedi, dul'a üç gece (zifaf hakkı) vardır.» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Damre, Abdurrahmân b. Humeyd'den bu isnâdla bu hadîsin mislini haber verdi.