Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Enes İbn Malik r.a.'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Medine şuradan şuraya kadar harem bölgesidir; otu (bitkisi) koparılmaz ve orada Kur'an ve sünnete muhalif işler türetilmez. Kim sünnete aykırı işler yaparsa Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun!"
Asım anlatıyor: "Enes İbn Malik r.a.'e kunut duasını sordum ve aramızda şöyle bir konuşma geçti: - Kunut rüku'dan önce okunur. - Fakat falanca kişi bana senin Kunut rükudan sonra okunur dediğini nakletti. - Yalan söylemiş / yanılmış. Enes İbn Malik r.a. daha sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in rüku'dan sonra bir ay boyunca Kunut okuyarak Süleym oğullarının bazı kollarına beddua ettiğini söyledi ve buna sebep olan olayı anlattı: Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabının önde gelenlerinden Kur'an bilgileri üst düzeyde (kurra) kırk veya yetmiş kişiyi müşrikleri eğitmeleri için göndermişti. Fakat onlar ihanet edip bu sahabıleri şehit ettiler. Halbuki bu müşriklerle Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem arasında anlaşma da vardı. Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu şehitlere üzüldüğü kadar başka birisine üzüldüğünü görmedim."
Adiy b. Hatim r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sen köpeğini Allah'ın adını anarak saldığın takdirde o da avı yakalayıp öldürürse onu ye. Eğer av hayvanından yerse sen yeme. Çünkü ancak kendisi için yakalamış olur. Şayet üzerlerine Allah'ın adı anılmamış birtakım köpeklerle karışır ve bu köpekler av hayvanını yakalayıp öldürürlerse sen yeme. Çünkü o hayvanı hangilerinin öldürdüğünü bilemezsin. Eğer bir ava atış yapar da onu bir ya da iki gün sonra bulduğun takdirde avda senin okunun izi dışında bir iz yoksa onu ye. Eğer suya düşerse yeme."
Bana Haccâc b. Şâir ile Ahmed b. Saîd b. Sahr dahi rivayet etti. Lâfızları birbirine yakındır. (Dedilerki): Bize Ebû'n-Nu'man rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit rivayet etti. (Haccâc b. Yezid'in rivâyetinde: Ebû Zeyd El-Ahvel'dir) (Dediki): Bize Asım b. Abdillah b. Haris, Ebû Eyyûb'un azatlısı Eflah'dan, o da Ebû Eyyûb'dan naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona misafir olmuş ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) alt kata Ebû Eyyûb da üst kata yerleşmişler. Derken Ebû Eyyûb bir gece intibaha gelmiş ve: Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in başının üzerinde yürüyoruz, demiş. Bunun üzerine çekilerek bir kenarda gecelemişler. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e söylemiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem). «Alt kat daha yarayışlı.» buyurmuş.» Ebû Eyyûb : — Sen altında bulundukça ben bir çatının üstüne çıkamam, demiş. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Üst kata, Ebû Eyyûb da alt kata değişmişler. Ebû Eyyûb Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yemek yaparmış. Sofra (dönüp) getirildiği vakit onun parmaklarının yerini sorar, parmaklarının yerini araştırırmış. Bir gün ona sarımsaklı bir yemek yapmış. Sofra geri getirildiği vakit Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in parmak yerlerini sormuş. Kendisine: — O yemedi, demişler. Bundan ürkmüş ve hemen yanına çıkarak : — Sarmısak haram mıdır? diye sormuş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Değildir! Lâkin ben ondan hoşlanmıyorum.» buyurmuş. Ebû Eyyûb : — Öyle ise senin hoşlanmadığından yahut senin kerih gördüğünden ben de hoşlanmam, demiş. Ebû Eyyûb: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelinirdi.» demiş.