Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Abdullah İbn Ebu Katade, babasından şunu aktardı: Hudeybiye antlaşmasının yapıldığı yıl Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte gittik. O'nun ashabı ihrama girdikleri halde ben ihrama girmedim. Gayka denilen yere geldiğimizde, düşman birliğinin bulunduğu bize haber verildi. Onlara doğru yöneldik. Arkadaşlarım vahşi bir eşek (zebra) sürüsü gördüler. Birbiriyle gülmeye başladılar. Bunun üzerine ben de geriye bir baktım ve sürüyü gördüm. Atımı sürünün üzerine doğru sürdüm. Okumu fırlattım ve birini vurdum. Arkadaşlarımdan yardım istedim, yardım etmekten kaçındılar. Daha sonra onun etinden yedik. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ulaşmak için yola çıktık. Düşmanın onunla aramıza girmesinden korktuk. Bu yüzden atımı bazen hızlı koşturuyor, bazen de yürütüyordum. Gece yarısı Gıfar kabilesinden bir adamla karşılaştım. Ona: "Sen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den nerede ayrıldın?" diye sordum. Adam: "Ta'hin denilen yerde öğle uykusuna yattığı sırada ayrıldım" dedi. Nihayet Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ulaştım. Ona: "Ey Allah'ın Resulü arkadaşların sana selam söylüyorlar. Onlar, düşmanın seninle aralarına girmelerinden korktular. Onları bekle" dedim. Resulullah da bekledi. Ben: "Ey Allah'ın Resulü biz vahşi bir eşek/zebra avladık. Yanımızda ondan bir parça da arttı" dedim. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihramlı olan ashabına "yiyiniz" buyurdu.
Bera İbn Azib r.a.'den nakledilmiştir: "Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize yedi şeyi emretti; yedi şeyden yasakladı. "Bera, Hz. Nebi'in emrettikleri arasında "hasta ziyaretini, cenaze uğurlamayı, aksırana dua etmeyi, verilen selamı almayı, haksızlığa uğrayan kişiye yardım etmeyi, seslenene cevap vermeyi ve yemini tutmayı" saydı.
Abdullah b. Ebi Katade'den rivayete göre babası kendisine tahdis ederek dedi ki: "Biz Hudeybiye yılı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte gittik. Ashabı ihrama girdikleri halde ben ihrama girmemiştim."
Bera İbn Azib'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem birisine şu tavsiyede bulunmuştur: "Yatmak istediğinde abdest al ve sağ tarafına yat! Sonra şu duayı yap: "Allahım! Kendimi ve durumumu sana teslim ettim. Sana dayandım. Ümidim de senden korkum da! Senden asla kaçış yoktur. Sığınılacak yegane varlık sensin. İndirdiğin kitaba ve göndendiğin peygımıbere inandım". Eğer bunları söyleyip yatarsan ve o gece ölürsen İslam fıtratı üzerine öıürsün". Allah'ın ismiyle ölüp dirilmek yaşadıkça Allah'ı zikretmek ve bu şekilde ölmek anlamına gelir. Nüşur ise kıyamet günü dirilmek ölüm sonrası yeniden hayat bulmak demektir.
Enes İbn Malik'ten rivayet edildiğine göre Ümmü Süleym "Enes sizin hizmetkarınız olsun" deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allahım! Enes'in mal ve evladını bereketli kıl. Ona verdiğin her şeye bereket bahşet" diye dua etmiştir.
Enes İbn Malik'ten rivayet edildiğine göre Ümmü Süleym "Ey Allah'ın resulu! Enes hizmetçiniz olsun; ona dua buyurun" dediğinde Resullullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allahım! Malını ve çocuklarını ve ona verdiğin her şeyi bereketli kıl" diye dua etmiştir.
Enes İbn Malik'ten rivayet edildiğine göre Ümmü Süleym "Ey Allah'ın resulu! Enes hizmetçiniz olsun; ona dua buyurun" dediğinde Resullullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allahım! Malını ve çocuklarını ve ona verdiğin her şeyi bereketli kıl" diye dua etmiştir.
Ebu Seleme şöyle alnlatmıştır: Andolsun ben rüya görürdüm de bu rüya beni hasta ederdi. Nihayet Ebu Katade'den işittim. Şöyle diyordu: Ben de rüya görürdüm de gördüğüm rüya beni hastalandırırdı. Nihayet Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim. O şöyle buyuruyordu: "Güzel rüya Allah tarafındandır. Herhangi biriniz sevdiği bir şeyi gördüğünde bunu kendisini seven kimselerden başkasına anlatmasın. Hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman ise bu rüyanın ve şeytanın şerrinden Allah'a sığınsın ve sol tarafına üç defa tükürsün ve sakın bu kötü rüyasını kimseye söylemesin. Çünkü böyle yaparsa o çirkin rüya kendisine zarar veremez. "
İbn Abbas r.a.'ın nakline göre İbn Ömer şöyle demiştir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana şöyle dedi: "Bu gece bana Rabbim tarafından bir gelen geldi de Akık vadisinde iken bana 'Bu mübarek vadide namaz kıl ve umretun ve haccun' diye söyle. "
Enes'in nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Rabbinden rivayet ederek şöyle dedi: "Kul bana bir karış yaklaştığı zaman ben de ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaştığı zaman ben ona bir kulaç yaklaşmm. O bana yürüyerek geldiği zaman ben ona koşarak varırım. "
Bana Haccâc b. Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Zeyd Saîd b. Rabî' rivâyet etti. (Dediki): Bize Kurratü'bnü Hâlid Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: «Bir gece Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'i bekledik. O derecede ki gecenin yarısına yakın bir vakit oldu. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelerek namazı kıldırdı. Arkasından yüzünü bize çevirdi; Elindeki gümüş yüzüğün pırıltısını hâlâ görür gibiyim.»
Bize Muhammedü'bnü Beşşâr rivayet etti. (Dedi kî): Bana Saîdü'bnü Rabi rivayet etti. H. Bana, bu hadîsi İshâk b. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvûd haber verdi. Bu râvîlerin ikisi de Şu'be'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Saîdü'bnü Rabî' hadîsinde: «Biz, sırtlarımızda yük taşıyorduk, dedi.» ibaresi vardır.