Yunus Suresi 11. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1375, sondan 4862. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 11. ayetidir. Yunus Suresi 11. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 86 ve toplam ebced değeri ise 7171 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (15) ر (4) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
ولو يعجل الله للناس الشر استعجالهم بالخير لقضي اليهم اجلهم فنذر الذين لا يرجون لقاءنا في طغيانهم يعمهون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ولويعجلاللهللناسالشراستعجالهمبالخيرلقضياليهماجلهمفنذرالذينلايرجونلقاءنافيطغيانهميعمهون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Velev yu’accilu(A)llâhu linnâsi-şşerra-sti’câlehum bilḣayri lekudiye ileyhim eceluhum(s) feneżeru-lleżîne lâ yercûne likâenâ fî tuġyânihim ya’mehûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar hâlde bırakırız.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Allah (inkârcı) insanlara, hayrı acele istedikleri gibi şerri de acele verseydi, elbette onların süreleri bitirilmiş olurdu. Bizimle karşılaşacaklarını ummayanları (ahirete inanmayanları) azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakırız.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Eğer Allah insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu. Fakat bize kavuşmayı beklemeyenleri biz, azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
İnsanların, hayrı acele istedikleri gibi, Allah da şerri onlara acele verseydi, muhakkak süreleri bitirilirdi. Ama Biz, Bizimle karşılaşmayı ummayanları, kendi hallerine bırakırız. Azgınlıkları içinde bocalar dururlar.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Şayet insanların hayrı istemelerinde acele ettikleri gibi, Allah da onlara, şerri (ve cezalarını) vermekte acele etseydi, ecel süreleri hemen bitirilmiş olurdu. Ama Biz huzurumuza çıkacağına (ve ettiklerine kavuşacağına) inanmayanları (bir zaman kendi haline) bırakırız, böyle azgınlık ve şaşkınlık içinde bocalayıp duracaklardır (ve sonunda hak ettiklerini bulacaklardır.)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah, insanların, hayrın çarçabuk oluvermesini istedikleri gibi şerri çarçabuk veriverseydi ecellerinin gelip çatmasına çoktan hükmedilmiş olurdu. Fakat biz, bize kavuşmayı ummayanları, azgınlıklarında sersem bir halde bırakırız.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Eğer Allah, insanlara, hayrı hemen acele istedikleri gibi, günahları yüzünden hakettikleri şerri çabucak verseydi, onların sonu çarçabuk gelmiş olurdu. Ne var ki, bize kavuşmayı arzu etmeyenleri, azgınlıkları içinde, bocalar bir halde bırakıveririz.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Eğer Allah, insanların hayırla ilgili taleplerinin çabucak yerine getirilmesini istedikleri gibi, şerri de alelacele insanlara vermiş olsa idi, elbette onlara, ecellerinin, ömürlerinin erken sona erdirileceği bildirilmiş olurdu. Fakat bizim huzurumuzda hesaba çekilmeyi, mükâfatı ummayanları, cezalandırılma endişesi duymayanları biz azgınlıkları içinde kendi başlarına bocalar bir halde bırakırız.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Allah eğer, insanların iyiliği acele istemeleri gibi onlara kötülüğü de acele verseydi süreleri hemen bitmiş olurdu. Ancak böyle, bize kavuşmayı ummayanları taşkınlıkları içinde böyle bocalar bir halde bırakırız.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Eğer Allah, onların hayra ulaşmak için çarçabuk davrandıkları gibi, insanlara şerri de çabuklaştırsaydı, mutlaka ecellerine hüküm verilirdi. İşte bize kavuşmayı ummayanları biz böylece taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakırız.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, fenalığı da hemen acele olarak verseydi, muhakkak ecelleri son bulur biterdi. Fakat karşımıza çıkıp hesap vermeyi ummayanları, azgınlıklarında bırakırız, körü körüne giderler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
