Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Abdullah İbn Mes'ud, Heyte lek'i okudu ve şöyle dedi: Bunu ancak bize öğretildiği gibi okuruz. Mesvahu "kalacağı yer," elfeya ise "buldular" anlamına gelir. [Nitekim şu ayetlerde de bu manada kullanılmıştır:] "Onlar atalarını haktan sapmış durumda buldular. "(Saffat 69) "Hayır, biz babalarımızı ne durumda bulduysak ona uyarız" derler. "(Bakara 170) İbn Mes'ud'un aşağıdaki ayeti şu şekilde okuduğu nakledilmiştir: Bel acibtu ve yesharun (Ne var ki ben onların haşri inkar etmelerine şaşarım, onlar ise seninle alayederler.)(Saffat 12)
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre; "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Bir kimse kardeşine: Ey kafir, dediği takdirde ikisinden birisi onunla dönmüş olur." İkrime İbn Ammar'dan, dedi ki: Kendisi Yahya'dan, o Abdullah İbn Yezid'den, o Ebu Seleme'yi bu hadisi naklederken dinlemiş, Ebu Seleme de Ebu Hureyre'yi onu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den diye naklederken dinlemiştir.
Bu hadisi bana Ahmed b. Saîd b. Sahr ed-Darimi de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Habban rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süleyman b. el-Muğîre, Sabit'ten, o da Enes'den naklen rivayet eyledi. Enes: «Seslerinizi Nebiin sesinin üstüne kaldırmayın...» (Hucurat 2) ayeti nazil olunca; diyerek rivayet etmiş; fakat hadisde Sa'd b. Muaz'i zikretmemiş.
Bu Hadîs-î bana Ahmed ed-Darimi dahî rivayet etti. (Dediki) Bize Zekeriya b. Adiy rivayet etti. (D.edi ki): Bize yezîd yanî İbni Zürey, Ravh b. Kaasim'den rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyüb b. Musa bu isnadla rivayet etti. ve: «Onu cünüplükten dolayı çözerek yıkayayımmı?» dedi Hayzı zikretmedi. AÇIKLAMALAR 331.sayfada.
Bana Ahmed b. Said ed-Darimi de tahdis etti: Bize Habban tahdis etti, bize Vuheyb tahdis etti. Bize Mansur annesinden tahdis etti, onun Aişe'den rivayetine göre bir kadın Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e (ay halinden) temizlendiğim zaman nasıl gusledeyim, diye sordu. Allah Rasulü: "Misk sürünmüş bir bez parçası alıp, onunla abdest al" buyurdu sonra (Habban) hadisi Süfyan'ın rivayetine yakın olarak zikretti.
Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr ed - Darimî rivayet etti. (Dediki): Bize Habban rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad, Sabit'den, o da Enes'den naklen rivayet etti ki şöyle demiş: Yatsı namazına ikamet getirildi. Bu sırada bir zat; benim bir hacetim var, dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onunla gizlice görüşmeye gitti. taki cemaat yahut cemaatten bazıları uyudular; sonra namazı kıldılar.
Bize Ahmed b. Saîd b. Sahr Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Abdilmecîd rivayet etti. (Dediki): Bize Selm b. Zerîr El-Urâridî rivayet etti. Dediki: Ben Ebu Raca' El-Utâridî'yi, Imrân b. Husayn'dan naklen rivayet ederken dinledim. İmrân, şöyle demiş: «Bir yolculuğunda Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber idim. Bütün gece yürüdük. Sabah yaklaşınca biraz mola verdik. Derken tâ güneş doğuncaya kadar uyuya kalmışız. İçimizden ilk uyanan, Ebu Bekir oldu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyuduğu vakit, kendiliğinden uyanmadıkça, biz kendisini uyandırmazdık. Sonra Ömer uyandı ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında durarak yüksek sesle tekbîr almaya başladı. Nihayet Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyandı. Başını kaldırarak, güneşin doğmuş olduğunu görünce : «Yola revân olun!» buyurdu. Ve bizi hareket ettirdi. Güneş, beyazlaşınca, konakladı ve bize sabah namazını kıldırdı. Bu sırada cemâatdan, bir adam ayrılarak bizimle beraber namaz kılmadı. Namazdan çıkınca Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Yâ Fülan! Bizimle beraber namaz kılmakdan seni ne men etti?» diye sordu. O zât: — Yâ Nebîyyallah! Cünub olmuşum, dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona (teyemmümü) emretti, o da toprakla teyemüm ederek namazını kıldı. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni yanındaki birkaç kişilik kafileyle beraber acele su aramaya gönderdi. Adamakıllı susamişdık. Yolda giderken birdenbire, (devesi üzerinde) ayaklarını iki su tulumu arasına salarak oturmuş bir kadına rastladık. Ve ona: su nerede? diye sorduk. Kadın : — Heyhat!.. Heyhât!.. Size, su yok!., dedi. — Senin ailen ile suyun arasında ne kadar mesafe var? dedik. — Bir gün bir gecelik yol!..» cevâbını verdi. Biz: — Yürü bakalım Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzuruna!., dedik. Kadın : — Resulullah, kim oluyor? dedi. Biz, kadını kendi hâline bırakmıyarak götürdük ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzuruna çıkardık. Efendimiz, ona sordu. Kadın bize haber verdiği gibi ona da haber verdi. Kendisinin yetim sahibi olduğunu; birkaç yetim çocuğu bulunduğunu da söyledi. