Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1473, sondan 4764. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 109. ayetidir. Yunus Suresi 109. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 45 ve toplam ebced değeri ise 2463 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (4) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
واتبع ما يوحى اليك واصبر حتى يحكم الله وهو خير الحاكمين
Peygamberlerin görevi Allah tarafından bildirileni olduğu gibi insanlara tebliğ etmek ve ilâhî mesajın doğru anlaşılması için gereken çabayı sarfedip insanları aydınlatmaya çalışmaktır (105. âyetteki “hak din” diye çevirdiğimiz “hanîf” kelimesinin açıklaması için bk. Bakara 2:135). İnsan bir taraftan kendi sorumluluğunu göz ardı etmeden üzerine düşeni yerine getirmeye çalışırken, bir taraftan da hiçbir güç ve iradenin yüce Allah’ın güç ve iradesine sınır getiremeyeceğinin bilincinde olmalı ve yalnız O’ndan yardım dilemeli, O’na sığınmalıdır.
Mehmet Okuyan
Sana vahyolunana uy ve Allah (aranızda) hükmedinceye kadar sabret! O, hüküm verenlerin en iyisidir.
Sana gelince, ey Muhammed! Sen de, yalnızca sana vahyedilene uy ve Allah hükmünü verinceye kadar her türlü sıkıntı ve zorluklara göğüs ger; çünkü hükmedenlerin en iyisi O'dur.
Sana vahyolunana, Kur'ân'a tâbi ol. Allah, onlar hakkındaki hükmünü verinceye kadar sabırla mücadeleye devam et. O hüküm verenlerin, icraat yapanların en hayırlısıdır.
Cemal Külünkoğlu Yunus Suresi 109. Ayet Açıklaması
Bu ayet göstermektedir ki; Hz. Peygamber kendisine ne vahyolunmuşsa ona uymuş ve onu tebliğ etmiştir. Hakkında vahiy olmayan konularda vahyin gelmesini beklemiş ama asla kafasına göre hüküm vermemiştir. Bu konuda bu ayetle birlikte daha pek çok ayet bu gerçeği destekler niteliktedir: “Hüküm yalnız Allah’ındır.” (12:40) “O, hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.” (18:26), “De ki “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” (Enbiya 21:45) “Ey Elçi! Rabbinden sana ne indirildiyse onu tebliğ et.” (Maide 5:37) Görüldüğü gibi, Hz. Peygamberin vazifesi kendisine vahiy olarak gelen Kuran’ı insanlara tebliğ etmektir. Nitekim, Hz. Peygamber, Allah’ın, insan hayatı üzerindeki hükmünün ancak Allah’ın Kitabı olan Kuran’daki öğüt ve emirlerle sağlanacağını Kur’an’da yer alan bu ifadeleri ile onaylamıştır: “Allah size Kitabı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hüküm koyucu mu arayayım?” (6:114) Bu ayetlere rağmen Allah Resulünün din adına hüküm koyma yetkisinin olduğunu iddia edenler ve bu iddialarını bazı ayetlere dayandıranlar vardır. Örneğin “Allah’a ve Resulüne itaat edin!” (Ali İmran 3:32) Burada itaat vahyi getiren Allah’ın elçisinedir. Ona itaatsizlik vahye itaatsizlik demektir. Çünkü itaati zorunlu kılan vahiydir. “Anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah'a ve Peygamber'e götürün!” (Nisa 4:59) Yani Peygamber vahiy ile aranızı bulsun ve anlaşmazlıklarınızı Kur’an’daki ilahi hükümlerle çözsün. Yoksa Kur’an’ın ya da peygamberin kendi başına kimseye aracılık etmesi düşünülemez. “Rabbine Andolsun ki onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça, gerçekten iman etmiş olmazlar.” (Nisa 4:65) Mü’minler elbette ki anlaşmazlığa düştükleri konularda Hz. Peygamberi hakem tayın edeceklerdi. Ve tayin ettikten sonra karara tabii ki uyacaklardı. Çünkü Necm suresi 53:4-3’de “O (Peygamber) keyfine göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler (söylediği her şey vahye dayanır).” Demek ki Hz. Peygamberin, dini emir ve yasaklarda hüküm bildiren her sözü vahiyledir.
Diyanet İşleri (Eski)
Sana vahyedilene uy; Allah hükmünü verene kadar sabret. O, hüküm verenlerin en iyisidir.
Ey hakîkat yolunun yolcusu! Sen, başkalarına değil, ancak ve ancak sana gönderilen bu hikmetli ayetlere uy ve hedefe ulaşma konusunda sakın aceleci davranma; Allah hakkınızda hükmünü verinceye kadar, bu yolda uğrayabileceğin zorluklara, sıkıntılara sabret! Unutma; O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.
Sana Rabbinden ne vahyolunursa ona tâbi ol ve “Allah hükmünü izhar edinceye kadar sabret. Çünkü hakimlerin en hayırlısı, en güzel hüküm vereni ancak O'dur.
Sana gelen vahiy ne ise sen ona uy. Allah, hükmünü verinceye kadar da sabret (sıkıntılara göğüs ger). O, en iyi karar verendir. O, kararları en doğru olandır.