İnsanların mala olan acele istekleri gibi, Allah aceleden onlara musibet verseydi, ecelleri hemen yerine getirilmiş olacaktı. Fakat Biz, bizimle karşılaşmayı ummayanları azgınlıkları içinde şaşkın bırakırız.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onların iyiyi ivdiği gibi, Allah da insanlara kötülüğü ivseydi, ecelleri tükenirdi, bize kavuşmayı ummayanları, azgınlıkları içre şaşırmış bırakırız
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Allah, insanlara şerri, onların hayrı acele istedikleri gibi çabucak verseydi, ecellerinin onlara ulaşmasına çoktan hükmedilmiş olurdu. Fakat Bize kavuşacaklarını ummayanları, Biz kendi azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakırız.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
İyiliği acele isteyen kimselere Allah fenalığı da çarçabuk verseydi, süreleri hemen bitmiş olurdu. Bizimle karşılaşmayı ummayanları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken bırakırız.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Eğer Allah insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de acele verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu. Fakat bize kavuşmayı beklemeyenleri biz, azgınlıkları içinde bocalar bir halde (kendi başlarına) bırakırız.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
İnsanların iyiliği acele istemeleri gibi, ALLAH da onlara azabı acele verse idi, süreleri bitirilmiş olurdu. Bizimle karşılaşmayı ummayanları, azgınlıkları içinde şaşkın durumda bırakırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de alelacele verseydi, onların hemen ecellerini getiriverirdi. Fakat bize kavuşmayı ummayanları kendi hallerine bırakırız da azgınlıkları içinde bocalayıp giderler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Eğer Allah, insanlara şerri onların hayır ivercesine ivdikleri gibi iyvecek olsa idi ecellerini kendilerine yetiriverir idi fakat likamızı arzu etmiyenleri bırakırız tuğyanlarında körkörüne giderler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Eğer Allah, insanlara hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de alel'acele verseydi elbette onlara ecelleri hükmedilir, (hepsi helak olub gider) di. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları böyle azgınlıkları içinde serserî serserî dolaşmalarına meydan veriyoruz.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Eğer Allah, insanlara hayrı acele istemeleri (sebebiyle verdiği) gibi şerri de hemen verseydi, elbette onların ecellerine (çabucak) hükmedilirdi. Artık bize kavuşmayıummayanları, azgınlıkları içinde bırakırız da bocalayıp dururlar.(1)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Allah, insanlara hayrı acilen verdiği gibi, acilen istedikleri şerri vermiş olsaydı, onlara verilen yaşam sürelerinin bitmesine hükmederdi. Fakat bizimle karşılaşmayı ummayanları, içinde bulundukları azgınlık içerisinde bırakırız ki, oyalansınlar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Allah, nâs/a hayrı çabuk istedikleri gibi şerri tâcil etseydi [⁴] ecelleri tükenirdi [⁵]. Fakat biz bize kavuşmayı ummayanları azgınlıklarında şaşkın şaşkın bırakırız.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Eğer Allah, insanlara hayrı çarçabuk istedikleri gibi (beddua ettiklerinde veya günah işlediklerinde) şerri de (beddua veya azabı da) çarçabuk verseydi, hemen ecellerine hükmedilirdi (helak edilirlerdi). Bizimle buluşmayı ümit etmeyenleri azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
İnsanların iyiliği sabırsızlıkla ve aceleyle istedikleri gibi, Allah da onları suç işler işlemez derhâl cezalandırmış olsaydı, çoktan işleri bitirilmiş olurdu. Fakatonları cezalandırmakta acele etmeyiz. Hesap vermek üzere huzurumuza çıkacaklarını ummayan o inkârcıları, bir süre daha azgınlıkları içinde bocalar bir hâlde bırakırız. Böylece, tövbe edip imana gelmeleri için onlara bir fırsat daha veririz. Fakat pek çokları, bu fırsatı doğru değerlendiremez:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
