Yunus Suresi 26. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1390, sondan 4847. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 26. ayetidir. Yunus Suresi 26. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 72 ve toplam ebced değeri ise 4117 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (12) ل (9) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
للذين احسنوا الحسنى وزيادة ولا يرهق وجوههم قتر ولا ذلة اولئك اصحاب الجنة هم فيها خالدون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
للذيناحسنواالحسنىوزيادةولايرهقوجوههمقترولاذلةاولئكاصحابالجنةهمفيهاخالدون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Lilleżîne ahsenû-lhusnâ veziyâde(tun)(s) velâ yerheku vucûhehum katerun velâ żille(tun)(c) ulâ-ike as-hâbu-lcenneti hum fîhâ ḣâlidûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine herhangi bir toz (leke) ve aşağılanma bulaşmaz. İşte onlar cennet halkıdır; orada [ebedî] kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de daha fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara leke bulaşır ne de bir zillet. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar, orada süreli kalacaklardır.[194]
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
İyi ve güzel davrananlar için daha güzeli ve fazlası var. Onların, yüzleri ne kararır ne de hor görülmekten kızarır. Onlar, Cennet halkıdır. Orada sürekli kalıcıdırlar.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Allah’ın bu davetine uyup iman eden ve) Güzel amel işleyenlere (cennetle beraber) daha güzeli, bir de ziyadesi (Allah’ın Cemâlini görmesi) vardır. Onların (cennete ve rü’yete ulaşanların) yüzlerine zillet ve mahcubiyet (ayıpları) bulaşmayacak (hep emniyet ve saadet içinde olacaklar) dır. İşte bunlar cennet ehlidir ve orada daimi yaşayacaklardır.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
İyilik edenleri iyilikle mükafatlandırırız, daha da fazlasını veririz ve yüzleri kararmaz, zillete düşmez onlar. Onlardır cennet ehli, orada ebedi kalırlar.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
İyi ve yararlı işler yapmakta devamlı ve kararlı olanlara, karşılık olarak daha iyisi ve ondan da fazlası vardır. Kıyamet gününde onların yüzlerini, ne bir kararma, ne de aşağılık ve horluk kaplayacaktır. İşte bunlardır cennetlikler, orada ebedî kalacaklardır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderlere, idarecilere, askerî erkâna ve müslümanlara, devlet nimeti, daha güzel mükâfat var. Fazlası da, cemâl-i ilâhîyi görme de var. Yüzlerine ne siyah toz lekeleri bulaşır, ne de onlarda, zillet emaresi görürsün. Onlar cennet ehlidirler. Orada ebedî yaşarlar.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
İyilik edenlere daha iyisi ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karalık ne de aşağılık bürür. İşte bunlar cennetliktirler. Orada sürekli kalıcıdırlar.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
İman edip güzel bir amel işleyenlere cennet ve bir de Allah'ın Cemalini görmek var. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır, ne de bir zillet... İşte bunlar cennetliktirler, kendileri orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Güzellikle iş yapanlara, güzel olan Cennet ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne toz duman ne de zillet bürümez. Onlar Cennete layıktırlar, orada ebedî olarak kalacaklardır.
Besim Atalay
Besim Atalay
İyilik yapanlara, hem iyilik, hem de artığı vardır, onların yüzlerini ne toz, ne horluk örter, işte bunlar cennetliktir, onlar orda sonsuz kalırlar
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Güzel ve yararlı davranış gösterenlere daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzleri ne (günahtan) kararacak ne de (utançtan) kızaracaktır. İşte onlar cennetin sakinleridir, onlar orada kalacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
İyi davrananlara; daima daha iyisi ve üstünü verilir. Onların yüzlerine ne bir karalık, ne de zillet bulaşır. İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalırlar.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir). İşte onlar cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardır.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Güzel davrananlara daha fazlası vardır. Yüzlerini ne bir yoksunluk ne de bir aşağılanma duygusu kaplar. Onlar cennet halkıdır. Orada ebedi kalıcıdırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Hasenât yapanlara husnâ bir de ziyade var, ve yüzlerine ne bir kara bulaşır ne zillet, onlar eshabı Cennet hep orada muhalleddirler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
İyi iş, güzel amel yapanlara («ihsân» mertebesine erenlere) daha güzel iyilik, bir de ziyâde vardır. Onların yüzlerine ne bir toz (karalık) bulaşır, ne de bir horluk kaplar. Onlar cennetin yaranıdırlar ki kendileri onun için ebedî kalıcıdırlar.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Îmân edip) güzel amel işleyenlere daha güzel karşılık (olarak Cennet), bir deziyâde (Allah'ın cemâline mazhar olmak) vardır! Ve onların yüzlerine ne bir karalık bulaşır, ne de bir aşağılık! İşte onlar Cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Güzel ve doğru işler yapıp, bunları çoğaltanlara gelince: (Hesap günü) Yaptıkları güzelliklerden dolayı onların yüzleri asla kararmayacak ve küçük duruma da düşmeyecekler. İşte onlardır cennete girecek ve orada sürekli kalacak olanlar.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
