Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1471, sondan 4766. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 107. ayetidir. Yunus Suresi 107. ayetinin kelime sayisi 24, harf sayısı 85 ve toplam ebced değeri ise 6585 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (10) ر (6) bulunuyor.
Arapça Metin
وان يمسسك الله بضر فلا كاشف له الا هو وان يردك بخير فلا راد لفضله يصيب به من يشاء من عباده وهو الغفور الرحيم
Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O’ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Peygamberlerin görevi Allah tarafından bildirileni olduğu gibi insanlara tebliğ etmek ve ilâhî mesajın doğru anlaşılması için gereken çabayı sarfedip insanları aydınlatmaya çalışmaktır (105. âyetteki “hak din” diye çevirdiğimiz “hanîf” kelimesinin açıklaması için bk. Bakara 2:135). İnsan bir taraftan kendi sorumluluğunu göz ardı etmeden üzerine düşeni yerine getirmeye çalışırken, bir taraftan da hiçbir güç ve iradenin yüce Allah’ın güç ve iradesine sınır getiremeyeceğinin bilincinde olmalı ve yalnız O’ndan yardım dilemeli, O’na sığınmalıdır.
Mehmet Okuyan
Allah sana bir sıkıntı dokundurursa, onu O’ndan başka açıp (giderecek) yoktur. Sana bir iyilik dilerse, lütfunu geri çevirebilecek de yoktur. Onu kullarından dilediğine (layık olana) ulaştırır. O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Yüce Allah’ın eşsiz gücüyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:17; Enbiyâ 21:42; Ahzâb 33:17; Fâtır 35:2; Mülk 67:20-21, 28.
Bayraktar Bayraklı
Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer Allah sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine ulaştırır. O, affedicidir; merhamet sahibidir.
Eğer Allah, sana bir sıkıntı verirse onu Kendisinden başka giderebilecek yoktur. Eğer senin için bir hayır dilerse, O'nun fazlını¹ geri çevirebilecek yoktur. O, onu kullarından dilediğine² nasip eder. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1- Üstünlük, fazilet, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.
2- Uygun gördüğünü. Hak edeni, dileyeni; elde etme çabasında olanı.
Ahmet Akgül
Ve eğer, Allah Sana bir zarar dokunduracak olsa, yine O'ndan başka bunu Senden kaldıracak yoktur. Ve eğer Sana bir hayır isterse, O'nun bol fazlını (ikram ve in’amını) geri çevirecek de yoktur. Kullarından dilediğine bundan (hayırdan) isabet ettirir. O, Bağışlayandır, Esirgeyip Koruyandır.
Allah, sana bir zarar verirse o zararı, ondan başka giderecek yoktur ve hayır etmek dilerse de ihsanını reddeden bulunmaz; bunu, kullarından dilediğine verir ve odur suçları örten rahim.
Ve bil ki, eğer senin başına Allah bir darlık, bir sıkıntı saracak olursa, O'ndan başka, onu giderecek olan yoktur ve eğer hakkında iyilik, genişlik diliyorsa, O'nun lütuf ve cömertliğini senden engelleyebilecek kimse de yoktur. O lütuf ve cömertliğini kullarından isteyen kimseye dilediği şekilde nasip eder. Çünkü O, çok acıyan ve çok bağışlayandır.
Eğer Allah senin başına bir felâket bir sıkıntı getirir, ekonomik darboğaza düşürürse, Allah'tan başka kimse onu gideremez. Allah senin için bir hayır murad ederse, onun lütfunu engelleyecek de yoktur. Lütfunu kullarından sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere nasip eder. O çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
Allah sana bir sıkıntı verirse onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer senin için bir iyilik dilerse O'nun lütfunu da geri çevirecek yoktur. O bunu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayıcıdır, merhamet edicidir."
Allah sana bir zarar dokunduracak olsa, O'ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur. Ve eğer sana bir hayır isterse, O'nun bol fazlını geri çevirecek de yoktur. Kullarından dilediğine bundan isabet ettirir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.