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun devesinin çöktürülmesini emir buyurdu. Hemen deveyi çökerttiler. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tulumların üst kısımlarındaki ağızlarına su püskürdü; sonra kadının devesini kaldırdı. Biz kanıncaya kadar su içtik. Topumuz, kırk susamış adamdık. Yanımızdaki bütün tulum ve su kaplarını doldurduk; (cünup olan) arkadaşımızı da yıkadık. Ancak hiç bir deveye su vermedik. Halbuki onlar (yâni kadının su tulumları) patlayacak derecede su ile doluydular. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına : «Yanınızda ne varsa getirin!» buyurdular. Artık kadına kimi (ekmek) parça (sı) kimi kuru hurma (olmak üzere bir hayli yiyecek) topladık. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kadına verlimek üzere bunları, bir bohçaya sardı. Ve ona : «Haydi git de bunları çoluğuna çocuğuna yedir! Bilmiş ol kî biz, senin suyundan hiçbir şey eksiltmedik.» dedi. Kadın ailesi nezdine varınca şunları söylemiş: — Vallahi ben insanların en sihirbazına rastladım. Yahut da o zât hakîkaten dediği gibi Nebidir. Şöyle ve şöyle işler yaptı...» İşte bu kadın sebebi ile Allah onun obasına hidâyet vermiş. Hem kadın hem de kabilesi Müslüman olmuşlardır.
Bana Ahmed b. Saîd Ed - Dârimi rivayet etti. (Dediki): Bize Habbân rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Mansûr, annesinden, o da Esma binti Ebî Bekir'den naklen rivayet etti. Esma şöyle demiş: «Peygamber (Sdlallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde güneş tutuldu, bunun üzerine Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) telaş ederek yanlışlıkla bir kadın gömleği giydi, sonra kendisine kendi elbisesini yetiştirdiler. Ben de hacetimi gördüm, sonra gelerek mescide girdim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i namazda gördüm; ben de onunla beraber namaza durdum. Kıyamı o kadar uzattı ki, kendimde oturmak ihtiyâcını hissettim. Sonra zayıf bir kadına bakarak (kendi kendime) bu benden daha zayıf diyor ve ayakta duruyordum. Nihayet Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) rükû'a vardı. Fakat rükû'u da uzattı. Sonra rük'û'dan başını kaldırdı; kıyamı da uzattı. O derece ki, (hani dışardan) bir adam gelse: Rükû' etmediğini tahayyül ederdi.»
Bana Ahmed b. Saîd Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki) Bize Habban b. Hilâl rivayet etti. (Dediki) Bize Ebân-ı Attâr rivayet etti. (Dediki) Bize Gaylân b. Cerîr bu isnadda Şu'be hadîsinin mislini rivayet eyledi. Yalnız o, hadîsde pazartesi gününü zikretmiş, perşembeyi söylememiştir.
Bana Ahmed b. Saîd Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Ahmed b. İshâk rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm b. Yahya, Katâde'den, o da Ebû Hassân'dan naklen rivayet eyledi. Ebû Hassan şöyle demiş: «İbni Abbâs'a: — Bu iş halk arasına yayılmıştır. Güya Beyti tavaf eden hille çıkarmış. Tavaf: Umredir; dediler. İbni Abbâs: — Patlasanız da, bu Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetidir! cevâbını verdi.»
Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Nu'man rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Umaretü'bnü Gaziyye rivayet eyledi. (Dediki): Bana Rabi' b. Sebrate'l-Cühenî, babasından rivayet etti. (Şöyle demiş): «Fetih yılında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Mekke'ye müteveccihen yola çıktık...» Râvî Beşir hadîsi gibi rivayette bulunmuş. Şunu da ziyâde etmiştir: «Kadın bu işe yarar mı? dedi.» Bu hadisde: «Bunun kaftanı eski püsküdür, dedi» cümlesi de vardır.
Bana Ahmed b. Saîd ed-Dârimî rivayet etti, (Dediki): Bize Habbâri rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde, Ebu'l-Halil'den, o da Abdullah b. Hâris'den, o da Ümmü'l-FadlJdan naklen rivayet etti. Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem). Bir defa emmek hürmet isbât edermi? diye sormuş da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hayır!» cevâbını vermiş.
Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr Ed-Dârimî de rivayet ettiJ, (Dediki): Bize Süleyman b. Harb rivayet etti, (Dediki): Bize Hammâd (yâni İbni Zeyd) Eyyûb'dan, o da Yahya b. Saîd'den, o da Ebû Zür'a b, Amr b. Cerîr'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hıyaneti anarak onu büyüttü. Ve râvi hadîsi kıssa eylemiştir. Hammâd: «Bilâhare Yahya'yı bu hadîsi rivayet ederken işittim. Bize Eyyub'un kendisinden rivayet ettiği gibi rivayette bulundu.
Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'n-Nu'man, Ârim b. Fadl rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulvâhid (yâni İbni Ziyad) rivayet etti. (Dediki): Bize Âsim EI-Ahvel, Şa'bî'den rivayet etti. (Demişki): Bana Berâ' b- Âzib rivayet etti, (Dediki): Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kurban günü hutbe okudu da: «Hiç bir kimse namazı kılmadıkça kat'iyyen kurban kesmesin.» buyurdu. Bîr adam : — Bende bir süt oğlağı var ki, iki et koyunundan daha hayırlıdır, dedi. Efendimiz : «O halde onu kurban et. Ama senden sonra hiç bir kimse namına çepîç kâfi gelmez.» buyurdular.
Bana Haccâc b. Şâir ile Ahmed b. Saîd b. Sahr dahi rivayet etti. Lâfızları birbirine yakındır. (Dedilerki): Bize Ebû'n-Nu'man rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit rivayet etti. (Haccâc b. Yezid'in rivâyetinde: Ebû Zeyd El-Ahvel'dir) (Dediki): Bize Asım b. Abdillah b. Haris, Ebû Eyyûb'un azatlısı Eflah'dan, o da Ebû Eyyûb'dan naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona misafir olmuş ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) alt kata Ebû Eyyûb da üst kata yerleşmişler. Derken Ebû Eyyûb bir gece intibaha gelmiş ve: Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in başının üzerinde yürüyoruz, demiş. Bunun üzerine çekilerek bir kenarda gecelemişler. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e söylemiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem). «Alt kat daha yarayışlı.» buyurmuş.» Ebû Eyyûb : — Sen altında bulundukça ben bir çatının üstüne çıkamam, demiş. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Üst kata, Ebû Eyyûb da alt kata değişmişler. Ebû Eyyûb Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yemek yaparmış. Sofra (dönüp) getirildiği vakit onun parmaklarının yerini sorar, parmaklarının yerini araştırırmış. Bir gün ona sarımsaklı bir yemek yapmış. Sofra geri getirildiği vakit Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in parmak yerlerini sormuş. Kendisine: — O yemedi, demişler. Bundan ürkmüş ve hemen yanına çıkarak : — Sarmısak haram mıdır? diye sormuş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Değildir! Lâkin ben ondan hoşlanmıyorum.» buyurmuş. Ebû Eyyûb : — Öyle ise senin hoşlanmadığından yahut senin kerih gördüğünden ben de hoşlanmam, demiş. Ebû Eyyûb: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelinirdi.» demiş.
Bana Muhammed b. Râfi' ile Haccâc b. Şâir ve Abd b. Humeyd, Abdûrrezzâk'tan, o da Ma'mer'den, o da Eyyûb'dan naklen rivayet ettiler. H. Bize Ebû Ca'fer Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'n-Nu'man rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd Abdurrahman Es-Serrac'dan rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır.
Bana Ahmed b. Saîd Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Habban haber verdi. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Mansûr, annesinden, o da Esma binti Ebî Bekr'den naklen rivayet etti ki: Bir kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Ben kızımı evlendirdim. Ama başının saçları döküldü. Kocası onu beğeniyor. Saçını ekliyeyim mi? Ya Resûlallah! demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisini nehiy buyurmuş.
Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Habbân b. Hilâl rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tavus babasından, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kan aldırmış ve haccâma ücretini vermiş ve burnuna ilâç damlatmış.
Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Habban rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad rivayet etti. Bize Sabit, Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem) parlak beyaz renkli idi. Teri inci gibi idi. Yürüdüğü zaman sağa sola meyl ederdi. Ben ne Resulullah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem)'in avucundan daha yumuşak bir diba ve ipeğe dokundum, ne de ResûlulIah (Sallaîlahu Aleyhi ve Sellem)'in kokusundan daha güzel bir misk veya anber kokladım.
Bana Ahmed b. Said Ed-Bârimi rivayet etti. (Dediki): Bize Habbân rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Musa b. Ukbe rivayet etti. (Dediki): Bana Salim. Abdullah'dan bu hadisin mislini rivayet etti. Bu hadisi Buhâri «Kitâbu't-Tefsir-'de; Tirmizi «Tefsir» .ile «Menâkıb»de'; Nesâi dahi «Tefsir'de tahric etmişlerdir.
Bana Ahmed b. Saîd Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Habban rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Süheyl, babasından, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahui Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Birbirinize buğz etmeyin! Birbirinize sırt çevirmeyin! Birbirinize münâfese yapmayın! Kardeş olun ey Allah'ın kulları!» buyurmuşlar.
Bana Ahmed b. Said b. Sahr Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Habban rivayet etli. (Dediki): Bize Ebân rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû İmrân rivayet etti. (Dediki): Biz Kûfe'de çocukken Cündeb bize şunu söyledi: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Kur'ân'ı okuyun...» buyurdular. Râvi yukardakilerin hadîsi gibi rivayet etmiştir.