İyi iş işleyenlere [¹] ziyadesiyle, iyi bir mükâfat vardır [²]. Onların yüzlerini ne toz bürür ne horluk kaplar. İşte bunlar Cennetliktir. Onlar orada daim kalacaklardır.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Güzellik yapanlara (mükâfatların) en güzeli ve (hak ettiğinden) fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir karalık, ne de zillet bulaşır. İşte onlar cennet ehlidir. Onlar onda temelli kalıcılardır.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Güzel ve yararlı davranış gösterenlere, hak ettiklerinden daha güzel bir mükâfât bağışlanacak ve hattâ bunlardan daha da fazlası verilecektir. Onlara, akla hayale gelmedik nîmetler takdim edilecek ve nihâyet, bütün bu nîmetleri unutturacak o muhteşem nîmeti tadacaklar; yani Allah’a kavuşacak ve O’nun cemalini görecekler. O dehşet verici Hesap Gününde, ne yüzlerine bir günah lekesi bulaşacak, ne de bir utanç ve aşağılanma bürüyecek çehrelerini! Muratlarına ermenin yanı sıra; can sıkacak, yüz kızartacak, küçük düşürecek her türlü leke ve kederden emîn ve sâlim olacaklar. İşte onlar, cennet halkıdır ve sonsuza dek orada kalacaklar.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
İyilik-Güzellik yapanlar için daha fazlası vardır. Yüzlerine ne kara leke bulaşır, ne de zillet! İşte onlar, Cennet arkadaşlarıdır; orada sürekli kalacaklardır.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Allah’ı görüyormuş gibi ibâdet edenler1 için daha güzeli ve bir de fazlası vardır ve onların yüzleri kararmadığı2 gibi onlar zelil de olmazlar. İşte cennetlikler bunlardır ve onlar, orada sonsuz kalacaklardır.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
İyi ve yararlı işler yapmakta sebatlı olanları (karşılık olarak) daha iyisi ve ondan da fazlası 41 beklemektedir. [Kıyamet Günü'nde] onların yüzlerini ne bir kararma, ne de bir aşağılanma gölgelemeyecektir: İşte bunlardır cennetlikler; orada ebedî kalacak olanlar.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
İyi davrananlara, daha iyisi ve de fazlası vardır. Hesap gününde onların yüzlerinde en küçük bir mahcubiyet ve kararma olmayacak. İşte bunlar cennet halkı ve orada kalıcıdırlar. 3/107, 27/89, 80/38- 39
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
İyi ve yararlı davranmakta sebat gösterenlere, (karşılık olarak) ondan daha iyisi ve (kat kat) fazlası var.[1606] Dahası (o gün) onların ne yüzleri kara çıkar,[1607] ne de onursuzluktan başları eğilir: işte bunlar Cennet’in sakinleridirler; orada yerleşip kalmak üzre girerler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
İhsanda bulunanlar için güzellik ve bir ziyâdelik vardır ve onların yüzlerini ne karalık ve ne de bir alçaklık kaplamaz. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar orada ebedîyyen kalıcılardır.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
İyi ve güzel davranışlarda bulunanlara en güzel mükâfat yani cennet ile daha da fazlası olarak Allah'ın cemalini görmek var. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır, ne de bir zillet! İşte onlar cennetliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. [9, 72; 55, 60; 76, 11] {KM, Yuhanna 17, 3}
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Güzel davrananlara daha güzel karşılık ve fazlası var. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de horluk. İşte onlar cennet halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Güzel davrananlara da daha güzeli ve fazlası vardır. Yüzleri ne kararacak ne de kızaracaktır. İşte bunlar cennet ahalisidir; onlar orada ölümsüzdürler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
İyi davrananlara, daha iyisi ve bir fazlası vardır. Onların yüzlerini karartı ve zillet bürümez. Onlar cennet dostlarıdır, onlar orada ebedidirler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
İyilik yapanlara ödülün en güzeli, bir de onun ziyadesi vardır.(8) Onların yüzüne ne bir toz konar, ne zillet bulaşır. Onlar Cennet ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik var. Dahası da var. Onların yüzlerine kara da bulaşmaz, zillet de... Cennetin dostlarıdır onlar; sürekli kalıcıdırlar orada.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
anlaruñ kim eylük eylediler görklürekdür daħı artuķ ya'nį dįndar. daħı örtmeye yüzlerini anlaruñ ŧoz ya'nį ŧamu dütüni ne daħı ħorlıķ. şunlar uçmaķ isleridür anlar anuñ içinde ebed ķalıcılardur.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ol kişiler ki yaḫşılıḳ iderler ẟevābları cennetdür, daḫı ziyāde liḳā’u’llāhdur.Daḫı yitişmez anlaruñ yüzlerine ḳarañuluḳ, ẕelīl daḫı olmazlar. Anlarduruçmaḳ eyeleri, anlar anuñ içinde ebedī ḳalurlar.