Eğer Allah, sana bir keder dokunduracak olursa, onu Allah'dan başka giderecek yoktur ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da onun ihsanını geri çevirecek yoktur. Allah, ihsan ve fazlını kullarından dilediğine nasib eder. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Eğer O, sana bir zarar dokundurursa, O’ndan başka hiç kimse o zararı kaldıramaz. Eğer sana bir iyilik dilerse, O’nun fazlını çevirecek kimse olamaz. O kullarından istediğine ikram eder. O, çok bağışlayan ve çok acıyandır.
«Allah katından sana bir zarar gelse, ancak ondan başka, onu açacak yoktur; eğer Allah sana iyilik dilerse, onun erdemini yitirmez kimse, kullarından dilediği kimseye, onu eriştirmekte, o bağışlar, o yarlıgar»
Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse, onu yine ancak Allah giderir. Sana bir iyilik dilediği takdirde; onun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine verir. Çünkü O, mutlak bağış sahibidir, sonsuz rahmet kaynağıdır.
Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse O'nun nimetini engelleyecek yoktur. O'nu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir.
Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O’ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir. Ve O bağışlayandır, esirgeyendir.
ALLAH sana bir zarar dokundurursa onu, O'ndan başka ortadan kaldıracak yoktur. Senin için bir iyilik dilerse, O'nun lütfunu da geri çevirecek yoktur. Kullarından dilediğine bunu verir. O, Bağışlayandır, Rahimdir.
Ve eğer Allah, sana bir zarar dokunduracak olursa, onu O'ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da O'nun hayrını engelleyebilecek kimse yoktur. O, lütfunu dilediği kuluna nasip eder. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Ve eğer Allah sana bir keder dokunduracak olursa onu ondan başka açacak yoktur ve eğer o sana bir hayır murad ederse o vakıt de onun fadlını reddedecek yoktur, o, onu kullarından dilediğine nasîb eder, o öyle gafûr, öyle rahîmdir
Eğer Allah sana (her hangi yüzden bir keder,) bir zarar dokundurursa onu kendinden başka hiç bir açıcı (giderici) yokdur. Eğer sana bir hayır da dilerse Onun fazl (-u kerem) ini geri çevirici hiç bir (kuvvet) de yokdur. O, bunu kullarından dilediğine erişdirir. O, çok yarlığayıcı çok esirgeyicidir.
Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, artık onu O'ndan başka açacak (kaldıracak)olan kimse yoktur! Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun ih sânını geri çevirecek kimse de yoktur!(1) (O,) bunu (bu ihsânını) kullarından dilediğine ulaştırır. Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
(1)“Allah birdir. Başka şeylere mürâcaat edip yorulma! Onlara tezellül edip (alçalıp) minnet çekme! Onlara temelluk edip (yaltaklanıp) boyun eğme! Onların arkasına düşüp zahmet çekme! Onlardan korkup titreme! Çünki Sultân-ı Kâinât birdir; herşeyin anahtarı O’nun yanında, herşeyin dizgini O’nun elindedir. Herşey O’nun emriyle hâlledilir. O’nu bulsan, her matlûbunu (isteğini) buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun!” (Asâ-yı Mûsâ, 10. Hüccet-i Îmâniye, 185)
İlyas Yorulmaz
Allah sana bir zarar verecek olursa, o zararı kendisinden başka kaldıracak olan hiçbir kimse yoktur. Allah sana bir hayır vermeyi dilerse, o hayrı geri çevirecek de hiç kimse yoktur. Allah hayrını kullarından dilediği kimselere verir. Çünkü O bağışlayan ve merhametli olandır.
Eğer Allah sana bir zarar dokandırırsa O/ndan başka o zararı kaldıracak yoktur. Şayet hakkında bir hayır isterse O/nun fazl-u keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrı kullarından dilediğine eriştirir. O, gafurdur, rahimdir,
Allah sana bir zarar verirse, onu O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse O'nun fazlını engelleyecek yoktur. Onu kullarından dilediğine eriştirir. O, bağışlayandır, merhametlidir.