İnsanlar’ın Hayr’ı çabukca istediği gibi, Allah da Şerr’i çabukca verseydi, onların eceli kendilerine erişirdi. Bizimle karşılaşmayı ummayanları, bocalayacakları azgınlıkları içinde bırakırız.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Eğer, insanların hayra1 ulaşmakta acele ettikleri gibi, Allah da onlara şerri2 vermekte acele etseydi elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu. Bu yüzden Bize kavuşacaklarını ummayanları, kendi azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakırız.3
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[İMDİ], eğer, onların iyilik [olarak gördükleri şeyin kendilerine] ulaşmasını aceleyle istedikleri gibi, Allah da insanlara [günahları yüzünden hak ettikleri] şerri tezelden verseydi, onların sonu çarçabuk gelmiş olurdu! 17 Ama Biz, Bizimle ergeç karşılaşacaklarına inanmayanları 18 o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlarken kendi hallerine bırakırız.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Eğer Allah, insanların dünya nimetlerini elde etmede acele ettikleri gibi hak ettikleri cezayı vermede de acele etseydi işleri bitirilirdi. Onun için biz, bizimle buluşmayı hesaba katmayanları taşkınlıkları içinde bocalamaya terk ederiz. 16/61, 18/58- 59, 35/45
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
EĞER onların nimeti istemede acele ettikleri gibi Allah da insanlar için (hak ettikleri) cezayı[1581] vermede acele etseydi, onların sonunu getirecek hüküm hemen infaz edilirdi.[1582] Şu hâlde, Bizim (rahmetimiz)le buluşmaya yüzü olmayanları küstahça taşkınlıkları içerisinde debelenmeye terkederiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Eğer Allah Teâlâ, nâsa, hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de alelacele verecek olsa idi elbette onlara ecellerini yitirivermiş olurdu. Artık Bize kavuşmalarını ummayanları, kendi azgınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakırız.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Eğer Allah insanların faydalarına olan şeyleri çabucak elde etmek istemelerinde verdiği gibi, müstehak oldukları şerri de çarçabuk verseydi derhal sonları gelir, helâk edilirlerdi. Fakat Biz, huzurumuza çıkmayı arzu edip ummayanları, kendi hallerine bırakırız, azgınlıkları içinde bocalar, dururlar. [17, 11]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
İnsanların, hayrı acele istemeleri gibi, Allah da onlara şerri acele verseydi, süreleri hemen bitirilmiş olurdu. Ama biz, bizimle buluşmayı ummayanları bırakırız, azgınlıkları içinde bocalar, dururlar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Eğer Allah, insanlara hayrı verdiği çabuklukta şerri de verseydi onların sonları gelirdi. Bize kavuşmayı ummayanları kendi azgınlıkları içinde bırakırız, bocalar dururlar
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Eğer Allah, insanlara hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de çarçabuk verseydi, hemen ecellerine hükmedilirdi (helak edilirlerdi.) Bizimle buluşmayı ümit etmeyenleri azgınlıkları için bocalar bir halde bırakırız.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
İnsanların iyiliği hemen istemeleri gibi Allah onlar için kötülüğü de çabuklaştırsaydı, ecelleri başlarına geliverirdi. Oysa Bize kavuşmayı ummayanları Biz azgınlıkları içinde bırakırız da öylece bocalar dururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, insanlara şerri, onların hayrı acele istedikleri gibi çabucak verseydi, ecellerinin onlara ulaşmasına çoktan hükmedilmiş olurdu. Ama biz, bize kavuşmayı ummayanları kendi azgınlıkları içinde körü körüne bocalamaya bırakırız.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ivdürse-di Tañrı ādemįler içün yavuzlıķ ivdürmek diledükleri gibi ħayrı anlara anlaruñ eceli ya'nį öleler. pes ķoyavuz anları kim ümid dutmazlar görmekliklerine bizi azġunlıķları içinde dañ ķalurlar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Eger tizletse‐y‐di Tañrı Ta‘ālā ḫalḳa şerri, ḫayrı tizletdükleri gibi, ḥükmolurdı anlar ortasında ecelleri helāk olmaḳ‐ıla. Pes ḳaytar‐biz, ol kişi‐ler ki ḳorḳmazlar bizüm ḥażretümüze durmaḳdan, azġunluḳları içinde ḥayrānolurlar.