Ebû Şüreyh el-Adevî

Ebû Şüreyh · Sahâbî, Huzâa'nın Ka'boğulları'ndan

Ebû Şüreyh

Vefath. 68
KünyeEbû Şüreyh
Nisbeel-Huzâî, el-Adevî, el-Medenî, el-Hicâzî
Yaşadığı yerlerMedine
TabakaSahâbî
Cerh-ta'dîlsahâbî

Hakkında

Ebû Şüreyh künyesiyle tanınan bu sahâbînin adı hakkında Amr b. Huveylid, Ka'b b. Amr, Hâni b. Amr ve Abdurrahman b. Amr gibi farklı rivayetler bulunmakla birlikte meşhur olanı Huveylid b. Amr b. Sahr'dır. Huzâa kabilesinin Ka'boğulları koluna mensup olup el-Huzâî, el-Ka'bî ve el-Adevî nisbeleriyle anılır.

Mekke'nin fethinden önce ya da fetih günü (h. 8) Müslüman oldu ve fetih sırasında Ka'boğulları'nın üç sancağından birini taşıdı. Daha sonra Medine'ye yerleşti ve şehrin akıllı, ağırbaşlı kişileri arasında anıldı. Emevî valisi Amr b. Saîd Mekke üzerine asker gönderdiğinde, ona Hz. Peygamber'in Mekke'nin dokunulmazlığı hakkındaki sözlerini hatırlatması meşhurdur; bu rivayette Harem'i insanların değil, gökleri ve yeri yaratan Allah'ın haram kıldığı vurgulanır.

Misafirliğin üç gün olduğu, komşu hakkı ve dilin korunması gibi konularda yirmi kadar hadis rivayet etti; bunlar Buhârî, Müslim ve Sünen kitaplarında yer alır. Kendisinden Saîd el-Makbürî, Nâfi' b. Cübeyr b. Mut'im ve Atâ b. Yezîd el-Leysî rivayette bulundu. Medine'de h. 68 (m. 687-688) yılında vefat etti; h. 58 diyenler de vardır, ancak ilki daha sahih kabul edilir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ikisi birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler, İbn-i Numeyr dediki: Bize Süfyân, Amr'dan rivayet etti ki, Amr Nâfi' b. Cübeyr'i, Ebu Şüreyh el-Huzâi'den naklen şöyle haber verirken dinlemiş: Nebi (Sallalhhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ''Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimse komşusuna ihsan etsin (iyilik yapsın), Allah'a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikram etsin, Allah'a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin yahut sussun. "
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Saîd b. Ebî Saîd'den; o da Ebû Şureyh-i Adevî'den naklen rivayet etti ki, Ebû Şureyh Amr b. Saîd'e : —Mekke'ye ordu gönderirken— «Bana, müsaade buyur yâ Emîr! Sana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Mekke'nin fethinin ertesi günü söylediği bir sözü anlatayım. Bunu benim kulaklarım işitmiş; kalbim bellemiş ve konuşurken gözlerim görmüştür. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah'a hamd-û senada bulunduktan sonra: — Şüphesiz Ici, Mekke'yi insanlar değil, Allah haram kılmıştır. Binâenaleyh Allah'a ve Âhiret gününe iman eden hiç bir kimsenin orada kan dökmesi ve oradan bir ağaç kesmesi helâl değildir. Şayet bir kimse orada Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'ın harbi ile istidlal ederek kendisi için harb'e ruhsat görürse ona: Allah, Resulüne (bu bâbta) izin vermiş, fakat size izin vermemiştir deyin! Bana da ancak gündüzün bir saatında Mekke'de kıtale izin verdi. Mekke'nin bugünkü hürmeti dünkü hürmeti gibi olmuştur. Burada bulunan, bulunmayana tebüğ etsin.» buyurdular. Ebû Şureyh'e (bunu söyleyince) Amr sana ne dedi? diye soranlar oldu. Ebû Şureyh : — Ben bunu senden daha iyi bilirim yâ Ebâ Şureyh! Muhakkak ki, Harem-i Şerif bir âsîyi, bir idam kaçagını ve bir bozguncuyu barındırmaz cevâbını verdi, dedi.
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Saîd b. Ebî Saîd'den, o da Ebû Şüreyh El-Adevî'den naklen rivayet etti ki, şöyle demiş : ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) konuşurken kulaklarım duydu ve gözlerim gördü; buyurdular ki: «Her kîm Allah'a ve son güne îmân ediyorsa misafirine caizesini ikram etsin!» Ashab: — Onun caizesi nedir yâ Resûlâllah? dediler. «Günü ile gecesîdir. Misafirlik üç gündür. Bundan ötesi ona sadakadır.» buyurdu. Birde: «Her kim Allah'a ve son güne îmân ediyorsa (ya) hayır söylesin yahut sussun!» buyurdular
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. El-Alâ' rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülhamîd b. Cafer, Said b. Ebî Saîd EI-Makburî'den, o da Ebû Şüreyh El-Huzâî'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Misafiriik üç gündür. Misafirin caizesi de bir gün bir gecedir. Müslüman bîr adama dîn kardeşinin yanında onu günaha sokacak kadar (fazla) kalması helâl olmaz!..» buyurdu. Ashâb: — Yâ Resûlâllah, onu nasıl günaha sokar? dediler. «Onun yanında oturur kalır; kendisini ağırlayacak bir şeyi de yoktur!» buyurdular
Bize bu hadîsi Muhammed b. El-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Bekir (yâni El-Hanefî) rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülhamîd b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd El-Makburî ri­vayet etti. Kendisi Ebû Şüreyh El-Huzâî'yi şöyle derken İşitmiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu söylerken kulaklarım duydu, gözüm gördü ve kalbim belledi...» Müteakiben râvi, Leys'in hadîsi gibi nakletmiştir. Bu hadîste o Vekî'in hadîsinde olduğu gibi: «Hiç birinize dîn kardeşinin yanında onu günaha sokacak kadar katması helâl olmaz!» cümlesini de zikretti