Allah sana bir sıkıntı, bir zarar dokunduracak olsa, O’ndan başka hiç kimse onu gideremez ve eğer sanabir güzellik bahşetmek istese, hiç kimse O’nun lütuf ve cömertliğini engelleyemez. O, lütuf ve bereketini kullarından dilediğine verir.O hâlde, O’nun ihsan ve inâyetine lâyık kullar olmaya çalışın. Şunu da iyi bilin: Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Allah sana bir zorluk verirse, onu O’ndan başkası gidermez.
Sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu engelleyecek yoktur.
Onu kullarından dileyeceği kimselere isabet ettirir.
Rahîm Gafûr da O’dur.
Ve eğer Allah sana bir zarar dokundurursa artık Ondan başka onu bir giderecek ve eğer sana bir hayır dilerse de Onun lütfuna engel olabilecek hiçbir şey yoktur. (Allah) kullarından dilediğini (lütfuna) eriştirir, bağışlayan ve esirgeyen sadece Odur.
Ve [bil ki,] eğer senin başına Allah bir darlık, bir sıkıntı saracak olsa, O'ndan başka onu giderecek yoktur: Ve eğer hakkında iyilik, genişlik diliyorsa, O'nun lütuf ve cömertliğini engelleyebilecek kimse de yoktur; O lütuf ve cömertliğini kullarından dilediğine nasip eder. Çünkü çok acıyan-esirgeyen gerçek bağışlayıcı O'dur.
Şayet Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O’ndan başkası kaldıramaz. Eğer senin için bir hayır dilerse; Allah’ın lütfunu engelleyecek kimse yoktur. Zira O, nimetini kullarından hak edene verir. Çünkü O eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 6/17, 27/62, 39/38
Yine (unutma ki), eğer Allah sana bir darlık musallat ederse, onu O’ndan başka kimse savuşturamaz! Fakat eğer senin için bir hayır dilerse, O’nun lütuf ve kereminin önüne gerilecek kimse yoktur. O lütuf ve keremini, kullarından tercih eden/tercih ettiği kimseye bağışlar: Zira O mutlak bağış sahibidir, sonsuz rahmet kaynağıdır.
Ve eğer Allah Teâlâ sana bir zarar dokundurursa artık O'ndan başka onu bir açacak yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse artık O'nun fazlını reddedecek de yoktur. Bunu kullarından dilediğine eriştirir ve gafûrdur rahîmdir.
Eğer Allah sana bir sıkıntı, bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Şayet sana hayır dilerse, o durumda O'nun bu lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, lütfunu ihsanını kullarından dilediğine eriştirir. O, öyle gafur, öyle rahîmdir! (affı, merhamet ve ihsanı boldur).
Eğer Allah sana bir zarar dokundursa onu, yine O'ndan başka kaldıracak yoktur ve eğer sana bir hayır dilese, O'nun keremini de geri çevirecek yoktur. Hayrını, kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.
Allah, sana bir zarar verecek olsa onu ondan başka giderebilecek yoktur. Sana iyilik etmek istese onun ikramına engel olabilecek de yoktur. Allah ikramını, tercih ettiği kullarına verir. O, çok bağışlar ve ikramı boldur.
Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse; O'nun nimetini engelleyecek yoktur. Onu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir.
Allah sana bir zarar verecek olsa, bunu Ondan başkası kaldıramaz. Senin için bir hayır murad ederse, Onun lütfunu geri çevirebilecek kimse de olmaz. O lütfunu kullarından dilediğine nasip eder. O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Allah sana bir zarar dokundurursa, onu kaldıracak olan başkası değil, yine O'dur. O sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu reddedecek yoktur. Kullarından dilediğini lütfuyla nasiplendirir. Gafûr'dur O, Rahîm'dir.