Ebü'l-Halîl künyesiyle tanınan Sâlih b. Ebû Meryem, Benî Dubaa kabilesinin azatlısı olan Basralı bir tâbiîdir. Hadisleri Abdullah b. el-Hâris ve İkrime gibi hocalardan rivayet etmiş, kendisinden de Katâde ve Eyyûb es-Sahtiyânî nakilde bulunmuştur. Oğlu Dâhil b. Sâlih de rivayetle meşgul olmuştur.
Yahyâ b. Maîn ve Ahmed b. Hanbel onu güvenilir (sika) bir râvi olarak nitelemiş, Zehebî de aynı kanaati paylaşmıştır; hakkında daha çekingen bir değerlendirme de nakledilir. Vefat tarihi kaynaklarda kesin olarak yer almaz.
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Hakîm İbn Hizam r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Alıcı ve satıcı birbirinden ayrılmadıkça bereketli kılınır. Gerçeği gizler ve yalan söylerlerse satışlarının bereketi giderilir." 23
Hakîm İbn Hizam, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den nakletmiştir: ''Alıcı ve satıcı birbirinden ayrılmadıkları sürece muhayyerdirler. Şayet doğru söylerler ve açıklamaları gereken şeyleri açıklarlar ise alış verişleri bereketli kılınır. Yalan söylerler ve açıklamaları gereken şeyleri gizlerlerse alış verişlerinin bereketi giderilir".
Hakîm İbn Hizam şunu rivayet etmiştir: "Birbirlerinden ayrılıncaya kadar alıcı ve satıcı muhayyerdir (hadîsin ravîlerinden Hemmam diyor ki: Yazdıklarım arasında "üç kere tercihde bulunur" ifadesini de buldum) Şayet gerçeği söylerler ve söylemeleri gerekenleri (gizlemeden) belki kar ederler ancak satımlarının bereketi giderilir."
Bize Yahya b. Yahya ile Amru'n-Nâkıd ve îshâk b. Ibrâhîm hep birden Mu'temir'den rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. (Dedilerki): Bize Mu'temir b. Süleyman, Eyyub'dan naklen haber verdi. O da Ebu'l-Halîl'den, o da Abdullah b. Hâris'den, o da Ümmü'l-Fadl'dan naklen rivayette bulunmuş. Ümmü'l-Fadl şunu söylemiş : Bir bedevi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim evimde iken, onun yanına girdi de : Yâ Nebiyyallâh! Benim bir karım vardı; üzerine bir daha evlendim. Derken birinci karım yeni zevcemi bir veya iki defa emzirmiş olduğunu söyledi; dedi. Bunun üzerine Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir ve iki defa emzirmek hürmet isbât eimez.» buyurdular. Amr kendi rivayetinde : «Abdullah b. Haris b. Nevfel'den naklen» dedi.
Bana Ebu Gassân el-Mismaî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz rivayet etti. H. Bize Îbnü'l-Müsennâ ile îbnü Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Katâde'den, o da Ebu'I-Halîl Salih b. Ebî Meryem'den, o da Abdullah b. Hâris'den, o da Ümmü'l-Fadl'dan naklen rivayet eyledi ki, Benî Âmir b. Sa'saa'dan bir zât: — Yâ Nebiyyâllah, bir defa emmek hürmet isbât eder mi? diye sormuş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Hayır!» cevâbını vermiş.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Ebî Arube, Katâde'den, o da Ebu'I-Halil'den, o da Abdullah b. Hâris'den naklen rivayet etti ki, Ümmü'l-Fadl Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in : — «Bir veya iki rad'a yahud bir veya iki massa hürmet isbât etmez.» buyurduğunu rivayet etmiş.
Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki); Bize Bişr b. Seriy rivayet etti. (Dediki); Bize Hammâd b. Seleme, Katâde'den, o da Ebu'l-Halîl'den, o da Abdullah b. Haris b. Nevfel'den, o da Ümmü'l-Fadl'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulundu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir ve ikİ imlâca hürmet isbât etmez» buyurmuşlar.
