Hemmâm b. el-Hâris

Tâbiî, Kûfeli âbid muhaddis

Hemmâm b. el-Hâris b. Kays b. Amr b. Rebîa b. Hârise

Vefath. 65
Nisbeen-Nehaî, el-Kûfî, el-Âbid
Yaşadığı yerleral-Kufa
Tabaka2. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Hakkında

Hemmâm b. el-Hâris en-Nehaî, Kûfe'de yaşamış büyük tâbiîlerdendir. Zehebî onu ibadete düşkün âlimler arasında zikreder; Ebü'l-Hasan el-Medâinî de Kûfe'nin âbidleri arasında sayar.

Hz. Ömer, Abdullah b. Mes'ûd, Huzeyfe b. el-Yemân, Ammâr b. Yâsir, Mikdâd b. el-Esved, Cerîr b. Abdullah el-Becelî, Adî b. Hâtim, Ebû Mes'ûd el-Ensârî ve Hz. Âişe gibi sahâbîlerden hadis dinlemiştir. Kendisinden İbrâhim en-Nehaî, Süleyman b. Yesâr ve Vebere b. Abdurrahman rivayette bulunmuştur. Yahyâ b. Maîn onu sika saymış, İbn Hibbân da es-Sikât adlı eserine almıştır; hadisleri Kütüb-i Sitte'nin tamamında yer alır.

Vefat tarihi hakkında farklı bilgiler vardır. İbn Sa'd onun Haccâc'ın valiliği döneminde öldüğünü söylerken İbn Hibbân, Abdullah b. Yezîd el-Hatmî'nin Kûfe emîrliği sırasında h. 65 / m. 684 yılında vefat ettiğini kaydeder.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Sözün kaynağı olduğu hadisler

Hemmâm İbnü'l-Hâris'ten şöyle nakledilmiştir: "Cerîr İbn Abdullah'ın idrarını yaptıktan sonra abdest alıp mestleri üzerine meshettiğini ve ardından da kalkıp namaz kıldığını gördüm. Ona neden bu şekilde abdest aldığı soruldu. O da şöyle cevap verdi; Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in böyle yaptığını gördüm. İbrahim, Cerîr'in bu sözünün sahabenin hoşuna gittiğini söylemiştir. Çünkü o, en son Müslüman olanlardandı.
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşar da rivayet ettiler. Lâfız ibni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Mansur'dan, o da ibrahim'den, o da Hemmam b. Hâris'den naklen rivayet etti ki: Bir adam Osman'ı medhetmeye başlamış. Bunun üzerine Mikdâd davranarak iki dizinin üzerine oturmuş, kendisi iri yarı bir zatmış. Ve adamın yüzüne çakıl taşı serpmeye başlamış. Osman ona : — Sana ne oluyor? demiş. Mikdâd da şunu söylemiş: — Şüphesiz ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Meddahları gördüğünüz vakit, yüzlerine toprak serpin!» buyurdular.