Ebû Ubeyd

Tâbiî, Süleyman b. Abdülmelik'in hâcibi

Vefath. 100
Nisbeel-Filistînî
Tabaka5. tabaka
Cerh-ta'dîlİbn Hibbân es-Sikât'ta zikretmiştir

Hakkında

Künyesiyle tanınan Ebû Ubeyd el-Mezhicî, Emevî halifesi Süleyman b. Abdülmelik'in hâcibi (teşrifatçısı) olarak bilinir. Asıl adı kaynaklarda farklı şekillerde kaydedilmiş; Huyey, Hüveyy ve Abdülmelik isimleri zikredilmiştir. İbn Hacer'in tasnifinde beşinci tabakada yer alır.

Kendisinden İmam Mâlik ve İbn Aclân rivayette bulunmuştur. Mâlik onu övmüş, Ahmed b. Hanbel güvenilir (sika) olduğunu söylemiş, İbn Hibbân da es-Sikât'ında anmıştır. Vefatının h. 100 / m. 718 yılından sonra olduğu kaydedilir; kesin tarih bilinmemektedir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Enes b. Malik r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye geldiğinde ashabının en yaşlısı Ebu Bekir idi. O, onu (ağaran saçlarını) kına ve ketem ile kapattı ve nihayet ağaran saçlarının rengi oldukça kırmızılaştı."
Bana Abdülhamîd b. Beyân El-Vâsıtî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillâh, Süheyl'den, o da Ebu Ubeyd El-Mezhacî'den (Müslim der ki: Ebu Ubeyd, Süleyman b. Abdilmelik'in âzâdlısıdır.), o da Ata' b. Yezîd El-Leysî'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. (Efendimiz şöyle buyurmuşlar.) «Bir kimse her namazın sonunda Allah'a otuzöç defa tesbîh, otuzüç defa hamd eder, otuzüç defa da tekbîrde bulunursa bunların mecmuu doksandokuz eder. Yüzün tamâmında da: Allah'dan başka hiç bir ilâh yokdur. Yalnız o vardır. Şeriki yokdur. Mülk onundur; Hamd de ona mahsusdur; hem o her şey'e kaadirdir; derse günahları denizin köpüğü kadar bile olsa (yine) affolunur.»
Bize Muhammed b. Sabbâh rivayet etti. (Dediki) : Bize İsmail b. Zekeriyyâ, Süheyl'den, o da Ebu Ubeyd'den, o da Atâ'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu...» diyerek bu hadîsin mislini rivayet etmiş.