Bana Ahmed b. Saîd ed-Dârimî rivayet etti, (Dediki): Bize Habbâri rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm rivayet etti. (Dediki): Bize Katâde, Ebu'l-Halil'den, o da Abdullah b. Hâris'den, o da Ümmü'l-FadlJdan naklen rivayet etti. Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem). Bir defa emmek hürmet isbât edermi? diye sormuş da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hayır!» cevâbını vermiş.
Bize Ubeydullah b. Ömer b. Meyserate'î-Kavârirî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Ebî Arube, Katâde'den, o da Ebu'I-Halîl Sâlih'den, o da Ebu AIkametel-Hâşimî'den, o da Ebü Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Huneyn günü Evtâs'a bir ordu göndermiş. Bunlar düşman'a tesadüf ederek onlarla çarpışmış ve muzaffer olmuşlar. Bir takım esirler de almışlar. Galiba Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından bazı kimseler, müşriklerden kocaları bulunmaları hasebiyle esîr kadınlara yakınlık etmekten çekinmişler. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle) bu bâbta şu âyet-i kerîmeyi indirmiş : «Kadınların evli olanları da (size haramdır), ancak mâlik olduklarınız müstesna...» [ Nisa 24 ] yâni, îddetleri geçtikten sonra onlar size helâldır.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ve İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdülalâ, Saîd'den, o da Katâde'den, o da Ebu'l-Halîl'den naklen rivayet ettiki, Ebu Alkamete'l-Hâşimî'nin nakline göre Ebu Saîd-i Hudrî kendilerine Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Huneyn günü bir seriyye gönderdiğini Yezîd b. Zürey' hadîsi mânâsında rivayet etmiş. Yalnız o : «Ancak o kadınlardan sizin mülkünüz olanlar müstesna! Böyleleri size helâldir.» demiş; «iddetleri bittiği vakit...» cümlesini zikrelmemiştir.
Bana bu hadîsi Yahya b. Habîb el-Hârisî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid yâni İbni'l-Hâris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etti.
Bana bu hadîsi (yine) Yahya b. Habib el-Hârisî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. el-Hâris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Ebu'l-Halil'den, o da Ebu Saîd'den naklen rivayet eyledi. Ebu Saîd şöyle demiş : Ashâb, Evtâs günü kocaları olan bir takım kadınlar esîr ettiler de endîşeye düştüler. Bunun üzerine şu âyet indirildi: «Kadınlardan evli olanlar da (size haramdır) ancak mülkünüz olanlar müstesna!»
Bana (yine) Yahya b. Habîb rivayet etti. (Dediki): Bîze Hâlid yâni İbni'l-Hâris rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd, Katâde'den bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivayet etti.
Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize Amr b. Alî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd ile Abdurrahmân b. Mehdî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Ebu'l-Halîrden, o da Abdullah b. Hâris'den, o da Hakîm b. Hizâm'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Alış veriş yapanlar birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerdirler. Eğer doğru söyler ve (her şeyi) beyân ederlerse satışlarında kendilerine bereket verilir; yalan söyler ve (hakikati) gizlerlerse satışlarının bereketi gider.» buyurmuşlar. (1532) -.
Bana Alî b. Hucr rivayet etti. (Dediki): Bize îsmâîl, Eyyûb'dan, o da Ebu'l-Halil'den, o da Mücâhid'den naklen rivayet etti. Demişki : «İbni Ömer: Vallahi Râfi' bizi arazîmizin faydasından menetti, dedi.»
Bana Muhammed b. Ubeyd El-Guberî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb Ebû'l-Halil Ed-Dubaî'den, o da Mücahid'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. (Demişki): Bir gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına : «Bana misâli mü'min gibi olan bir ağaç haber verin!» dedi. Bunun üzerine cemâat çölün ağaçlarından birini anmaya başladılar. İhni Ömer demiş ki: İçimden yahut kalbimden bu ağacın hurma olduğu geçti. Bunu söyleyecek oldum, bir de baktım ki, karşımdakiler kavmin büyükleri! Konuşmaktan çekindim. Onlar susunca Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu ağaç hurmadır.» buyurdular.