İkrime, İbn Abbas'ın لرادك إلى معاد eradduke ila mead ayetinde geçen mead - dönülecek yer kelimesini مكة Mekke' olarak izah ettiğini nakletmiştir. KİTABU’T-TEFSİR EK SAYFA – 1718-5 ANKEBUT SURESİ قال مجاهد: {وكانوا مستبصرين} /38/: ضللة. Mücahid, كانوا مستبصرينkanu müstebsirin(Ankebut 38) (Oysa bakıp görebilecekleri durumdaydılar.) ayetini yorumlarken, Ad ve Semud kavminin sapkın olduklarını ifade etmiştir. وقال غيره: {الحيوان} /64/: والحي واحد. {وليعلمن الله} /11/: علم الله ذلك، إنما هي بمنزلة فليميز الله، كقوله: {ليميز الله الخبيث من الطيب} /الأنفال: 37/. {أثقالا مع أثقالهم} /13/: أوزارا مع أوزارهم. Başka bir müfessir ise (Ankebut 64) "حيوان hayevan ile حي hayyu kelimeleri aynı anlama gelir," demiştir. Yine ona göre, فَلَيَعْلَمَنَّ اللَّهُ feleye'lemennallahu,(Ankebut 3) "Elbette Allah bunu bilir," manasındadır. Fakat bu ifade, ليميز الله الخبيث li yemizallahu'l-habıse (Allah'zn m urdarı temizden ayık/aması için) (Enfal 37) ayetinde olduğu gibi, "ayırt etmek" anlamına gelir. أثقالا مع أثقالهم Eskalen mea eskalihim (Ankebut 13) "günahlarıyla birlikte nice günahları da yüklenecekler" manasına gelir.